Ben doğru bildiğimin peşinde gidecek, gördüğüm yanlışları eleştirecek, yıllarımı verdiğim kente hizmet adına bundan asla şaşmayacağım.
Şaşanlar utansın..
Türkiye’de özellikle belediyeleri yan gelip yatma makamı olarak gören de var.,
Gecesini gündüzüne katıp eşini ve çocuklarını ihmal etme pahasına hizmet yağdıran da.
Hatta, bir ama bir umut seçilen, daha seçimin üzerinde bir iki yıl geçmesiyle başkanlık makamının kendisine hayli bol gelmeye başladığını görebilmek de mümkün.
Yukarıda yazdıklarımızın çoğunu Antalya’da özellikle de belediye çalışmalarında yıllardır gördük ve hala da yaşamaktayız. Şahsım olarak 5 yıl da içlerinde bulunarak şahit oldum.
Her belediye başkanı seçildiği kente kendi çapında hizmet verir ya da verdiğini sanır.
Kimileri proje üzerine projeler üretip onları seçildiği kente ve yaşayanlarına hediye eder.
Kimileri “Lay,loy,lom” belediyeciliğini seçer.
Kimileri sürekli tribünlere oynamak adına sosyal medyayı sıkça kullanır. “Dostlar alışverişte görsün” misali ama züğürt tesellisidir-ki çalıştığını sanır.
Bazıları da olduğu yerde patinaj yapar.
Oysa özellikle yerel seçimlerde bana göre takım tutar gibi parti tutma mantığı güdülmemeli. Güdülürse düne kadar vatandaşa dağıtılan odun kömür yada gıda paketlerine isyan edip, ‘Rezalet’ diyen sen, eğer ki bugün süt dağıtanları alkışlıyorsan arıza dağıtanlarda değil sende demektir.
Almanların, Oktober fest, yani bira festivalini sen Antalya’da yapıp herkese bedava bira dağıtıyorsan da tepki koyduğun kömür dağıtanlardan hiçbir farkın kalmamıştır.
Misal.,
Ben, ‘Seçimlerin üzerinden geçen 4 yıllık süreçte Antalya’nın neresine yeni bir tane çivi çakılmıştır’ desem.,
Hoş.,
Kimi belediye başkanları çivi çakma eğilimlidir, kimisi de kendisinden önceki dönemde çakılan çivileri sökmeyi yeğler.
Muhittin Böcek göreve geldikten 1.5 yıl sonra, ‘Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Entegre Katı Atık Değerlendirme Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisinde çöp kabulüne başladı’ demişti ya hani.,
Onun da yerel seçimlere kadar %90’lık bölümü tamamlanmış haldeydi, %10’luk kısmını tamamlayıp hizmete sundu, ‘Biz yaptık, işte hizmetimiz’ deyiverdi.
Devlette devamlılık esastır, yine de Allah razı olsun.
Yani Menderes Türel’in projesiydi ama Muhittin Böcek devam ettirdi. En azından “Ettirdi” denile biliniyor. Mustafa Akaydın gibi seçildiği ilk günden itibaren partizanlığa başlayıp görevi devraldığı Menderes Türel’in devam eden ya da yeni başlayan tüm projelerini yok saymamıştı.
Peki, Ülkede ekonomik dar boğaz var mı?
Bunu da vatandaşa en iyi anlatması gereken Ana muhalefet partisi yani, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) değil mi?
Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı da CHP’den seçildi. Seçildikten sonra Sarısu plaj ve mesire alanına giriş ücretlerine %100 zam yaptı.
Belediye Başkanı Ülkede, Pandemi yasaklarından kurtulma sevinci yaşayan Beach Park esnafıyla dalaştı.
Yıllardır bedava girilip çıkılan Konyaaltı Beach Park ücretli hale getirildi, oto park fiyatları özel oto parklardan dahi pahalı olarak millete sunuldu.
Nara at, atarken, “Halkçı” Parti. İcraata geldi mi Faşist dediklerinden bin beter!..
Herkes her yere belediye başkan adayı olabilir ancak, herkes Antalya Büyükşehir Belediyesini yönetemez.
Sadece yönettiğini sanır o kadar.
Hiç mi beceremiyorsun?
Yolla elemanını sanayiye. Hırdavatçıdan 2 kilo çivi alsın gördüğün yere çak da hiç olmazsa ardından, “Tek çivi çakmadı” demesinler.