2019’un ilk aylarında Antalya’dan ayrılıp, Batı Akdeniz, ya da Doğu Ege diye tarif edilen, ister “Kafa dinlemek” ister, “Ata toprakları” denen yerde soluğu aldım.
“Aldım mı, yoksa aldırıldım mı” diye kafasında şimşekler çaktıranlar varsa istediği gibi düşünebilir.
“Antalya’da kalması halinde Gazeteci Vedat Gürhan’ın kime faydası olur, kime olmaz” şeklinde düşünen de mutlaka olacaktır da.,
Bunun cevabını benim yerime o kadar çok verecek kişi var ki, beyninizi yakarsınız.
Çok düşünmeyin.
2022 Aralık’ın da döndüm.
Daha doğrusu döndürüldük.
Hem de, “Antalya’nın sana ihtiyacı var. Kendini Antalya’dan ayrı bırakmaya asla hakkın yok” telkinleriyle.
9 Aralık’ta hala devam ettiği gibi İleri’de yazmaya başlamışım. Ve 20 Aralık 2022 tarihli bir yazıyı kaleme almışım.
Antalya’da 12 Eylül 1980 sonrası Belediye Başkanlığı yapanları isim isim vererek, kimin bu şehre ne yaptığını, varlığında kente ne kattığını, yokluğunda neler olduğundan bahsetmişim.
Tabi ki beynimizin hatırladığı, parmaklarımızın yazdığı ölçüde.
Evet.,
1980 sonrasının Antalya’sını en iyi bilen gazetecilerden birisiyim.
1986 sonrasının da Antalyaspor’unu.
Yener Ulusoy’dan başlayıp, Metin Kasapoğlu, Bekir Kumbul, Menderes Türel, Mustafa Akaydın, yine Menderes Türel ve Muhittin Böcek dönemlerini.
Allah ömür verirse 2024 seçimleriyle göreve gelecek olanı da görecek gibiyiz de, nasip..
Yener Ulusoy’lu günleri yazmak bile istemiyorum. Zira ülke yeni yeni ihtilalin kisvesinden çıkmış, seçimler yapılmış, demokrasi güya çalışır hale gelmişti ki, Yener bey belediye başkanı seçildi. Etrafında bir yığın akbaba. Çalış çalışa bilirsen derken, erken Genel Seçimler kapıya dayanınca istifa etti. Yerine Metin Kasapoğlu belediye başkanı oldu.
1989 yılında CHP’den İrfan Sancalı mı yoksa Malik Günal mı derken seçimi kazanamayacak olan Malik Günal aday yapılınca, DYP’den Hasan Subaşı ipi göğüsledi ve Antalya’nın belediye başkanı seçildi.
Subaşı 6 yıllık Antalyaspor başkanlığı ile birlikte, 2 dönem yani 10 yıl belediye başkanı olarak görev yaptı. Tabi ki aynı zamanda iyi de işler ortaya çıkarttı, beğenilmeyen icraatları da oldu.
Antalya’nın en önemli ana caddelerini (100. Yıl, Güllük, Yener Ulusoy) açtı. Cam Piramit ve AKM’yi yaptı. Otogarı şimdiki yerine taşıdı. Eski otogarın yerinde şimdi MarkAntalya AVM var. Mezbaha Döşemealtı’na alındı. Antalyaspor hiçbir tesise sahip değilken şimdiki stadyumun altındaki tesisi kazandırdı.
Ama bugün varsa eğer bir çarpık yapılaşma ve Lara’daki bozukluk da, Subaşı’nın eseridir.
1999’da CHP’li Bekir Kumbul seçimi kazandı. Kumbul 5 yıllık Belediye başkanlığının yanına 2 yıl da Antalyaspor’u sığdırdı.
Antalya’nın yanı sıra Antalyaspor onunla küme düştü.
Sonrasında Menderes Türel seçimi kazandı. Antalyaspor Süper Lige yükseldi.
Türel göreve gelir gelmez, alt ve üst geçitler, yürüyen merdivenlerle donattırdı şehri. Raylı sistemi hayata geçirdi. Şehir içi ulaşımında ana arterlerin yapım talimatlarını verip, cadde ve sokak yollarını ortaya çıkarttı.
2009’dan 2014’e kadar CHP’li Mustafa Akaydın ile 5 yıl patinaj yaptı koskoca dünya kenti Antalya. Patinaja razıydık da, turizmin başkenti o 5 yıllık süreçte 20 yıl geriye götürüldü. Adı da, “Layloylom hoca” olarak kaldı.
2014’te Antalya halkı Menderes Türel’e öyle bir sarıldı ki, “Senin kıymetini bilememişiz” söylemleriyle belediye başkanlığı makamına oturttu.
Antalya’yı şaha kaldırdı Türel.
Dünya’ya Antalya şehrini konuşturttu.
Hangi çalışmasını sayalım ve yazalım ki?
Bırakın köşeyi, gazetelerin sayfaları yetmez. Politika desen ona keza.,
Ardından, Muhittin Böcek dönemi başladı.
İyi ki önümüzdeki Mart’ta bitiyor.
Bitiyor da, kim bilir yeni dönemde Antalya’yı nasıl bir zihniyet, nasıl bir beyin ve beyin takımları bekliyor.
Zaman her şeyin en iyi ilacı…