Hepinize tekrar merhaba. Bu yazımda Namaz ibadetimizle ilgili farklı sorular sorup sağlam delillerle cevaplarını size aktarmaya çalışacağım.
- Namaz nedir, hangi namaz insanı dik ve diri tutar?”
Söze Peygamber efendimizin bir hadisi ile başlayalım: “Namaz dinin direğidir.” Çok kısa ve fakat kapsayıcı bir cümle aslında.
-Peki, ama neden dinin direğidir namaz?
Bu sorunun da cevabını Rasulullah’ın hadisinde bulabiliriz. “Bir kişi evinin önünden akan nehirde günde beş defa yıkansa, o insanda kirden eser kalır mı?” buyurdular efendiler efendisi. “Hayır kalmaz ey Allah’ın elçisi” diye cevap verdiler sahabe efendilerimiz. “İşte o nehir beş vakit namazdır” açıklamasını yaptı. Ardında Rasulullah. İşte ruhu da amelleri de insanın iç ve dış dünyasını da temizleyen bir ibadettir namaz. Yine namazın önemine binaen söylenmiş bir hadis daha hatırlatalım burada: “kişinin vakit namazları arasında işlediği küçük günahlar namazlarından dolayı affolunur.” Ne büyük bir nimet ve fırsat değil mi namaz.
-Namaz, Allah’a yakınlaşmanın ve yalvarmanın en kısa yolu olsa gerek.
Bir de namaz öyle derin bir saygı ve imanın ibadete dökülmüş hali olsa gerek ki gerçekten imanı zaafa uğramış ve olgunlaşmamış insanlara ağır gelirmiş.
Sanki Allah, kullarını her fırsatta affetmek için vesileler yaratmış ve namaz da bunların insan hayatından hiç çıkaramayacağı bir ibadet.
- Konuya biraz da Kur’an penceresinden bakalım.
Kur’an bu konuda birçok mesaj göndermiş bizlere, rehber olsun, dayanak olsun, ilham kaynağı olsun, güç-kuvvet olsun diye. Birkaç tanesini nakledelim: “Namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebût sûresi 45. Ayet)
İşte namazın insanı günlük olarak nasıl temiz bir hayata doğru sürüklediğini açıkça anlatan bir ilahi mesaj. Namaz bizi kötülüklerden alıkoyuyor ise neden dinin direği olmasın ki?
- “Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelir. ‘’(Bakara Suresi 45. Ayet)
-Namaz aynı zamanda rahmete kavuşma vesilesidir de. Bakın ayet ne müjde veriyor bize: “Hem namazı kılın, zekâtı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.” (Nur Suresi 56. Ayet)
- Namaz nedir, hangi namaz insanı dik ve diri tutar?”
Söze Peygamber efendimizin bir hadisi ile başlayalım: “Namaz dinin direğidir.” Çok kısa ve fakat kapsayıcı bir cümle aslında.
-Peki, ama neden dinin direğidir namaz?
Bu sorunun da cevabını Rasulullah’ın hadisinde bulabiliriz. “Bir kişi evinin önünden akan nehirde günde beş defa yıkansa, o insanda kirden eser kalır mı?” buyurdular efendiler efendisi. “Hayır kalmaz ey Allah’ın elçisi” diye cevap verdiler sahabe efendilerimiz. “İşte o nehir beş vakit namazdır” açıklamasını yaptı. Ardında Rasulullah. İşte ruhu da amelleri de insanın iç ve dış dünyasını da temizleyen bir ibadettir namaz. Yine namazın önemine binaen söylenmiş bir hadis daha hatırlatalım burada: “kişinin vakit namazları arasında işlediği küçük günahlar namazlarından dolayı affolunur.” Ne büyük bir nimet ve fırsat değil mi namaz.
-Namaz, Allah’a yakınlaşmanın ve yalvarmanın en kısa yolu olsa gerek.
Bir de namaz öyle derin bir saygı ve imanın ibadete dökülmüş hali olsa gerek ki gerçekten imanı zaafa uğramış ve olgunlaşmamış insanlara ağır gelirmiş.
Sanki Allah, kullarını her fırsatta affetmek için vesileler yaratmış ve namaz da bunların insan hayatından hiç çıkaramayacağı bir ibadet.
- Konuya biraz da Kur’an penceresinden bakalım.
Kur’an bu konuda birçok mesaj göndermiş bizlere, rehber olsun, dayanak olsun, ilham kaynağı olsun, güç-kuvvet olsun diye. Birkaç tanesini nakledelim: “Namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebût sûresi 45. Ayet)
İşte namazın insanı günlük olarak nasıl temiz bir hayata doğru sürüklediğini açıkça anlatan bir ilahi mesaj. Namaz bizi kötülüklerden alıkoyuyor ise neden dinin direği olmasın ki?
