Cumartesi günü Antalyaspor’un kendi sahasında karşılaşacağı rakibi Fatih Karagümrük’tü ve 7. Dakikada Veysel Sarı, 13. Dakikada ise Buksa’nın attığı gollerle Kırmızı-Beyazlılar sahadan 2-1 galip ayrılarak 3 puanın sahibi oldu.
Maçın daha ilk çeyrek saatinde 2-0’ı yakalayınca herkes eminim ki, “Antalyaspor farka gidecek” diye düşünmüştür.
Ben dahil.
Ne var ki Karagümrük 42’de Güven Yalçın’la farkı bire indirip, Erdal Rakip’in 45+3’te kırmızı kartla atılmasıyla ikinci yarıda işinin hiçte kolay olmayacağını bilmek için futbol uleması olmaya gerek yoktu. Ancak ben devre arasında Nuri Şahin’in gerekli uyarıları yapıp futbolcuların dikkatli olması gerektiğini söyleyeceğini umdum.
Zaten öyle de oldu. Galibiyeti koruyabilmek adına çok iyi bir gayret, direnç ve yerinde-zamanında oyuncu değişiklikleriyle 3 puanı getirdi.
15 Maçta 23 puan hiç de küçümsenecek bir başarı olamaz.
Buraya kadar her şey tamam mı?
Bir dost. Bir Antalyaspor sevdalısı abim maçtan bir gün sonra bana bir yazı gönderdi.
“Antalyasporlu takımını en zor gününde değil, en iyi gününde eleştirmeli. Varsa eksiklikler giderilip, kötü günlerin önüne geçilmeli” başlı altında aşağıdaki yazıyı kaleme alıp bana iletti.
Ben elçiyim. Elçiyim de ama hiç kimse kusura bakmayıp, övünmek gibi olmasın çok da iyi bir Antalyasporluyum.
İşte o yazı:
“Vedat'cım Merhaba. .
Antalyaspor takımının geçen yıl ki borcu,790 milyon TL civarındaydı.
Bundan önceki yönetim tasarrufa giderek 17 futbolcu gönderdi, 11 futbolcu aldı.
Böylece Antalyaspor yaklaşık 300 milyon TL tasarruf sağlamış oldu.
Antalyaspor’un futbol bütçesini 14 milyondan 9 milyona düşürdü.
Böylelikle ligin İstanbulspor’dan sonra en düşük bütçeli takımı oldu.
Bu arada ligi forse edecek müthiş bir takım yaratıldı.
Düşünebiliyor musun, Jaeskel 337.500 Euro, Ramzi Safuri yıllık 375.000 Euroya oynuyor ve üçer yıllık sözleşmeleri var. Bugün satmaya kalksan ligin her takımı 3 veya 4 katını verir.
Eski yönetim başka işlerde yaptı.
Kulübün biriken elektrik ve vergi borcunu yapılandırdı.
İşin başında oldukları süre boyunca futbolcu maaşlarıda dahil yapılandırma taksitleri ödendi.
Şimdi söylemek istediğim şu;
Bizim aşkımız Antalya ve Antalyaspor, olumlu bir çivi çakanın kölesi oluruz...
Bu nedenle şu anda yapılan transferler ve uygulanan disiplinle fevkalade başarılı olan Antalyaspor da,
3 aydır Futbolculara maaş ödenmediğini.,
Yapılandırılan elektrik taksitleri ve vergi taksitlerinin ödenmediğini duyunca çok üzüldüm.
Bu futbolcuların sözleşmelerinde mutlaka belli bir süre ödeme yapılmazsa boşa çıkma şartları vardır...
Bu kadar başarılı giden bir takım böyle bir anlayış devam ederse, 2. yarı küme düşer, bu kadar borca da kimse sahip çıkmaz.
Senden ricam bilinmeyen bu gerçekleri dile getirmendir.
Benim duyumlarım doğru ama istersen sende bir araştır.
Selam ve sevgiler.”
Hiç kimse, “Tüm bunlar bizi zerre kadar ilgilendirmez. Ben sahadan alınan sonuca bakarım” diyemez.
Hiç kimse personel maaşlarını düşünmemezlik edemez, yapılandırmaların es geçilmelerine kayıtsız kalamaz.
Hiç kimse, “Maaşlarını almayan futbolcular bunlarsa can kurban” deyip geçemez.
Her çıkışın mutlaka bir inişi, her sabrın kesinlikle bir taşışı mutlaka vardır.
Yara varsa tedavi edilmelidir. Taşıma suyla değirmen döndüren nice takımlar Süper Lig esamelerinden silinip gittiklerini canlı yaşayıp gören, bilen insanlarız.
Lütfen gerçekleri görme zamanı çoktan geçmiştir. Birileri kendi egolarını tatmin edebilme uğruna altımız oyuluyor farkında mıyız ki?