Sanayi ve Tarım Politikalarında Eşgüdüm İhtiyacı
Reklam
Orhan Özçatalbaş

Orhan Özçatalbaş

Sanayi ve Tarım Politikalarında Eşgüdüm İhtiyacı

09 Nisan 2019 - 06:17

Türkiye pek çok alanda olduğu gibi ekonomik kalkınmanın sağlanması ve refahın artırılması konusunda eşgüdümün, güç birliği yapmanın gücünden uzun yıllar yararlanamadı ve ortaya çıkması gereken sinerjinin pozitif etkilerinden yararlanamadı. Son yıllarda bu alanda yapılan çalışmalar önemli kapılar aralıyor. Bu kapsamda iki önemli üretim sektörü olan tarım ve sanayi birlikte ele alındığında, her iki sektörün önemli eşgüdüm ve güçbirliği alanları olduğu görülmektedir. Bu alanların saptanarak doğru politikaların üretilmesi ve sektörlerin uyumunu sağlayacak yeni politikalarla sürecin yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi
Türkiye sanayileşme sürecinde gecikmeli olarak yarışa katılsa da yetişmiş insan kaynağı ve doğru planlamalarla önemli atılımlar gerçekleştiriyor. Bu çerçevede Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi (2015-2018) önemli bir politika metni olarak ortaya konulmuş durumda ve söz konusu belge başta Onuncu Kalkınma Planı olmak üzere yapılan çok sayıdaki çalışmadan faydalanılarak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda pek çok ilgili kurum ve kuruluşun katılımıyla oluşturulmuştur. Ancak tarım sektörüyle sanayinin ilişkisini ortaya koymak üzere tarımla ilgili yapıların kurumsal yapı içinde yer almadığı görünmektedir. Bu durum tarım ve sanayi etkileşimi konusu üzerinde somut politikalar üretilmesi yönünde elde edilecek çıktıları güçsüzleştirmektedir. Oysa ki belge Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi 2011-2014 dönemini kapsamaktadır ve belgede 72 eylem yer almaktadır. Yatay sanayi politikası alanları, sanayi faaliyetlerinin genelindeki verimlilik artışlarını sürekli kılmak amacıyla piyasaların etkin işleyişini sağlamaya, firmalar için yatırım ve iş yapma ortamını geliştirmeye ve cazip hale getirmeye yönelik çerçeve unsurları içermiştir.
Bu kapsamda, tüm firmaların rekabet gücünü etkileyen ve farklı kurumlar arasında koordinasyon gereğini ön plana çıkartan, işgücünün niteliğini yükseltecek, finansmana erişimi kolaylaştıracak, yenilikçilik kapasitesini geliştirecek, girdi maliyetlerini düşürecek ve çevreye duyarlılığı artıracak yatay sanayi politikalarının uygulanmasına(TSSB, 2015) önem verilmiştir. Bu kapsamda strateji belgesinde yer alan politikalar içerisinde “Bölgesel gelişmeye katkı sağlamak üzere sanayi politikaları geliştirilecektir.”, maddesi de yer almıştır.

