Garibandan karavancı mı olur?
Karavancı dediğin elinde viski bardağı, altında kaliteli açıp kapanan iskemlesi, kafasında en iyi viski ücreti emsalindeki fiyatlı şapkası olmalı.
Ne o solmuş şort, eskimiş cep telefonuyla, kendi yaptığı rakısını bulabildiği mezelerle tüketmeye çalışmak da neyin nesi?
Herkes haddini bilecek arkadaş!.
Paran yoksa gitmeyeceksin Antalya Büyük Şehir Belediyesi’nin yaptığı karavan parkına.
Sen gidemezsin arkadaş Sosyal Demokrat Belediye, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Mini Parkın yerine yaptığı Karavan parka.
Gi-de.mez-sin.
Neden mi?
Günlük 300 TL kullanım ücreti vermek zorundasın.
Verebilir misin?
Elektrik istiyorsan kullandığın kilovata göre ücretlendirme.
İşine geliyorsa!.
Gelmiyor mu?
Nereye gidip tezgâh açarsan aç.
Gelmiyorsa bak başının çaresine.
Tabi bakabiliyorsan!..
Zabıta adım adım takipte olabilir. Onların işi bu.
Nerede mi konaklayacaksın?
Belediye yaptı karavan parkı, kullanım şartlarını da belirledi. Gerisinden Antalya Büyükşehir’e ne?
Yahu Belediye dediğin vatandaşının ardından, kar etme peşinde, para kazanma gayretinde mi koşar?
Bunun neresi sosyal belediyecilik anlayışı?
Gerekirse zarar edecek vatandaşa hizmet götürecek. Yoksa senin o zihniyetine belediyecilik mi denir?
Bu resmen, “Altta kalanın canı çıksın” mantığından başka bir şey olamaz.
O-la-maz!..
Resmen dayatmanın daniskası.
Neden mi?
Çünkü yok öyle gözüne kestirdiğin yerde kontak kapatıp, masanı atıp rakı-biranı denize karşı yudumlamak.
Benim sınırlarımın dışına çık yap yapacağına, orası zerre kimseyi ilgilendirmez.
Karavan parkına bak hizaya gel.
Denize 300 metre mesafede..
En yakın market 200 metreyi geçer.
Ve Temmuz ve içerisinde bulunduğumuz Ağustos ayında Antalya’nın sadece şehir içi nüfusunun 2 milyona dayandığı bir ortamda sadece ve sadece 50 araç kapasiteli karavan parkı.
Bunun da adı Belediyecilik.
Ülkede ardı ardına patlayan zamların faturasını hükümete oy veren emeklilere kesen ey Sosyal Demokrat zihniyet. Alın size istediğiniz Belediyeciliği, başınıza çalın.
Ben de karavancılar kervanına katılacağım günü iple çekiyorum. Mutlaka ama mutlaka önümüzdeki zamanlarda benim de gönlümün yattığı türden karavanım olacak.
Ama 11 bin 400 TL emekli maaşımın sadece 9 bin TL sini karavan konaklama bedeli ve elektrik ücreti ödeyerek karavancılık yapa bilme şansım var mı?
Tamam, her şeyin bir bedeli olmalı da, zenginlere kucak açıp, garibanlara kapı kapatan belediyecilik asla olmamalıdır.
Hele hele CHP’li Muhittin Böcek belediyeciliğinde.
Attın mı mangalda kül bırakmayan sayın Böcek, 2019’da vatandaşların oylarını alabilmek adına verdiğin vaatler ne yaptığın uygulamalar ne?