“Siyasetten anlamam” dediğimde neredeyse zil takıp, göbek atacak olanların olduğunu da biliyorum.
“Gazeteci değil mi. Bir bildiği var ki öyle söylüyor” diyenleri de.
Salak hiç değiliz de, şükürler olsun ki siyasi tutumlarımızda da yamuk yumuk yani yalpalayarak o çizgide yürüdüğümüz hiç olmadı.
Çünkü bebekliğimiz, ardından çocukluğumuzda, 1980’li yıllar dolarken de gençliğimizde öyle gördük, o şekilde eğitimler ve öğütler aldık da onda.
Bir çizgisi oluyor kişinin. Ve o çizgisinden asla şaşmıyor. Misal biraz yalpaladın mı anında bulunduğun camia seni kapı önüne koyuyordu o dönemlerde.
Sıkıysa yalpala.
Buydu bana öğretilen ideoloji.
Yani şimdi siyaset deniyor onun adına da, şimdiki siyasetçilerin politikacılardan her hangi bir farkı var mı ki?
Bırakın farkı aralarına karbon kâğıdı koymanıza bile gerek yok. Artık hangisi olursa olsun fark etmez, sizin söylemlerinizi, dertlerinizi, isteklerinizi sigara kâğıdına yazarlar-ki siz not aldı sanırsınız, işiniz bitip oradan ayrıldığınız an o kâğıdı buruşturup çöpe atarlar.
Siyasetçi de aynı politikacı da.
Tabi bence.
Bir de yıllardır hep siyasetçi ve politikacıların yanında olarak gözüküp, zaman zaman siyaset kamuoyuna boy boy resimler verip, yediklerini içtiklerini sosyal medyada paylaşıp, dişlerini de göstererek sırıtan muhterem siyaset modacıları var
Bir başka anlayamadığım da dünün azılı komünisti-ki onlar kendilerine komünist denmesinden onur ve gurur duyarlar. Yine kendi devirlerinin azılı Milliyetçileri yani kendilerine göre faşistleriyle (onlar kendilerine faşist denmesinden hoşnut olmazlar) bu aralar bir araya geldiklerinde de resim çekip sosyal medyaya koymuyorlar mı emin olun bazen o paylaşımlara hayret etmiyor değilim.
Ya sen o komünisti kendi devrinde yakalasan alnının çatısından vurur muydun vurmaz mıydın?
Peki, sen azılı komünist?
Yıllarca geceleri yazdığın duvar yazılarının keyfini sabah olunca kurtarılmış bölgelerinizdeki kahvehanelerinizin köşelerinde kıs kıs gülerek çıkartmadınız mı?
Ya sen dünün Milliyetçisi? O Komünisti bir köşede sıkıştırdığınızda cebindeki muşta. Yada beline kamufle olarak doladığın zincirle döver miydin dövmez miydin?
“Siyasetten anlamıyoruz” dedik de, geçmişimizde de hiçbir şey görmeyip, ot gibi yaşadık, saman gibi ölecek değiliz.
Bu ülkede Genel Kurmay Başkanlığı ve akabinde Cumhurbaşkanlığı yapmış olan Kenan Evren’e solcusu da sağcısı da kızar illet olur değil mi?
O zaman yeri geldi buyurun doğruyu konuşalım. 1980 sonrası yaptıkları hariç. Bakın üzerine vura vura söylüyorum sonrasındaki icraatları hariç Bu memlekete ne getirmiş 12 Eylül’ü gerçekleştirenlerin başı?
12 Eylül öncesinin komünist ile faşistinin bir birini vurmalarına son verdirmiş, şimdilerde bir araya geldikleri aynı masanın resmini çekip, altına da, “Dünün Komünisti ile Milliyetçisi bir arada” notu düşüyor.
Dünün Komünisti ile Faşisti bile demiyor kırarım edasıyla.
Nezaket onun adı nezaket de ben diğer adına da “Mecburiyet” diyeceğim.
1980 öncesi birbirlerine göstermedikleri ama 1980 sonrası göstermeye mecbur bırakıldıkları nezaket yahu.
Silahla, duvar yazılarınızla, muşta ve zincirlerinizle hatta kardeşi kardeşe vurdurarak yıktırdınız ya (!) size ait olmayanları yine yıktırırsınız!.
Değil Komünist ile Faşist ittifakı, Terörist ile Atatürk’ün kurduğu parti bile ittifak yapsa-ki yapıyor bu ülke ilelebet hür kalacak, hür olmaya devam edecektir.
Dünün Komünisti ile Faşisti aynı masada buluşabilen bir ülkede biz hala özgürlük yokluğundan mı bahsediyoruz ne?
helal olsun kaldı mı antalyada senin gibi yazan gazeteciler ki?