“Falancayı nasıl bilirsin.”
Tarif edeceği muhterem beynine uyuyorsa, “Ağzı var, dili yoktur” diye söze başlar, “Ağzındaki lokmayı al, sesi çıkmaz” gibi methiyeleri sıralamak her baba yiğidin harcı değildir.
Meziyet ister.
Ama eskidenmiş öyle ağzındaki lokmayı alıp, karşındakinin gıkının bile çıkmaması. Dünya menfaatler üzerine kurulduğunu bizim millet ne yazık ki Pandemi sürecinde fazlasıyla anladı.
Babanın oğlu ya da kızı olması dahi emin olun fark etmez.
* * **
Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterirmiş.
Onlara işaret edip, “Bunun eti lezzetlidir.”
Ardından çobanı gösterir.,
“Bunun sopası acıdır, dikkat etmelisin.”
Yavrukurt köpeği görünce, “Baba bu bize benziyor” demiş.
Baba kurt, “Yavrum bunu görünce kaç. Ne çektiysek bize benzeyip, bizden olmayanlardan çektik.”
* * **
Pandemi dedik de bir başka gerçek de ne yazık ki pandemi ile birlikte ortaya çıktı. Meğer ne zenginler ne para babaları varmış benim ülkemde de, çağın salgını bu acı gerçeği de ortaya çıkartıverdi.
Ama insanlık öyle hal almaya başladı ki, kim samimi, kim gerçekçi emin olun anlaşılmaz olmaya başladı.
* * **
Cambazın biri eşeği yularından çekip pazara gelmiş. Bir başka cambaz yanaşmış, sormuş.
“Kaça bu eşek?”
Sahibi cevap vermiş, “Bin Lira.” Diğer cambaz, Aldım gitti. Ver elini helalleşelim” deyip elini uzatmış.
Bu gelişmeyi izleyen oradaki birkaç kişi, adamın kulağına fısıldamış, “Yahu görmüyor musun. Bu eşek topal. Topal eşek alınır mı? Ondan ucuza verdi sana.”
Cambaz cevap vermiş, “O eşek topal değil. Tırnağının arasına taş kaçmış. Ondan dolayı topal diye eşeği elden çıkarmaya çalışıyor.”
Adamlar eşeği satana koşmuşlar.
“Yahu bu eşek topal değilmiş. Sadece tırnağına taş kaçmış. Neden ucuza verirsin ki.”
Satıcı, “Eşek topal olmasına topal da, o taşı tırnağına ben koydum. Topal olduğunu sanıp elimde kalmasın diye.”
Bu sefer bunu duyanlar hemen alıcının yanında soluğu almışlar. “Bu eşek gerçekten topalmış. Onu gizlemek adına satıcısı kandırmak için tırnağına taşı bilerek koymuş. Seni kandırdı.”
Alıcı cevap vermiş, “ Vay namussuz vay. Eğer verdiğim para sahte olmasaydı beni kazıklayacaktı.”
* * **
İnsanları kandırmak, kandırıldığına inanmaktan daha kolaydır. Dünyada hiçbir şey karşısındakini kandırdığını sanan bir budalanın sevinci kadar komik değildir.
Hele hele yapamayacağı bir şeyi yapacakmış gibi kamuoyuna günlerce bülbül gibi şakıyanları Pazar günü elinin tersiyle kenara koyma günü.
Yani yeni bir seçim ve umutlar, beklentileri gerçeğe dönüştürme zamanı.
Yalansız, mutlu ve umutlu günler dileğiyle.