Herkes için dün itibariyle Lig bitti. Yani, Türkiye Süper Ligi’nde 2022-23 futbol sezonu, acısıyla, tatlısıyla sevinç ve üzüntüsüyle tamamlandı.
Ama hiç kuşkusuz ki Süper Lig’de yer alan Hatay ve Gaziantepspor’u en fazla üzen şey, tabi ki deprem felaketiydi.
Süper Lig’e Antalyaspor açısından bakmak zorundayım. Zaten yıllardır hep öyle olmuştur da, ne yazık ki geride bıraktığımız sezonu, “Ben ileriki yıllarda da hatırlamak istiyorum” diyecek bir Antalyalı düşünemiyorum.
Hatırlamak isteyen ya da, varsa yaşadığı anılarını tazelemeyi seçenler de ancak Kırmızı-Beyazlı ekibi gönülden seven değil, parası için koşuşturanlardan başkası veya başkaları asla değildir.
Ben bu güne kadar sezon ortasında güven tazeleyen başkan ve yöneticileri gördüm de, Aziz Çetin gibi görevi bırakıp, bana göre resmen kaçanını ilk kez gördüm.
Başkaları ne ad takarsa taksın, Çetin’in yaptığının adı bana göre yukarıda da belirttiğim gibi kaçmaktır.
Allahtan ki, Sabri Gülel gibi Antalyaspor sevdalısı, ileri görüşlü ve uyumlu çalışma zihniyeti güden birisi takımın başına geçti de, Antalyaspor Lig’de kalabildi.
Yoksa.,
30 yıldır Antalyaspor ile yatıp, Antalyaspor ile kalkan.
Gazetecilikte uzmanlık dalımın olduğu Kırmızı-Beyazlı ekip, bana göre bugün küme düşmüş takımlar arasında olurdu.
“Aziz Çetin iyi ki kaçmış. Antalyaspor da kümede kalmış” diyenleri duyar gibiyim.
Onu diyenlerin yüzlerini ben 1 yıl sonra, yani 2023-24 sezonun bitimiyle ve sonrasını görmek isterim.
Ne demek istediğimi anlayan çok iyi anlıyor.
O konuya ileriki günlerde gireceğim. Çünkü bugün dimdik ayakta gibi duran Antalyaspor’un, inşallah omurgasıyla oynanmamıştır.
Bir spor kulübü açısından kim omurga hitabımdan ne anlıyorsa onu düşünebilir.
Sezon bitti..
Tatile gidecek olanlar Futbolcular ve kulüp çalışanlarıdır.
Ve Antalyaspor önümüzdeki sezon için hiç vakit kaybetmeden kolları sıvayıp, geleceğin planlamasını yapmak zorundadır.
Öncelik tabi ki yönetim kurulu.
Başkan Sabri Gülel ivedilikle yola devam edeceği ekip arkadaşlarını seçmek zorundadır. Antalyaspor ismini kullanarak ortalıkta caka satıp, namını yürütme gayreti içerisinde olanlar temizlenmelidir.
Adı en küçük bir şaibeye karışmış, futbolcu, teknik heyet, taraftar ne bileyim kulüp çalışanlarıyla didişip, sırf yönetici titriyle kendisini dev aynasında görüp, karşısındakini küçümseyip, ezmeye çalışan hatta ezenlerin Antalyaspor’da hiç işi olamadı, olmayacaktır da.
Sezon ortasında bu tür kişi ya da kişiler ne bileyim kendisini dev aynasında görüp, tesislerde at koşturan olmadı mı?
Tabi ki oldu.
Bu nedenledir ki, Başkan Gülel eğer ki hakikaten sağlıklı ve sinirleri zıplamayacak, başarılı kılınma uğruna uyumlu bir yol arkadaşlarıyla devam etme niyetindeyse çalışacağı yol arkadaşlarını da kendisi seçmelidir.
Aksi takdirde kendi iş yeri ve kendi personellerin karşısında bile ayak ayak üstüne atıp, Antalyaspor çalışanlarına sanki kendi cebinden maaşlarını ödüyormuş algısı yaymaya çalışanlarla her şey bir noktaya kadar. O nokta da konulmuştur, bundan sonra Antalyaspor’un noktaya değil, devamlılık işareti olan virgüle ihtiyacı vardır.
Bilmem anlatabildim mi?