Ne yazık ki eskilerin tabiriyle hani “Laf ile peynir gemisi yürümez” ya.,
Vallahi şu geçiş dönemlerinde bu faktör hiç ama hiç geçerli değil. “Geçiş dönemi” dedik de, olağan günlerden değil, bence şu olağanüstü günleri kast ediyoruz.
Seçim yani.
Zaten seçime de şunun şurasında ne kaldı ki?
14 Mayıs’ın akabinde her şey geride kalacak. Tabi ki Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci ya da üçüncü tura kalmazsa-ki bence kalmaz da, kesin vurgulama ile kimseyi memnun edemeyiz de ondan esnek kelime kullanma yoluna gittim.
Nitekim bayram geride kaldı ancak, Ramazan bayramına birkaç gün kala Belediye Başkanı
Ümit Uysal: “Muratpaşa’da kimse sahipsiz değil” demiş.
“Kimse” derken neyi kastediyor emin olun pek bilemedim.
Neden mi?
Bence Ümit başkanın sabahları pek erken kalkma alışkanlığı yok. Olsaydı böyle bir cümle ile lafına başlayıp, devamında da, Muratpaşa’da ‘uzanan elin havada kalmadığı’ bir yaşam kültürünün olduğunu öne sürmezdi.
Durmuyorum;
Başkan Uysal, “Muratpaşa’mızda hiç kimsenin sahipsiz olmadığı bir düzenimiz var. Herkesin herkse saygı duyduğu, empati yaptığı. Suç oranımız, çok şükür, oldukça düşük ve burada oluşturduğumuz yaşam kültürü bütün Türkiye’ye örnek olabilecek nitelikte. Bir gün, bütün Türkiye Murapaşa’mız gibi olabilsin. Dünyanın farklı noktaları çok farklı sıkıntılar içinde. Oralar da Muratpaşa’mız gibi olsun” diye sözlerini tamamlamış.
Ya ben Antalya’nın başka bir semtinde yaşıyorum, ya da Ümit Uysal’ın belediye başkanlığı yaptığı yerin adı Muratpaşa değil.
Muratpaşa’da en fazla oyu Üçgen Mahallesinden almıştır Uysal. Ama merak ediyorum da bir yıllık süreçte Üçgen Mahallesine kaç kez uğramış ya da yolu düşmüştür?
Antalya’nın en sahipsiz sokak köpekleri Üçgen’de yahu Üçgen’de.
Dün paylaştım Antalya’nın sahipsiz ve sokakta yatan insanlarımızı. Hem de yer ve mevki bildirimi yaparak.
Tahılpazarı Mahallesi sana ait bir yer değil mi Ümit başkan?
Şarampol’ün doğusuna düşen Muratpaşa Mahallesi de Muratpaşa ilçesinin bir parçası mı değil mi?
Peki ya Kızılsaray Mahallesi?
Çık başkan çık dediğim mahalleleri bir dolaş.
Ama sabah erken saatte olsun ki çıplak gözlerinle gör yönettiğin Muratpaşa ilçesinin kaldırımlarında kıvrılarak yatanları.
Gör de, hakikaten bir daha, “Sahipsiz insanlarımız yok” diye bilecek misin bir sına kendini.
Gör otobüs duraklarını kendilerine barınma yeri yapanları.
Olduğunu iddia ettiğin o düzen sende nerede işliyor başkan?
Makam odanda mı?
Dünya’yı sıkıntı içerisinde gösterirken Muratpaşa’da pembe tablo çizmekle olmaz o işler.
Gezmiyor, görmüyorsun belli ki.
Hatta söylemlerinden de anlaşılacağı üzerine varsa senin danışman veya danışmanların zatıalinize yanlış bilgi getiriyor. Adam gibi işini yapan başkanını yanlış yönlendirmez. Hiçbir zaman da doğrudan şaşmaz. Tabi ki bankamatik memuru değilse.
Muratpaşa’da yaşam kültüründen bahsederken arka bahçeleri halının altına süpürdüğünü sandın belki de ama ortada hakikaten bir Antalya gerçeği var. Özellikle de Muratpaşa.
O gerçeği inkar etmenin adı asla belediye başkanlığı olamaz.