Beni gören, “İyisin haydi İyisin. Gezmedik yer bırakmadın” diyenden tutun da.,
“Maşallah diyelim de nazar değmesin. Bol bol turlardasın” diyene kadar.
Bu gidişle kesin nazar değer de, ben bugün gittiğim yerlerde yer bildiriminde bulunmuyorum ki. Her zaman nereye gittiysem o bildirimi mümkün olduğunca yaptım.
Kimileri gittiklerinde alış verişten geri kalmaz.
Kimileri bol bol resim çekmekle kendisini meşgul eder.
Bazılarının hobisi tarihi eserlerdir.
Bazıları elinde matara, içinde viski ya da birasını yudumlar.
Posur, posur sigara içmekten başka bir şey yapmayanları unutacak değilim.
E bendeniz de yer bildiriminde bulunuyor ne var bunda?
Misal bu Pazar Feslikan güreşlerine gideceğim. Gittiğimde de mutlaka Orhan Okulu ve hocası Kemal Yılmaz ile fotoğraf çektirip, kendilerini etiketlediğim gibi, Feslikan yer bildirimini de yapacağım.
“Mecbur musun” diyenleri duyar gibiyim.
Değilsem de kendimi mecbur hissediyorum.
En azından memleket sevdasından.
Gidecek yerleri aklına getiremeyen muhteremlere en azından bir yol gösterici ya da şeytanın kulağına kar suyu akıtabilir miyim zihniyeti olabilir benimkisi.
Hırsızlık mı yapıyorum?
Birilerini mi dolandırıyorum?
Yoksa haksızlıkta mı bulunuyorum?
Emin olun herkesin kendi yaptığı, ettiği muteberdir. Nedense başkalarının yaptıklarına kurp takmakta üzerimize yoktur.
Ben kendimden sorumluyum arkadaş.
Misal geçtiğimiz gün dış hatlardan bir ahbabımı karşılamaya gittim.
Hay gitmez olaydım ya!.
Mevsimlerden hangisindeyiz?
Yaz.
Peki aylardan?
Temmuz.
Bizim değil, sizin Antalya Büyükşehir Belediyesi, Şeytanın kadın boşadığı şu günlerde ve saatlerde Havaalanı girişini tek şeride düşürdüğü gibi.,
“Kundu ve Kardeş Kentler güzergâhı” trafiğe kapatılmış.
Yanlış duymadınız yahu.
Temmuz’un bunaltıcı sıcağı altında ben diyeyim 5 siz deyin 7-8 kilometreyi bulan Havalimanı kuyruğu!..
Neden?
Antalya Büyükşehir havalimanı girişinde düzenleme çalışması yapıyor.
Sizin düzenlemeniz batsın.
Ekim Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart hatta Nisan aylarına gıran mı girdi?
Bunun mu adı çalışma?
Yoksa hizmet mi?
Kim yapar Büyükşehirde o planlamaları Allah aşkına?
Bakın Cırlık köprüsünde bir ayı geçen aynı eziyetten bahsetmek bile etmiyorum.
Antalya’ya tatile gelen turistleri daha adımını attı anda benden beter isyan ettiriyor piman ediyorsunuz haberiniz var mı?
O turistleri limandan alıp otellerine götüren şoförlerin mırıldanmalarından bahsetmek bile istemiyorum.
Taksiciler dahil.
Mecbur musunuz cahilliğinizin faturasını turistlere ve Antalyalılara çektirmeye?
Yazıklar olsun.
Hem de Temmuz sıcağı büyüklüğünde.
İnanmayan varsa Antalya Havalimanına gitsin, çıplak gözüyle görsün.
Ama özel aracıyla..