Antalyaspor gitti Gaziantep’e gittiği gibi eli boş geri dönüp geldi. O maç bitti bir sonraki maça bakacağız!..
Teknik heyet Erdoğan’dan sol bek yarattı, onun yarattığı korner golünden gelen gole boyun eğilip Antalyaspor 1-0 mağlup ayrıldı.
Gazze’de savaş olursa Antalyaspor’un İsraillileri forma mı giyer?
Giyerlerse abesi iştigal olurdu nitekim giymediler.
Kırmızı-Beyazlı ekipte, “Tam kadro oturdu. Futbolcular birbirlerini tanıdı” derken, Milli ara girdi. Milli aranın ardından Gaziantep’te ortaya konan oyun kafamda bir yığın acabaları dolaştırdı.
Ne bir dayanışma ne attığı topa inanan ne de yardımlaşma ne bileyim arkadaşını hareketlendirmek vardı.
Hoş Ev sahibi ekibin de Antalyaspor’dan kalır bir farkı yoktu da, bir yan top onlara fazlasıyla yetti.
Dedik ya, “Önümüzdeki maça bakacağız.”
O maç da Pazar günü saat 19.00’da Başakşehir ile.
“Pazar günü” vurgulamasını özellikle yaptım.
Gelin Antalyaspor hangi takımla ne günleri maçlarını oynamış bir masaya yatıralım.
Lig’de 9’ncu hafta maçları geride bırakıldı.
Sezonun açılış maçını Cuma akşamı Trabzon ile deplasmanda yaptı Kırmızı-Beyazlılar. Lig’in 2. Hafta karşılaşmasını da Cuma gecesi Konyaspor ile iç sahada oynadı.
Kayseri, Sivas, Samsun, İstanbulspor, Galatasaray ve son Gaziantep karşılaşmalarının hepsini Cumartesi.
Pazar mesaisine sadece Lider Fenerbahçe ile Lig’in 5. Haftasındaki karşılaşmada çıktı maç da, 3-2 bitti.
Bu durum kime ne anlatıyor ki?
Bana yönetim yetersizliğini.
Federasyon nezdinde etkisizliği.
Bir Süper Lig Takımının, yayıncı kuruluş üzerindeki pasifliğini.
Hoş bu fikstürün oluşumunun baş sorumlusu yayıncı kuruluş da, bir takım cumartesi gününe ancak bu kadar abone edilir.
Kimse ısrarla Antalyaspor taraftarı ya da seyircisini yok sayamaz. Hiçbir yönetim de saydıramaz.
Ama oynanan 9 maçın 6’sı Cumartesi, 2’si Cuma, sadece biri Pazar o da Fener maçı.
Kim ne düşünürse düşünsün ben bundan çok anlam çıkartıyorum. Dilerim sezonun bitimiyle yanılan ben olurum. Yoksa bu kadar yönetimsizliğin faturası birilerince mutlaka çıkartılır bu futbol camiasında.
İki gün sonra Antalyaspor A.Ş’nin Genel Kurulu var.
Ve ben o kongrenin delegesiyim.
Her ne kadar 1 hissem olsa da, Antalyaspor’un hisse ortağıyım.
Bastım parayı, aldım hisseyi arkadaş.
Hem de tam 30 sene öncesinin parasını!..
Ve Allahtan bir mani olmazsa gidecek o genel kurula katılacağım. Katılacağım katılmasına da, Tokmağı elinde gezdirenler bakalım kendilerine nasıl bir davul bulabilecek.
Patlak mı olur, “Nasılsa ileride yamanır” zihniyetiyle hareket edilip, oldu bittiye getirilerek oluşacak lafta bir yönetim mi bekleyip göreceğiz.
Göreceğiz de, Gazeteci Atilla Türker’in geçtiğimiz hafta yazdığı yazıyı okuyan var mı?
Herkes okumuştur.
Ve okuyan o muhatapların yüzlerini bugünkü kongrede hakikaten görmek isterim.
O yüz gerçekten elastiki mi inanın çok merak ettim.
Antalyaspor tarihi bazı şeyleri asla affetmez….