Bölgesel Kalkınma ve Tarım Sektörü
Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi’nde yer alan bölgesel gelişmelere yönelik politikalar kapsamında özellikle belgenin temel ekseninin "yerli, yenilikçi ve yeşil üretim" odaklı olması nedeniyle de, belgenin esasen tarım sektörüyle de ilişkilendirilmesi önem arz etmektedir. Belgede: “Bölgesel gelişmeye katkı sağlamak üzere sanayi politikaları geliştirilecektir.” ifadesi son derece önemlidir. Bu kapsamda belge;
Sanayide bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli yerli üretimin geliştirilmesi, - Kaynakların etkin kullanıldığı, daha yeşil ve rekabetçi sanayi yapısına dönüşümün sağlanması, - Sosyal ve bölgesel gelişmeye katkı sağlayan ve nitelikli iş gücüne sahip sanayinin geliştirilmesini” stratejik hedefler olarak ortaya koymuştur.
Bu noktada belirtmek gerekir ki; bölgesel gelişmelerin ortaya konulmasında Bölgesel Kalkınma Projeleri önemli bir araç durumundadır. Buna göre bölgesel gelişmelere yönelik çalışmalar içinde ilgili bölgelerdeki temel sektörler üzerinden çalışmak doğru olacaktır. Bu çerçevede bölgesel kalkınma stratejilerine konu olacak temel alanların başında tarım sektörü gelmektedir. Tarım sektörünün sanayi sektörü ile ilişkisi ise son derece önemli ve derinliklidir. Sektörler arasındaki ilişki kısaca şöyle ifade edilebilir;
A) Tarım üretim malları üreten bir sektör olarak tarıma dayalı sanayi için hammadde üreten önemli sektör durumundadır.
B) Tarımsal üretim faaliyetinde kullanılan ve üretim için gerekli olan girdiler(input) makine ve kimya sanayi gibi sektörler tarafından üretilmektedir. Bu durum tarım sektörünün sanayi mallarına talep oluşturmasına yol açmaktadır ve tarımdan sanayi sektörüne kaynak transferi söz konusu olmaktadır.
C) Tarımda iş ve aile hayatı birlikteliği vardır. Kırsal alanda yapılan tarımsal faaliyetler aile ile birlikte yürütülür. Bu bakımdan iş ve aile hayatı birliktedir. Dolayısıyla kırsal aileler de sanayi ürünlerini (elektronik, beyaz eşya vd) talep ederek, sanayiye kaynak transferi sağlamaktadır.

Tarım ve Sanayi Sektörleri Eşgüdümü
Tarım ve sanayi sektörlerinin birlikte kalkınmasını sağlayacak bir anlayışla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede sektörler arsında oluşturulması gereken eşgüdümün(koordinasyon) politikalar düzeyinde uyumu üzerinde çalışılması önemli bir ilgi ve çalışma alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede özetle aşağıdaki hususların dikkate alınmasının yararlı olacağı düşünülmektedir;
a. Tarımda kullanılan girdilerin kimyasal gübre, tarımsal mücadele ilaçları, mekanizasyon araçları gibi önemli bölümü endüstriyel süreçle elde edilen sanayi malları durumundadır. Buna göre sanayi entansif tarımda kullanılan kimyasalların kullanımında dışa bağımlılığı “ithal ikameci” anlayışla ele alması yararlı olacaktır.
b. TSSB’de otomotiv sektörünün (Türkiye Makine Sektörü Strateji Belgesi (2011-2014) ile Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi (2011- 2014) geliştirilmesi yer almaktadır. Burada tarım makineleri ve tarımda bilişim teknolojileri kullanımına yönelik önemli gelişme potansiyeli bulunmaktadır. Ayrıca traktör ve diğer tarım makineleri ihracatı potansiyeli yüksektir.
c. TSSB’de Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Türkiye Tekstil, Hazırgiyim ve Deri Ürünleri Sektörleri Strateji Belgesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanmış ve Yüksek Planlama Kurulu’na sunulmuştur. Burada belirtilen sektörlere hammadde sağlayacak olan temel sektör tarımdır. Tarımla ilişkili süreçler üzereinde durulması yararlı olacaktır.
d. 2023 hedefleri kapsamında tarım ve gıda sektöründen beklentiler oldukça yüksektir. Halen Tarımsal üretim değeri bakımından tarım sektörümüz dünyada 6. Sırada, Avrupa’da ise ilk sıradadır. Buna göre bu üstünlüğü sürdürülebilir kılmak için sanayi sektörüne önemli rol düşmektedir. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, tarıma dayalı sanayi de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin üretilmesi ve geliştirilmesi hedeflenerek, ihracata katkı vermesinin hedeflenmesi önemli olacaktır.
e. Ülke Mekânsal Strateji Planı ile tarım, sanayi ve diğer sektörler arasındaki etkileşim ele alınmaktadır. Buna göre ülke kalkınma politikaları, bölgesel gelişme stratejileri ile bölge plan kararlarının mekânsal organizasyonunun sağlanması üzerinde durulması söz konusudur.
Sonuç itibariyle; sanayi ile tarım sektörünün tüm alanlarda değilse de; seçilmiş stratejik ve doğrudan ilişkili alanlarda birlikte ele alınması ve sektörler arası uyumu sağlayacak yaklaşımların politikalara dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar