Antalya’dan Malatya Valiliğine atanan Ersin Yazıcı ilişkisini ne zaman kesecek, kesti mi?
Yeni vali Hulusi Şahin devir teslimi alır almaz kolları sıvayıp, “Vira Bismillah” diyecek mi yoksa varsa izin hakkını kullanıp daha sonra mı görevi teslim alacak bilemiyorum.
En azından şimdilik.
Sanırım bu konuda bir basın açıklaması yapılır ve göreve başladığı günün anlamına basın toplantısıyla hem Antalyalı Gazetecilerle tanışır hem de çalışma prensiplerini anlatır. Gazeteciler de Antalya’nın çiçeği burnunda valisini biraz olsun tanımış olur.
57 ilin valisini değiştiren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 3 yıldır görev yaptığı Antalya Valiliği görevinden Malatya Valiliğine atanan Ersin Yazıcı, atama kararından sonra yaptığı açıklamada, Antalya’da görev yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getirmişti.
Yazıcı, gönül bağı kurduğu Antalya’nın ardından Battal Gazi’nin kenti kayısı diyarı Malatya’ya hizmet edeceğini söylemiş, her görev yerinin kutsallığından dem vurmuştu.
Vali Yazıcı, 10.06.2020 tarih 2020/273 sayılı Atama Kararı ile atandığı Antalya Valiliği görevine 22.06.2020 tarihinde başlamıştı. Yazıcı, 09.08.2023'e kadar Antalya Valisi olarak görevini yürüttü.
Malatya’da da Allah kendisine kolaylıklar versin.
Ben 1985 yılında faal gazetecilik mesleğine adımımı attığımda, Bahaddin Güney idi Antalya Valisi.
O yıldan bu güne kimler gelip, kimler geçmedi ki?
Say deseler belki hepsini ismen eksiksiz sayamam ama çoğunun adı biraz da meslek icabı zihnimizde kalmadı değil.
Mesala, Saffet Arkan Bedük’ü, Münir Karaloğlu’nu, Alaaddin Yüksel’i, Ertuğrul Dokuzoğlu’nu, Saim Çotur ve purosuyla meşhur Hüsnü Tuğlu’yu unutabilmek mümkün mü?
Doktor Ahmet Altıparmak tam bir beyefendi insandı.
Muammer Türker ve Sebahattin Öztürk de Antalya valiliği görevlerinde bulundular.
Bir başladık mı kimse alamıyor hızımızı da, 1985 sonrasının Antalya Valilerinin yüzde 90’nını saymışım farkında bile değilim.
Bu valiler arasında meslek icabı hangisiyle el ele verdin, hangisiyle ters düştün” sorusu yöneltilirse eğer, anlatacağım çok olay ne bileyim anım vardır da, en önemliler sıralaması yapmaya kalksam sanırım 1 ay köşe için malzeme aramama gerek olmaz.
Misal, Antalya’dan Malatya’ya giden Ersin Yazıcı ile hiç beşeri muhabbetim olmadı. Hatta kendisi egzama ya da sedef hastası olması, benim de o konuda tecrübem bulunması nedeniyle çoğu kez yönlendirmeye niyetlendim, o niyetlenme kaldım o kadar.
Ama bir Alaadin Yüksel ile baba oğul gibiydik.
Ne onda bir vali kibirlenmesi, ne de bizde gazeteci burun büyüklüğümüz olmuştur. Kendisi 7 yıl Antalya’da kaldı biz ona doyamadık, giderken de neden yalan söyleyeyim ben kendi adıma göz yaşımı tutamadım.
O da gözlerini eliyle gizleyerek gitti.
Misal Hüsnü Tuğlu.
Bir validen ziyade gerçek anlamda beyefendinin ta kendisidir. Karıncayı dahi incitmemeye özen gösterir de, görev konusunda son derece ciddidir. Gerçek anlamda protokol adamı idi.
Ertuğrul Dokuzoğlu’nu tanıyan sever, tanımayıp bilmeyen, kendisine antipati ile bakar.
Ben tanışıp, tanıyıp karşılıklı bir birimizi seven kişiler olduk.
Ama Saim Çotur ile apayrı bir diyaloğum olduğu bir gerçek. Sempatik ve bir o kadar da sevecendi kendisi.
Yıl 1992. Antalyaspor’da Başkan Ahmet Yeşilyurt başkanlığı, 2. Başkan Hüseyin Yılmaz’a bırakıp gitmiş. Ve sezonun tam ortası. Devre arasında Antalya’nın o dönemde spor gazeteciliğinin nabzını tutan birisi olarak, olağanüstü kongreden Kırmızı-Beyazlı ekip çok güçlü bir yönetimle çıkmalıydı ki takım 3. Lig’e düşmesin.
Antalya’nın tüm mülki amirlerine gazetemde günlerce çağrı yaptım, benim yapacağım açık oturuma davet ettim.
İşin ciddiyetini o toplantıda kendilerine anlatmalıydık ve desteklerini esirgememeliydiler.
Vali bey ile görüştüğümde bana, “Valinin işi gücü yok Antalyaspor ile mi uğraşacak” demez mi?
Bu sözlerinin noktası ve virgülüne dokunmadan manşet yaptım. Bir gün sonra haberi okuyan vali bey telefon açıp, “Oğlum sen benim başıma bela mısın” demişti, aynı başlıkla manşet atmaya devam ettim.
Açık oturuma gelemedi ama birinci yardımcısını gönderdi. O toplantıda Hasan Subaşı başkanlığında bir yeni yönetim oluşturuldu takım 3. Lige düşmekten son maçta kurtuldu.
Ya işte Antalya’da kısaca hal böyle Şahin Valim.
Bu kent Turizm’de dünya şehri. Tarihi, doğası ve denizine kimse tek laf edemez.
Edemez de, Antalyalının bir de Antalyasporluluğu vardır.
Olmazsa olmazı.