Bugünkü konumuz hastane. Ve konumuzu hastane olayından açmışken bizzat yaşayarak görüp öğrendiğimiz daha doğrusu karşılaştıklarımızı anlatmaya devam edelim.
Edelim ki bizim gibi olaylarla karşılaşanlara ışık olsun.
Efendim, bendeniz 10 yılı aşkın süreçtir sedef hastalığı ile cebelleşir dururum. Şükür ki o cebelleşmemde Akdeniz Üniversitesi’ndeki araştırma görevlisi asistan arkadaşlardan tutun da dermatoloji profesörü doktorlarımız şahsıma çok yardımcı olmuş kişilerdir.
Akdeniz Üniversitesi’nden ihtisasını tamamlayıp mezun olup Demre Devlet Hastanesi’nde başhekimlik yapmış ve halen Antalya Atatürk Devlet Hastanesi’nde (Eski SSK) dermatoloji uzmanı olarak görev yapmakta olan Hüseyin Cahit Ülker dahil.
Geçen aylarda dermatoloji profesörü değerli dostum Ertan Yılmaz hocam Whatsapp’tan, “Cuma günü burada ol ilacını yazacağız” deyince, perşembe günü soluğu Antalya’da aldım.
Benim sedef hastalığı ile ilgili yeni bir ilaç uygulaması başlaması, onun da göğüs ve iç hastalıkları bölümlerinin onayı gerekmesi nedeniyle belli bir koşuşturmaca beni bekliyordu ki, korktuğum başıma geldi.
Göğüs onayında sıkıntı çıkmadı, iç hastalıkları ultrason istemez mi. Mart ayına randevu verdiler. Çaresiz ücretli çektireceğiz. Doktor arkadaşlarımdan akıl aldım eski SSK’dan tanıdığım bir doktor dostuma telefon açtım.
Radyoloji uzmanı tanıdığımız, “Normal ücreti 900 TL ama sana 600’ dedi, ‘Sabah 9’da da gel’ diye ekledi. Ben 9.20’de gidince ‘Geç kaldın 12’den önce alamam’ deyince, başka bir doktor tanıdığım Çallı’daki Meydan Tıp Merkezi’ne gidebileceğimi belirtti.
Gittim.
Müracaata başvurumu yaptım ücretin 350 TL olduğunu söyledi görevli.
Şaşırmıştım.
Zira bana ‘900 ama sana 600’ denilen ücret 350 TL’ye düşmüştü. Parayı ödeyip makbuzumu alıp sıraya girdim bekliyorum. Bir kaç dakika sonra bir bayan ismimi çağırıyordu. ‘Benim’ dedim ultrason odasına girdim. Karşımdaki uzun saçlı belli ki doktor, “Maskeni çıkartır mısın” dedi çıkarttım. “Tamam takabilirsin, dışarıda bekle” dedi çıktım. Bir kaç dakika sonra bu sefer ilk kayıt yaptırdığım bayan ismimi çağırdı gittim. “Ücretlendirmenizi banka kartı ile yapmışız. 150 TL’yi size iade ediyoruz” dedi, neden diye sordum, “Doktor beyin talimatı” dedi. Bi an bizim ultrason iptal oldu diye beynimde şimşekler çaktı.
Ancak öyle olmamıştı. Sıram gelince çağrıldım ve ultrason odasına girdim. Doktor maskesini kaldırdı, ‘Hoş geldin’ demez mi?
Bizim Necmi Erdoğan idi karşımdaki. ‘Sen miydin’ diyebildim.
Yaş ilerledi, acaba ultrasonda bir şey çıkar mı diye korka korka gittiğimi saklayamam iğneden ipliğe inceledi Necmi şükürler olsun bir şey çıkmadı rahatladım.
Necmi Erdoğan dostum ile eski günleri yâd edip, teşekkürlerimi sunup, ayrıldım.
39 yıldır Antalya’dayım ve bu şehre damga vurmak böyle bir şeymiş diye düşünmekten kendimi alamadım.
Necmi doktor aynı zamanda dâhiliye uzmanı Nejat Erdoğan’ın kardeşi ve öz ve öz Yenikapı çocuğu.
Hani demiştik ya, ‘Parası olmayan ölsün mü’ diye.
Parası olup vakti bulunmayanlar da e kıyıversin kendi sağlığı için o paracıkları be.