- “Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelir. ‘’(Bakara Suresi 45. Ayet)
-Namaz aynı zamanda rahmete kavuşma vesilesidir de. Bakın ayet ne müjde veriyor bize: “Hem namazı kılın, zekâtı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.” (Nur Suresi 56. Ayet)
- Aynı surenin 153. Ayetinde yine sabırla ve namazla Allah’tan yardım istemekten söz ediliyor. İlginç değil mi? Anlaşılan o ki namaz Allah’tan yardım istemenin en sağlam yolu olsa gerek.
-Namaz bu kadar önemli ya, Allah bizden önceki ümmetlere de namazı farz kılmıştı.
Namaz sadece son peygamberin dininde olan bir ibadet şekli değildir yani: “Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi Namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın.” (Yunus Suresi 87. Ayet)
-Büyük peygamberlerden İbrahim Peygamberin duasında da namaz vardı: "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle!” (İbrahim Suresi 40. Ayet)
-Namaz, İnsanları güzel olan yola sürükler, kötülükten alıkoyar.
Fakat neden Müslüman bir toplumda yaşadığımız halde, namaz kılanların, teravihte ve cumada camilerin dolup taştığı bir toplumda dedikodu, gıybet, adam kayırma, devlet ve millet malını çarçur etme çirkinlikleri yaşanmaktadır?
Madem namaz insanı kötülüklerden alıkoyar, neden namaz kılanların olduğu bir ülkede insanlık zıvanadan çıkıp, toplum yaşanmaz bir hâl alıyor?
Allah’ın ayetinde bir eksikliğin olmayacağı garanti ise eksiklik acaba bizim insanımızda mı? Ya da insanımızın hangi davranışında yanlışlık ya da eksiklik var ki durum içler acısı oluyor bazen?
- Namaz var ama insanı dik tutamıyor. Yani günümüz insanının bazısının namazının omurgası eksik.,
- Namazın omurgası nedir peki?
- Namazın omurgası huşûdur. Huşû namazı ve onun sahibini dik ve diri tutar.
HUŞÛ, Allah’a derin bir saygı ve kalbin ürpermesi hâlidir.
Derin bir saygı ile namazını eda eden biri nasıl kötülüğe meyletsin ki?
Aradan birkaç saat geçmeden yeniden rabbinin huzuruna çıkacak. Huşû sahibi kişi bunun ağırlığını ve gereğinin ne olduğunun farkındadır.
- Konuya ilişkin bir ayeti örnek verirsek:” Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır.” (Müminun Suresi 2. Ayet) ayette bahsi geçen onlar zamirinin muhatabı gerçekten halis bir imana sahip olan Müminlerdir.
Zaten bu surenin ilk 10 ayetinde de Allah’a içtenlikle iman edenlerin özellikleri anlatılmaktadır.
-Huşunun zıddı gaflettir. Allah “Eraeytellezi” diye bildiğimiz Maun Suresinde bu konuya ilişkin şöyle buyuruyor:” Vay haline o namaz kılanların ki, onlar namazlarından gafildirler. (Habersizdirler)” (Maun Suresi 4. ve 5. Ayetler)
Huşû ile kılınan namaz şeytanı çileden çıkarır.
Huşû ile kılınan namaz cennetin kapılarını aralar.
Huşû ile kılınan namaz kalbin kiri ve pasını siler.
Huşû ile kılınan namaz imanı dik ve diri tutar.
Huşû ile kılınan namaz âdemi adam eder.
Huşû ile kılınan namaz insanı sürekli Allah’a bağlar.
Huşû ile kılınan namaz Allah’ı insana razı eder.
- Kur’an’da Allah, namazı eda etmek için “namazı ikame edin” ifadesini kullanır.
-Peki, ne demektir namazı ikame etmek?
İkame etmek ayakta tutmak, dik tutmak, diri tutmak, diriltmek anlamındadır.
Kur’an’daki “Namazı ikame etmek” ifadesiyle Allah mana olarak diyor ki; “Namazı ayakta tutun, ona ruh verin, namaza hayat verin ki canlı olsun”
Ruhsuz bir namaz cansız bir cesede benzer kıymetsizdir. Akıbeti çürüyüp yok olmaktır. Namazı ikame etmek onu hayata taşımaktır.
Tabii şunu da unutmamak gerekir ki; huşû içinde kılınacak bir namaz için temeli sağlam atılmış bir imana ihtiyaç vardır. Sağlam iman odur ki insanı namazda huşûya götürür.
- Namazı ayakta tutmalıyız ki o da bizi dik ve diri tutsun.
- Ona hayat vermeliyiz ki o da bizim imanımıza hayat versin.
- Namaza bir hediye gibi bakmalıyız ki onu ifa edince Allah da bize cennetini, daha da ötesi rızasını bahşetsin.
-Biz namazı hayata taşıyalım ki namaz da bizi Allah’a taşısın.
-Konuya ilişkin son söz sözlerin sultanından olsun: (s.a.v) “Namaz dinin direğidir, onu ikame eden dini ayağa kaldırmış olur, onu terk eden de dinini harabeye çevirmiş olur.”
