Çarşamba günü Kepez Devlet Hastanesi’ndeydim. Antalyaspor eski Teknik Direktörü Orhan Gülmez’i ziyaret, Üroloji Uzmanı kıymetli dostum Doktor Mehmet Şekeroğlu ile hasret giderme, meslektaşım Teslime Tosun’un Enfeksiyon Hastalıkları servisinde tedavi olmakta olan yeğenine geçmiş olsun temennileri, tabi ki hastanenin güler yüzlü ve kurucu Baştabibi Ramazan Gürkan’a da nezaket ziyareti derken tam 3 saatin nasıl geçtiğini anlayamadım.
Gazeteci dostum Teslime ile hastane girişinde karşılaştım.
Teslime, yeğeninin ASAT personeli, dolayısıyla Genel Müdür Avukat İbrahim Kurt’un da ziyaret için hastaneye gelmek üzere yolda olduğunu söyleyince sevindim. Zira Kurt’u seven ve sayan birisiyimdir. İlk kez Kepez Devlet Hastanesine geliyordum ve başta nasıl bir hastane olduğu konusunda meraklı olduğumdan her yere inceleyici bakışlar fırlatıyor ve bundan dolayı dalmış olacağım ki, Teslime Tosun’un seslenmesiyle kendime geldim.
Başhekim Operatör Doktor Ramazan Gürkan’ın odasındaydık. Tanıma, tanışma, hastane hakkında bilgi edinme ve öğrenme derken öğrendiklerimle bir an utanmadım desem yalan söylemiş olurum. Adını defalarca duydum Kepez Devlet Hastanesi’nin ama bir türlü nasip olmamış, yolumuz da düşmemişti. Nasip bu güneymiş diye düşündüm de utanmamın nedeni meğer tam 7 yıl olmuş açılalı.
Biz bir Atatürk Devlet Hastanesi (Eski SSK) tutturmuş gidiyoruz. Ara sıra yolumuz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne düşerse düşüyor. Eğitim ve Araştırmada da dost doktorlarımız var da var işte.
Ama ben Kepez Devlet Hastanesi’ne bittim.
Yani hayran kaldım.
Allah düşürmesin, Allah başımızdan da eksik etmesin özellikle mimarı konumu hakikaten övgüye değer.
Ben pek övme yazısı yazamam da ama gördüklerimi de söylemeyecek değilim.
Başhekim Ramazan Gürkan’ın ona göre çalışma ofisi, bana göre makamı polikliniklerin üzerinde. Bunu görür görmez anında dikkatimi çekti. Nedeni de diğer hastanelerdeki Başhekim odalarının ayrı yerlerde olmasından sanırım.
Yani Başhekim ile görüşmek isteyen herhangi birisi mi oldu, 2 kat çıkması yetiyor.
Poliklinikler ile hasta odaları karman çurman değil.
Hastaneye gelen her kim olursa olsun üst katlara çıkmak için ister asansör, isterse yürüyen merdivenleri kullanmakta özgürler.
Yani her ikisi de düşünülmüş ve konmuş.
Bakın abartmıyorum. Kimse de bunu söylediğim halde abarttığımı kesinlikle düşünmesin emin olun benim karşılaştığım her personel güleç yüzlü arkadaş.
“Bana mı öyle geliyor” diye düşündüm bir ara arkadaşlardan ayrılıp, tek başıma gittim gideceğim yere yine aynı. Demek ki vizyon ve misyon olayı yahu.
Meraklı olmayandan gazeteci olur mu?
Görevliye, “Pazartesi polikliniklere gelen hasta sayısı aşağı yukarı ne kadardır” diye sordum, bir tuşla karşıma çıkan sayıyı gösterdi.
Tam 8 bin 254. “Acil bu rakama dahil mi” diye ekledim “Evet” dedi, bir başka tuşla acilin o günkü rakamı 1573 olarak belirdi.
Tabiri caiz falan demeyeceğim arkadaş, yere kalemim düşse almak için eğilir elimi kaleme atar alırım. Yani koridorlar tertemiz.
“Yolunuz düşerse WC’sine mutlaka girin” diyeceğim, başka da bir şey demeyeceğim.
Başhekim Ramazan Gürkan Poliklinik yapan 8 Üroloji uzmanından biri. Ve Pazartesi ile Salı günleri o da hastalara vizit yapıyor. İnanmayanların kimseye sormasına gerek yok, Kepez Devlet Hastanesi Doktorlar çalışma listesi yazsın Google amcaya sorsun. Karşılarına çıkar zaten. Her kimin bu sağlık kuruluşumuz için milim bile katkısı varsa Allah Milyon kez razı olsun. Bir yapıt yapıldığı kadar, hizmeti ve korunmasıyla da çok önemlidir. Başhekim nezdindeki 400 yatak kapasiteli Kepez Devlet Hastanesi’nin 2 bin personelini tek tek kutluyorum.