Bilindiği üzere Türkiye, bir başka geçişe doğru ilerliyor. İlerliyor da zamanı tutabilmenin mümkün var mı ki? Ülke bir seçimden çıkıyor, sıra diğerine nasıl hemen geliyor, ya da geliveriyor hiç akıl-sır erdirebilen var mı?
Sanki gözünü kapatıp açtın bir bakmışsın Genel seçim.
Kahvaltını yapmış işe gitmişsin. Akşam olmuş geri dönmüşsün. Yemiş, içmiş, tv izlemiş, sohbet etmiş uyumuşsun. Gözünü kapa-aç ülke yerel seçime gidiyor.
Zaman sanki sudan da hızlı ilerliyor arkadaş.
Bu sadece bana mı öyle geliyor ki? Belli ki yaşlandık.
Hazır konu seçimden açılmışken, o seçimin seçim mesaileri harıl harıl devam ediyor.
Özellikle de CHP’de. Gerçi son İl Başkanlığı için sandığa gidilen Antalya’da 2024 Mart Yerel Seçimleri için her şey şekillendi sayılır da Büyükşehir adayı belli değil!.
“Belli değil” vurgulamasını özellikle yapıyorum. Zira girdiği her seçimden boynu bükük ayrılan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adayı, mevcut başkan Muhittin Böcek de, 5 Kasım’daki Kurultay’da bir de değişimciler var. İşte onların adayı kim en önemlisi de bu.
“Kim olursa olsun hiç önemli değil” diyen var mı?
Mutlaka vardır da onları bir noktaya dikkat çekmek isterim.
Adı üstünde, “Seçim.” Kazanmakta var kaybetmek de.
Misal Kılıçdaroğlu.
11 mi 12 mi belki de 10-9-8 falan. Genel ya da yerel. Hatta referandum. Ne bileyim adı seçim yahu. Defalarca girdiği seçimleri kazanmış mı, kaybetmiş mi?
Ve yıllar sonra aynı Kılıçdaroğlu kendi partisinin Genel Kuruluna bu sefer karşısında bir rakiple girecek. Yani seçim yarışı. Ve o yarış için İl seçimleri harıl harıl yapılıyor.
Antalya ayağı da tamamlandı. Koltuk savaşının kıran kırana geçtiği 38’inci CHP Antalya İl Kongresi’nde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in desteklediği iddia edilen mevcut başkan Nuri Cengiz’in 208 oyuna karşılık, 390 oy alan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ve Konyaaltı Beledi Başkanı Semih Esen’in desteklediği CHP Antalya eski Milletvekili Nail Kamacı, il başkanı seçildi.
Buraya kadar bir şey var mı?
Var da yok!..
Yahu Belediye Başkanları neden siyaset yaparlar ki?
Belediyeciliklerini yapsınlar. İki aday varsa çıksınlar yarışsınlar. İlla ki herhangi birisini desteklemek zorunda mısın be belediyeci? Zorundaysan, desteklemediğin aday kazandıysa gelir onun devir teslimine katılır, seve seve de objektiflere verilen pozlara sırıtır pardon gülersin. Allah kimseyi sevmeye sevmeye mecburiyetten gülüyor gibi yaptırmak zorunda bırakmasın. İl Kongresi öncesi denmiş ki, “CHP’de kurultay mesaisi sürerken, Kılıçdaroğlu’nun anahtar listelerinden Antalya cephesinde soğuk rüzgarlar esti. Kılıçdaroğlu'nun destekçisi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Nail Kamacı’nın 390 oyla il başkanı seçildiği Antalya kongresinde, 61 çizik yedi.”
Vay arkadaş. Koskoca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, il başkanlığının kurultay delegesi sıralamasında tam 61 çizik yiyor. Benden değil o çizikler.
Kendi Partilisi CHP’lilerin has CHP’lilerinden.
Ve Antalya İl Kongresi için haber yapan gazetelerden bazıları da bu çizik olayına, “Katakulli” adını koyuyor. Allah hiç kimseyi ala-vere, dala-vere en önemlisi de katakulli organizasyonlarının içerisinde yer aldırmasın, ama adı siyaset.
Ve galiba bu siyaset illetinde de her şey mübah.
Misal. Katakulli bile yahu. Yoksa Muhittin Başkan o katakulli olmasa Ankara’daki Kurultaya misafir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gidecekti.
Not: Katakulli senaryosunun detaylarını isteyenlere memnuniyetle ama önümüzdeki günlerde
