Özellikle pandemi sonrası biz genelde Antalya’da çok gördüğümüzden, “Karavan istilası ne zaman başlar” sorusunun cevabına takılı kalmıştık. Meğer o sevda dünya genelinde başlamış onu da zamanla anladık.
Antalya merkezde, özellikle 2022’de hatırı sayılır sayıda karavanlara ev sahipliği yapıldığı bir gerçekken, ne yazık ki karavancı milletinin işi ciddi şekilde abartmaya başlamalarıyla isyan bayrağını açanlar ortaya çıkmaya başlamıştı.
O isyanlara gazeteciler sessiz kalmayınca, ülke genelinde, “Bu işin sonu nereye gidecek” diyenlerin sayısı da artmaya başlamıştı.
Ben merak ediyorum da, her ne kadar pandemi bahane olursa olsun, karavan sevdası olmayan var mıdır?
Tabi ki hiçbir şey uzaktan görüldüğü gibi basit ya da kolay olamaz.
İşin içerisine girmek gerekli de.,
Biz Türk milleti olarak neden her işin cılkını çıkartırız ki?
Özellikle Konyaaltı’nda sahile yakın mahalleler resmen karavan istilasına uğramıştı. Neredeyse karavanın park edilmediği cadde, mahalle, sokak yok gibiydi.
Dikkat ederseniz, “Gibiydi” vurgulaması yapıyorum.
Hani evinin dibine karavan park edilmesi ve karavancıların etrafta hiç kimse yokmuşçasına gönüllerince günlerini gün etme içerisinde olmaya başlamasıyla, bir doktor bayan isyan bayrağını açmış, “Artık yeter” diye haykırmıştı.
Tam o günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi, karavanlar ile ilgili basın açıklaması yaptı.
Tarih 18 Mayıs 2023.
“Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Konyaaltı Sahili’ne yakın noktalardaki karavanlara çözüm bulmak isteyen Büyükşehir Belediyesi, Arapsuyu Mahallesi’ne karavan park inşasına başladı. 50 karavan kapasiteli parkın inşasına başlanması sonrasında UKOME tarafından karar alındı. Karara göre karavan parkın tamamlanmasının ardından park alanı dışında karavanların sokak aralarında bekleme yapması yasaklanacak.”
2023 Ağustos ayındayız. Sezonun sonuna doğru artık 5’inci vitesle gidiliyor.
Hani nerede 50 araççık için de olsa Büyükşehir’in karavan parkı?
Bir belediye sırf gündem konularından geri kalmamak ve o gündemin içerisinde yer almak için mi uğraş verir?
Ülke genelindeki konut kiraları insanlarımızı özellikle karavancılığa sürüklerken, Antalya Büyükşehir Belediyesi hakikaten bu işin neresinde?
“Gören, gezen, yaşayan” bilir derim ya hep.
Konyaaltı’nın Liman kavşağı tarafındaki eski 23 ve 24 nolu plajın geniş bir park alanı olması da yıllarca o karavancılara yaradı.
Hani Büyükşehir koskoca Antalya kentine 50 araçlık karavan parkı yapmaya başladığını söyleyip, sanki marifetmiş gibi bu söylemini basına da bülten olarak yolluyor ya.,
Sadece 23 ve 24 nolu oto parklı (karavanlı) alanda en az 200-250 karavan park halindeydi.
23 nolu kısımdakileri Büyükşehir kaldırdı.
24 nolu bölümün tapusu şahıslara ait olduğu için kimse dokunamadı.
Karavan konusunda Antalya’nın hali yukarıya tükürsen bıyık, aşağıya tükürsen sakal olayından başka hiçbir şey değil.
Şimdilerde Karavancılığı zevk ve keyif için yapan var, bir de barınacak mekan olarak yararlananlar var.
İşte burada sap ile samanı ayırt etmek gerekiyor.
Zira olayın sonu mağduriyete dayanıyor.
Koskoca Antalya Büyükşehir belediyesi de hiçbir insanı mağdur etmeye hakkı yoktur, asla da olamaz.
Yazının başlarında Karavan’ın, pandemi sonrası bir sevdaya dönüşmeye başladığının vurgulamasını yapmıştım ya, itiraf ediyorum o tutku bende çoktandır var. Bu sene geçti inşallah seneye hayalimi gerçekleştirmeye çalışacağım.
Çalışacağım da, hiçbir belediyenin laf olsun diye yaptığı açıklamaları karavancı olarak galeye bile almayacağım.
Hepsi laf ebeliği arkadaş laf ebeliği de ondan.