Geçtiğimiz hafta içerisinde baş gösteren gelişmeler neticesinde, Antalya Altın Portakal Film Festivali bayağı karıştı.
Büyükşehir Belediyesi ve Festival Komitesi Başkanı Muhittin Böcek, Festivali iptal etti.
Böcek’in gerekçesi ise şöyleydi:
“Başta festival yönetmeni olmak üzere tüm sanat ekibinin süreci yanlış yönettiği, kriz yönetimini yapamadığı tespit edilmiştir. Altın Portakal Film Festivali’ni özüne döndürmek ve ulusal kategoriyi festivale yeniden eklemek için çaba sarf etmiş birisi olarak yaşananları kabul etmem mümkün değildir. Altın Portakal Film Festivali siyaset üstüdür. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki festivalimizi kimsenin siyasi emellerine malzeme ettirmeyeceğim. Ayrıca şahsıma ve belediyemize malum film üzerinden isnat edilen suçlamaların tamamını gerçek muhataplarına aynen iade ediyorum. Az önce açıkladığım nedenler dolayısıyla kendi kararıyla büyük karmaşaya neden olan festival yönetmeninin, sanat yönetmeninin ve oluşturdukları tüm sanat ekibinin görevlerine şuan itibarıyla son verilmiştir.”
Oldu!. Gözlerim doldu.
Festival yönetmenini ben mi seçtim?
Onu o göreve sarı çizmeli Mehmet ağa mı getirdi?
Antalya Altın Portakal Film Festivalinin yönetmenini, aynı zamanda çıkabilecek bir krizi de yönetmesini mi bekledin?
Film yönetmenliği ayrı, kriz yönetmenliği ayrı değil mi ki?
Tüm sanat ekibi dediğin sözüm ona sanatçıların, geçmişinde gezi olayları gibi faaliyetlerin ne kadar içerisindeydiler?
Diyorsun ki, “Altın Portakal Film Festivali siyaset üstüdür. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki festivalimizi kimsenin siyasi emellerine malzeme ettirmeyeceğim.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Festivalden çekildiğini açıklayıncaya kadar söz konusu belgesel film ile ilgili net siyasi tavır içerisinde olup, sanat ekibinin geri adım atmadıklarını görmedin mi?
Yine diyorsun ki, “Kendi kararıyla büyük karmaşaya neden olan festival yönetmeninin, sanat yönetmeninin ve oluşturdukları tüm sanat ekibinin görevlerine son verilmiştir.”
Sözlerin bence suç bastırmanın ta kendisidir.
Bir diğer anlamda topu taca atmak gibi bir şey.
Otur bir daha düşün Muhittin başkan.
Antalya Altın Portakal Film Festivali en zor günlerde bile yapıla yapıla bugünlere geldi.
Sen her türlü imkâna rağmen ne yazık ki Antalya’nın 59 yıldır gururla düzenlediği Altın Portakal Film Festivalini eline yüzüne bulaştırdın.
Mezarlıkta ıslık çalıyorsun başkan. (Karanlıktan, yalnızlıktan korkan kişilerin başvurduğu kendini rahatlatma eylemi.)
Yine sözlerinin hemen hemen tamamında, “Şahsıma ve belediyemize malum film üzerinden isnat edilen suçlamaların tamamını da gerçek muhataplarına aynen iade ediyorum.”
Gerçek muhatapları kim başkan kim?
Senin Festival Yönetmenini biz Basın Toplantısında tanıdık, kendisini gördük. Orada bende oturuyordum ama mübarek sanki yönetmen değil Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve hatta “Festival benden sorulur” tavırları içerisinde gibiydi.
Yoksa ben mi abartıyorum?
Ve 60. Altın Portakal Film Festivalini 31 Aralık tarihine kadar yapacağının garantisini vermişsin.
Gözlerim yaşardı!..
Laf olsun diye mi yapacaksın, yoksa hakikaten Antalya’ya mal olmuş bu festivali layıkıyla mı yaparsın artık bekleyip göreceğiz.
Belli ki işi inada bindirmiş gibisin.
Bu demektir ki, tarihte ilk kez inat ile yapılacak bir Altın Portakalımız olacak.
Olacak da, 4.5 yıldır Antalya’ya kayda değer bir tane çivi çakmadığını cümle alem biliyor. Ve bu millet tahmin ettiğinin tersine, kesinlikle balık hafızalı değil. Dolayısıyla Altın Portakalın iptali ile ilgili gündemin değiştirdiğini sanıyorsan, Mart sonuna kadar sanmaya devam ede bilirsin.