Rabbim cümlemize namazı hakkıyla, huşuyla kılmayı nasip etsin.
Her biriniz Hoş olun, hoşça kalın,
Allaha emanet olun.
-Namaz bu kadar önemli ya, Allah bizden önceki ümmetlere de namazı farz kılmıştı.
Namaz sadece son peygamberin dininde olan bir ibadet şekli değildir yani: “Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi Namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın.” (Yunus Suresi 87. Ayet)
-Büyük peygamberlerden İbrahim Peygamberin duasında da namaz vardı: "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle!” (İbrahim Suresi 40. Ayet)
-Namaz, İnsanları güzel olan yola sürükler, kötülükten alıkoyar.
Fakat neden Müslüman bir toplumda yaşadığımız halde, namaz kılanların, teravihte ve cumada camilerin dolup taştığı bir toplumda dedikodu, gıybet, adam kayırma, devlet ve millet malını çarçur etme çirkinlikleri yaşanmaktadır?
Madem namaz insanı kötülüklerden alıkoyar, neden namaz kılanların olduğu bir ülkede insanlık zıvanadan çıkıp, toplum yaşanmaz bir hâl alıyor?
Allah’ın ayetinde bir eksikliğin olmayacağı garanti ise eksiklik acaba bizim insanımızda mı? Ya da insanımızın hangi davranışında yanlışlık ya da eksiklik var ki durum içler acısı oluyor bazen?
- Namaz var ama insanı dik tutamıyor. Yani günümüz insanının bazısının namazının omurgası eksik.,
- Namazın omurgası nedir peki?
- Namazın omurgası huşûdur. Huşû namazı ve onun sahibini dik ve diri tutar.
HUŞÛ, Allah’a derin bir saygı ve kalbin ürpermesi hâlidir.
Derin bir saygı ile namazını eda eden biri nasıl kötülüğe meyletsin ki?
Aradan birkaç saat geçmeden yeniden rabbinin huzuruna çıkacak. Huşû sahibi kişi bunun ağırlığını ve gereğinin ne olduğunun farkındadır.
- Konuya ilişkin bir ayeti örnek verirsek:” Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır.” (Müminun Suresi 2. Ayet) ayette bahsi geçen onlar zamirinin muhatabı gerçekten halis bir imana sahip olan Müminlerdir.
Zaten bu surenin ilk 10 ayetinde de Allah’a içtenlikle iman edenlerin özellikleri anlatılmaktadır.
-Huşunun zıddı gaflettir. Allah “Eraeytellezi” diye bildiğimiz Maun Suresinde bu konuya ilişkin şöyle buyuruyor:” Vay haline o namaz kılanların ki, onlar namazlarından gafildirler. (Habersizdirler)” (Maun Suresi 4. ve 5. Ayetler)
Huşû ile kılınan namaz şeytanı çileden çıkarır.
Huşû ile kılınan namaz cennetin kapılarını aralar.
Huşû ile kılınan namaz kalbin kiri ve pasını siler.
Huşû ile kılınan namaz imanı dik ve diri tutar.
Huşû ile kılınan namaz âdemi adam eder.
Huşû ile kılınan namaz insanı sürekli Allah’a bağlar.
Huşû ile kılınan namaz Allah’ı insana razı eder.
- Kur’an’da Allah, namazı eda etmek için “namazı ikame edin” ifadesini kullanır.
-Peki, ne demektir namazı ikame etmek?
İkame etmek ayakta tutmak, dik tutmak, diri tutmak, diriltmek anlamındadır.
Kur’an’daki “Namazı ikame etmek” ifadesiyle Allah mana olarak diyor ki; “Namazı ayakta tutun, ona ruh verin, namaza hayat verin ki canlı olsun”
Ruhsuz bir namaz cansız bir cesede benzer kıymetsizdir. Akıbeti çürüyüp yok olmaktır. Namazı ikame etmek onu hayata taşımaktır.
Tabii şunu da unutmamak gerekir ki; huşû içinde kılınacak bir namaz için temeli sağlam atılmış bir imana ihtiyaç vardır. Sağlam iman odur ki insanı namazda huşûya götürür.
- Namazı ayakta tutmalıyız ki o da bizi dik ve diri tutsun.
- Ona hayat vermeliyiz ki o da bizim imanımıza hayat versin.
- Namaza bir hediye gibi bakmalıyız ki onu ifa edince Allah da bize cennetini, daha da ötesi rızasını bahşetsin.
-Biz namazı hayata taşıyalım ki namaz da bizi Allah’a taşısın.
-Konuya ilişkin son söz sözlerin sultanından olsun: (s.a.v) “Namaz dinin direğidir, onu ikame eden dini ayağa kaldırmış olur, onu terk eden de dinini harabeye çevirmiş olur.”
Rabbim cümlemize namazı hakkıyla, huşuyla kılmayı nasip etsin.
Her biriniz Hoş olun, hoşça kalın,
Allaha emanet olun.
