İbrahim Doğru

İbrahim Doğru

Gençliğimizi tehdit eden unsurlar

Yazının başlığının gereği olan konuya hemen girmek istiyorum. Hangi yakın ve uzak tehlikeler gençliğimizi tehdit ediyor?
Bu soruya maddeler halinde cevap vermeye çalışayım. Yegâne cevapları yazdığımı iddia etmeyeceğim ama bazı problemlere ışık tuttuğumu ya da dikkat çektiğimi söyleyebilirim.
Şöyle ki:
1- Özenti: Moda olan, Dinden ve yerel kültürden beslenmeyen her türlü mesleki ve sosyal akımlardan etkilenme durumu. Futbolcu, Sanatçı, Müzisyen, Artist gibi çokça reklamı yapılan popüler kişiliklere özenilmesi durumu.
2- Din ve Ahlak Eğitiminin Yetersizliği: Bu şekilde fıtrata uygun hayat nizamından hızla uzaklaşmış oluyoruz.
3- Zararlı Alışkanlıklar: İnsanlar zararlı ya da faydalı alışkanlıkları genç yaşta edinir. İçki, Kumar, Uyuşturucu, Sigara, Zina gibi kötü alışkanlıklar gençliğin gününü ve geleceğini karartmaktadır.
4- Şeytan, Nefis, Heva ve Hevese Uyma: ‘’Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?’’ (Furkan, 25/43) Bu dörtlü his ve uygulamalar insanı ahlaktan ve Allah’tan hızla uzaklaştırır. Şu an gençliğin gündemini bu dörtlü ruhsal virüs işkal etmiş durumdadır.
Gençlerimizi kendi heva ve arzularına göre değil peygamberimizin ahlak ve sünnetiyle yetiştirmeliyiz ki sonsuzluk yurdunda sınırsız ödüle rahatça kavuşabilsin. Onu model şahsiyet almaları sağlanmalıdır.
5- Zararlı Görsel ve Yazılı Medya: Gençleri şiddete, mafyaya, fuhşa, ahlaksızlığa, inançsızlığa kişiliksizliğe içkiye yönlendiren medya türü de en büyük tehlikelerden biridir.
Her türlü ahlaksızlığı normal gibi yayınlayan medya, gençleri günaha ve sapkınlığa itmektedir.
      6- Kitap Okuma Alışkanlığının Yetersizliği: Kitaplar sayesinde bilgiler tecrübeler sonraki nesillere aktarılır. Dünyadaki bilgilere ulaşmanın en kolay yolu okumaktır. Okuma oranı ne kadar artarsa toplumumuzda kültür ve medeniyet o oranda gelişir.
7-Aile İçi Problemler: Ailesinde sorun olan gençler, problemli gençler olarak ortaya çıkmaktadır.
Genç, zaten ergenlik denilen problemli bir zamanı yaşıyor. Bir de ailesinin problemleriyle uğraşmak zorunda olması onu bunalımlara sürükleyecektir.
                                                        ÇARELER….
VE GENÇLERE ÖNCELİKLE SAĞLAM BİR İSLAM BİLİNCİ VE AHLAKI VERELİM Kİ İNANÇ BOŞLUĞUNA VE AHLAKSIZLIĞA DÜŞMESİN.
Din duygusu fıtri bir duygudur. Bu duygu vahiyle beslenmezse, tatmin edilmezse yukarıda saydığım düşünce ve davranışları kendisine din yapar. Veya din gibi ciddi yapılar, alışkanlıklar oluşturur.
      Her zamanın sunduğu belalarla fırsatları denk olmayabilir. Bu açıdan büyükler gençler için öncelikle güzel ve hayırlı fırsatları göstermeli ve ulaşımı kolaylaştırıcı çalışmalar yapmalıdır.
      Toplumumuzun iyilerinin cesaret testi zamanı gelmiştir. İmkân sahipleri için tam da bir şeylerin acilen yapma zamanıdır.
                                          NELER YAPMALIYIZ?
- Onları sevdiğimizi, arkadaş gibi yanlarında olduğumuzu her fırsatta hissettirelim.
- Kötü arkadaş ve çevrelerden uzaklaştıralım.
- Zararlı ideoloji ve fikirleri tanımalarında yardımcı olalım.
- İçki, kumar, uyuşturucu, sigara, fuhşiyat (aşırılık) gibi kötü alışkanlıklardan koruyalım.
- Okuldaki eğitimiyle dersleriyle, ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenelim.
- Ülke ve milletimize faydalı bir meslek edinmesine yardımcı olalım.
- Gençliğe önem verelim, eğilelim çünkü onlar bizim geleceğimiz…
- Okulda öğretmenler her yönüyle onlarla ilgilenmeli onları hayata iyi yönde hazırlamalıdırlar.
- Onlara okuma alışkanlığı kazandırılmalıdır.      
      
       GENÇLİĞİN VE TOPLUMUN EN BÜYÜK DÜŞMANINA İSLAMIN BAKIŞI VE TEDBİRİ.

  • Dünyayı kapsamı alanına alan global kültür, maddi manevi her şeyi hızla tüketme maharetine sahiptir.
  • Gençlerimize geleneksel davranışlar dayatmanın yerine gelenekle günümüz dünyasının yeni davranış modelleriyle birlikte harmanlanmış bir hayatı tavsiye etmeliyiz veya yönlendirmeliyiz.
  • Dinimizi, itikadi ve ameli kurallarını anlatırken onların ahlaki kurallarına yüksek bir ehemmiyet vermeliyiz. Dayatma yerine ikna metodunu denemek zorundayız.
      
       BİR DÜŞÜNÜRÜN DEDİĞİ GİBİ ‘’GENÇLİĞİ AYAKTA OLMAYAN CEMİYET YATAKTADIR’’.
  Ayakta olan gençlikten maksat, her türlü olaylar ve durumlar karşısında adaletin yanında yer alan, kalbindeki insanla kafasındaki iz’anı daimî olarak dayanışma halinde bulunduran gençliktir.
 Yoksa kararsızlık içinde ne yaptığını bilmeden, bilinçsiz, yetersiz, sokaklara dökülen, ideoloji oyuncağı olarak kötü kişi ve zümrelerin kuklası olan gençlik değildir.
      Gençlik geleceğe benzer. Onda meçhuller, tehlikeler ve ümitler, güzellikler, enerji ve imkânlar gizlidir.
 Gençliği her cephesi ile tanımak, bütün varlığı ile değerlendirmek ve onları geleceğe çok iyi imkânlarla hazırlamak gerekir.
       İnsan hayatını en fırtınalı ve en hararetli dönemi gençlik dönemidir. Bu dönemi yaşayan gençler hakkında Yüce Peygamber şöyle buyurur:
  •    " Gençliğin tehlikelerinden sakınınız!" (Abdürrazzak. 10/93)
Yine Dünyaca tanınan bir mütefekkirin sözüyle yazımızı bitirelim
  • “Dünyayı yöneten, kalem, mürekkep ve kâğıttır” (James Howell)
Sanırım çözümün merkezini öğrenmiş bulunuyoruz.
 
Sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle Hoş olun, Hoşça Kalınız,
Allah’a emanet olunuz.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar