Benim bu köşenin altında, yani geçtiğimiz pazartesi günü İleri Gazetesi’nin 4’ncü sayfasının manşetinde bir haber verilmiş.
Hem de koca puntolarla: “İlk 7 ayda 9 milyonu aştık” başlığı.
Bu ülkenin bir evladı olarak bundan gururlanılmaz da ya ne yapılır?
Ve vurgulayıcı bir alt başlık:
“Antalya turizmi, rekor yılı olan 2023’ün de üzerinde turist sayısıyla temmuz ayında yeni bir rekora imza attı. İlk 7 aylık dönemde kente hava yoluyla toplam 9 milyon 58 bin kişi, temmuz ayında ise 2 milyon 742 bin turist geldi.”
Müjdenin de müjdesi bir bilgilendirme.
Doğal olarak da İleri Gazetesi bu güzelliği okurlarıyla paylaşıp bize gururların en yücesini yaşatıyor.
Ve hiç kimse kusura bakmasın aynı haberin detaylarını da vereceğim: Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Antalya Havalimanı ve Gazipaşa-Alanya Havalimanı’ndan aldığı verilere göre Antalya’ya gelen toplam turist sayısı 2024 yılı temmuz ayı sonu itibarıyla 9 milyon 58 bin 186 kişi oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl 7 ayda kente gelen turist sayısında yüzde 10’luk artış gerçekleşti. Turist sayısındaki artış kişi olarak ise 827 bin 814 kişi olarak açıklandı. Bu yıl 1 Ocak’tan 31 Temmuz’a kadarki süreçte Antalya’ya hava yoluyla gelen turistlerin 8 milyon 495 bin kişisini yabancılar, 562 bin kişisini de gurbetçiler oluşturdu. Gurbetçi turist sayısında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 10’u aşan yükselme gerçekleşti.
Rus turistlerimiz ayrı kalmaya fazla dayanamamış olacaklar ki ani bir atakla Antalya’ya tatil konusunda yine ilk sıraya oturuvermişler.
Nitekim, “Bu yılın ilk yarısında ekonomik sorunlar sebebiyle Rusya’dan gelen turist sayısının azalması ve Almanya’nın da son yıllardaki artışının devam etmesine bağlı olarak, uzun yıllar sonra yeniden Alman turistler Antalya’da ilk sıraya yerleşmişti. Ancak 14 Haziran-14 Temmuz tarihleri arasındaki Avrupa Futbol Şampiyonası’nın da etkisiyle ve yaz dönemi Rus turist ilgisinin artmasına bağlı olarak temmuz ayı sonu itibarıyla Ruslar yeniden ilk sıraya geçti. Yılın 7 aylık döneminde Rusya’dan toplam 2 milyon 40 bin turist geldi. Geçen yıla göre
184 bin kişiyle yüzde 10 artış gösteren Rusların toplam turizmdeki payı ise yüzde 24 oldu.
Bakın buraya kadar Türkiye, dolayısıyla Antalya’nın turizmdeki yeri ile ilgili küçük de olsa bilgilene bildik mi?
Ve hatta gün geçmedi ki;
"Antalya Havalimanı ziyaretçi rekoru kırdı. Tarih, doğa ve kültürün mükemmel buluşma noktası Antalya'mıza dün gelen turist sayısının 204 bini aşmasıyla tüm zamanların günlük dış hat yolcu rekorunu kırdık.”
Haberleriyle karşılaşmayalım.
İşin en ilginç yanı da, rekor kırmanın haberlerini gururla verdiğimiz dönemde, “Antalya’da turizmin rotası değişti. Lüks oteller boş kaldı” yakarışları beni şaşkına çevirmedi değil.
Onca turist geliyor da nerede kalıyorlar arkadaş?
O oteller nasıl boş olur?
Ve işin en üzücü haberleri:
“Lüks oteller resimlerde kaldı. Teker teker iflas ediyorlar.”
Neden?
“Pandemi sürecinde ardı ardına batan oteller ardından hızlı bir toparlanma sürecine girmişti. Anca bu kez de ekonomik kriz nedeni ile otelleri iflas etmeye başladı.”
Bir çoğumuz ekonomik krizin sadece kendi ülkemizde olduğunu sanmıyor değildik.
En azından ben öyle sanıyordum.
Üzücü ve bir o kadar da vahim vurgulama şöyle yapılmış:
“2024 itibari ile turizm sektörü darboğaza girdi. Konkordato ilan eden otel sayısında belirgin bir artış yaşandı. Hatta birçoğu krizden kurtulamayarak iflas açıkladı. Beklenen doluluk oranına ulaşamayan oteller fiyat indirerek iflastan kurtulmaya çalıştı. Ancak birçoğu bu kez de karlılık oranları düştüğü için düze çıkamadı.”
Acaba bindiğimiz dalı kese kese turizmimizi kendi ellerimizle bitirme noktasına mı getirdik?
Her ne olursa olsun birilerinin bu kötü gidişat için kesinlikle bir şeyler yapması gerekiyor.
Gerekiyor ki, bitmenin eşiğine gelen Türk Turizmi eski günlerine geri döne bilsin.
Şimdilik her şey ortada. Ve turizmimiz can çekişiyor. İvedilikle oksijen gerekli.