Antalya’nın her geçtiğimiz giderek büyüyen kent içi toplu ulaşım sıkıntıları çözmekle görevli olanlar kıllarını dahi kıpırdatmazken, milletle dalga geçer gibi otobüslere yüzde 50 zam yapılması herkesi isyan noktasına getirdi.
Özellikle sosyal medyadan resmen öfke patlamasında bulunan vatandaşlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i beceriksizlikle suçlamaları dikkatlerden kaçmadı.
Zaten haddinden fazla yetersiz olan kent içi ulaşımda, kavurucu Antalya sıcağından çok, Belediye’nin umursamaz tavırları vatandaşı canından bezdirmiş halde.
“Önce adam gibi ulaşım sağlasınlar, ondan sonra zam yapsınlar” diyenden tutun da, “Zam ha. Ve siz şimdi bu çalışmanın adına da belediyecilik dersiniz” diyenlere kadar tepki yağması dikkatlerden kaçmadı.
Özellikle otobüslerde klimaların açılmaması yönünden günlerdir seslerini duyurmaya çalışan Antalyalılar, zam haberini almalarıyla birlikte, “Ben ulaşım için o parayı vereceğim otobüsün kliması açılmayacak ha. Yakarım o otobüsü” diye isyan edenler bile oldu.
Bir vatandaşın ise, “17 az olur başkan. 35 TL yap kafamız güzel olsun” diyenlerin, dolayısıyla, resmen belediye başkanı ile dalga geçenlerin de olması dikkat çekti.
Bana göre tüm bu gelişmelerin ardından vatandaş ne yapsa haklı.
Neden mi?
Otobüsler saatinde duraklara geliyor mu?
Hayır.
45 dereceye varan sıcaklıkta vatandaşlar duraklarda bekliyor mu?
Evet.
Gelen otobüsler tıklım tıklım dolu mu?
Dolu.
O otobüslerin klimaları çalışıyor mu?
Hayır.
Eeeee.
Üstüne üstlük tüm bunlar yetmiyormuş gibi ulaşıma yüzde 50 zam.
Senin yaptığın belediyeciliği herkes yapar. Önemli olan kimsenin yapamadıklarını yapıp vatandaşa sunmak ama nerdeee..
Belediye Başkanlığı da başlı başına yetenek işi.
Antalya-Kemer arasındaki tekne dolmuşları zarar ediyor gerekçesiyle kaldıran geçmiş dönem Büyükşehir Belediye Başkanlarından Mustafa Akaydın, biz gazetecilerin karşısına geçip neredeyse ağlamaklı sesle zarar olayını anlatırken hiç unutmuyorum da, “Öncelikle Belediye Başkanlık koltuğu ağlama makamı değildir” demiştim.
Sonra da, “Sosyal belediyecilik vatandaştan kar elde etmek için de hiç yapılmaz” diye eklemiştim de, bana kendisi fena halde bozulmuştu.
Umurumda bile olmamıştı o kızması.
Şimdi nerede?
O koltuklar gelip geçici. Önemli olan giderken iz bırakmak. Gittikten sonra da o bıraktığın izler çerçevesinde anılmak.
Bu gerçek kimin umurunda?
Muhittin Böcek’in olacağına asla inancım kalmadı.
Benzin ve mazota zam geldi diye bas ulaşım ücretlerine zammı. Bunu yapmanın adı da belediyecilik olsun öyle mi?
Öyle başkanlığı Bahtılılı Ömer amca da yapar, Altınovalı Rüstem efendi de.
Hatta Meltem Mahallesinde oturan Muazzez ablamı oturt makam koltuğuna. Eminim ki milleti süründürmeden ulaşım işindeki sorunları çözme konusunda en azından gayret sarf eder.
Siz değil misiniz bu zamlar yüzünden hükümeti yerden yere vuran.
Demek ki idare etmenin en basit yolu bas zammı geç miş!..
Şekil A da olduğu gibi.