Cep telefonları yaşantımıza neler kattı hiç düşündük mü?
Kimileri için böyle bir soru basit gelebilir de, ne yazık ki kazın ayağı öyle değil.
Hem de kesinlikle.
Neler neler saymayız ki bu sorunun cevabını verebilmek adına?
Misal.,
Sesli ve yazılı görüşmenin yanı sıra görüntülü görüşme, görüntülü mesaj, müzikçalar, video oyunları, internet, veri transferi ve hatta ofis uygulamaları gibi tüm diğer bilgisayar işlevlerini kullanıcısına ulaştırabilir.
Hem de kullanmasını bildikten sonra profesyonelce.
Cep telefonları, ailemizle, iş ortaklarımızla iletişim halinde olmamıza ve e-posta veya sosyal medyaya erişmemize yardımcı olur. Artık telefonlar yalnızca arama yapmak için değil, veri depolayabilir, fotoğraf çekebilir ve daha pek çok şey yapabiliriz.
Google amcama, “Cep telefonlarının başlıca olumsuz etkileri nelerdir?” diye yazdım da.,
Karşıma, “Yoğun cep telefonu kullanımının en azından beyin yorgunluğuna sebebiyet verdiği neredeyse kesin gibidir. Ayrıca, baş ağrıları, uyku düzensizliği, hafıza zayıflaması, yoğun stres ve yorgunluk, konsantrasyon ve dikkat dağınıklığı gibi durumlara yol açabilmektedir” diye yazıyor da.,
Tüm bunlar kaçımızın umurunda ki?
Telefonlar hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi.
Evet, telefonlar günlük hayatı kolaylaştırdıkları gibi uzmanlar zararlarının da mevcut olduğunu söylüyorlar.
Son dönemlerde telefon kullanımında yaşanan artış ve yaş olarak telefon kullanımındaki düşüş, tehlike sinyallerinin geldiğine ayrıca haber veriyor.
İnsanların yaşam biçimi ne yazık ki tek kelimeyle sosyal medya olup çıkmış durumda.
Hastanede doktor sırası bekleyen kafasını cep telefonundan kaldırmıyor.
Halk Otobüslerinde farklı mı?
Anası-babası yaşındaki insanlar önünde ayakta zor duruyor ama, 15 yaşındaki genç cep telefonunda parmak oynatmaktan gördüğü yok.
Her şeye eyvallah da, trafik akışı sırasında cep telefonuyla aynı işleri yapanlara ne demeli?
Eskiden kırmızı ışık yeşile döndüğünde korna çalanlar ayıplanır hatta sert tepki gösterenlere tanıklık ederdik.
Şimdi öyle mi?
Kırmızı yeşile dönmüş adamın haberi yok. Arkasındaki araç sürücüsü çaresiz kornaya basıyor. Kendine gelir gelmez de eliyle pardon dercesine özür diliyor.
Çünkü biliyor ki cep telefonuna gömdüğü kafası yüzünden ışık yanmış farkında değil.
Bırakın arabayı motor kullanırken cep telefonunu karıştıranları bile görebilmek artık mümkün.
Araç kullanırken cep telefonuyla arama yapmak, çalan telefona cevap vermek, numara çevirmek gibi davranışlar sürücünün dikkatinin dağılmasına, konsantrasyonunun bozulmasına neden olarak kazaya yol açabilir.
Kaçımız aynı şeyleri yaptığımız için olası bir trafik kazası riskini atlatmadı.
İtiraf edeyim ben o duyguyu birkaç kez yaşadım ve her seferinde telefonu aracın koltuğuna fırlattım ama “Ders aldım vaz geçtim. Bir daha hiç aynı hatayı yapmıyorum” diyemem.
Bilerek yapmamışımdır yapmamasına da, elimde olmayarak kesinlikle alışkanlığım devam etmiştir.
Oysa.,
Para kazanmanın zorluğu aslanın midesinde olduğu günümüzde, cep telefonuyla trafikte konuşmanın cezası 1506 TL.
Az mı?
“Olana çerez parası” diyeceğim de, en ucuz çerezin fiyatı da 400 TL!den başlıyor.
Peki bu birilerinin umurunda mı?
* * *
HAYATIN GERÇEKLERİ
Bir baba, bir gün oğluna "Her kırdığın insan için şu tahtaya çivi çak" der.
Oğlu babasının dediğini yapar ve her insan için tahtaya çivi çakar. Bir süre sonra bakar ki tahta çivilerle dolmuş, taşmıştır.
Babasına gösterir.
Babası "Peki şimdi kırdığın insanların gönlünü al ve ger gönlünü aldığın kişi için bir çivi sök" der. Zaman geçer çocuk söyleneni yapar ve babasının yanına çivileri söküp geri gelir ama tahta delik deşik. Baba tahtayı eline alır ve şöyle der.
"İnsan kalbi bu tahta gibidir oğlum. Kırdığın kalbi belki düzeltirsin ama izi her zaman kalır."