Vatan Sözlükte “yerleşmek, bir yeri yurt edinmek, kendini bir şeye alıştırmak” anlamındaki vatn kökünden türeyen vatan klasik sözlüklerde ve edebî metinlerde “kişinin doğduğu, yerleştiği, barındığı ve yaşadığı yer” manasına gelir.
Bir başka tanımda Vatan; “Bir halkın hâkim olduğu, üzerinde hür ve bağımsız yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası; el, il, yurttur.”
Vatansever kime denir? Yurtseverlik ya da vatanseverlik bir bireyin ülkesine veya coğrafyasına duyduğu sevgi ve bağlılıktır.
Bu tarifleri çoğaltmak mümkündür. İnsanlık tarihi boyunca yurt edinme, vatan yapma, vatan kurma gibi tabirler hep var olmuştur.
Bir nevi anne karnındaki mekanı gibi düşünmüş, onu her türlü tehdit ve tehlikelerden koruma içgüdüsünü geliştirmiştir.
Normal şartlar altında her insan için evi ve ailesi nasıl değerli ise, o evin bulunduğu belde nasıl özelse, o beldelerin toplamdaki toprak parçası da o derece ehemmiyetlidir.
Aslında bu duygu içgüdüsel olarak insanoğlunda vardır. Yüzyıllar içerisinde insanoğlu farklı kültür havzaları oluşturdu ve aynı kültüre bağlı olan insanlar birbirleriyle daha uyumlu ve dayanışma içerisinde yaşadılar.
Bu birliktelikler modern zamanlarda sınırları belli bir toprak parçası, o toprak parçasını oluşturan insanların ortak mefkureleri, manevi değerleri, inanışları, uygulamaları ortaya çıkarmalarıyla sonuçlanmıştır.
Şu anda bu yapılanma en güçlü dönemlerini yaşamaktadır. Gerçi son yüzyıldaki iki dünya savaşları neticesindeki harita değişiklikleri doğal olanı yapay değişikliklerle bu günkü hale getirmiştir ama bir şekilde kıtaları oluşturan millet ve devletlerin isimleri ve kültürleri hala hayattadır.
Vatanın en büyük anlamı insanlarının bağımsız, özgür olmasıdır. Özgürlüğün sembolü olan bayrağının her metrekaresinde dalgalanabilmesi lazımdır. İnanç ve kültürel aktivitelerini çekinmeden, korkmadan uygulayabilmelidirler.
O vatan toprağına gönülden aidiyet duyanların, vatanları tehdit ve tehlike altındayken en azından rahat uyuyamamaları gerekmektedir.
Son dönemin en büyük hastalıklarından birisi Türk milletinin vatanına olan sevgisinin çeşitli kaygılarla tartışmaya açılmış olmasıdır.
Buna en büyük etkenin siyasi ve ideolojik kamplaşmaların sebep olduğu ortadadır. Buna, ömrü bitmiş ‘’…izimli’’ ideolojilerin bir türlü soyu kurumayan, habis bir ur gibi kendisini hissettiren kalemşorlarının provokasyonu da sebep olmaktadır.
Bu ve benzeri durumlar zor bir coğrafyayı vatan tutmanın sonuçlarıdır. Her zaman ve şartta dikkatli olmak şarttır. Bu vatanda derin uyku haramdır. Türk milleti bu duyguyu içselleştirmiştir aslında. Sadece ara sıra ana gövdenin sendelediğini görüyoruz o kadar.
Herhangi bir düşüncenin, ideolojinin, fikrin kesinlikle kökenine bakmalıyız. Bize, kökleri ülke topraklarımızın dışında olan hiçbir fikir iyi gelemez. Altın tepside ikram edilse bile tereddütsüz reddetmeyi bilmeliyiz.
Bizim ısmarlama fikirlere ihtiyacımız yoktur. Muhtaç olduğumuz kudret tarihimizin sayfalarındaki kahramanlıklarımızda mevcuttur zaten.
Acizane atasözlerimize, türkülere, deyimlere bakmamız bile yeterlidir. Birkaç örnekle yazımızı bitirelim.
&&Cânı cânânı bütün varımı alsın da Hudâ / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
&&Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
&&Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lâkin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.
&&Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
&&Vatan sağlığa benzer, değeri, kaybedilince anlaşılır.
&&"Vatan sevgisi, insanı onurlu kılar."
&&"Vatan, insanın omuzlarında taşıdığı kutsal bir emanettir."
Bu liste uzar gider. Bu konudaki müktesebatımız çok zengindir. Tek dikkat etmemiz gereken şey bu değerli hazineyi korumak olmalıdır.
Her türlü kansızlığa karşı kansız metabolizmalardan uzak durmalıyız. Biz Türk milleti olarak vatan sevgimizi iman paketinin içerisine koymuşuz bir milletiz. Bu konuda bize kimse hiçbir şey adına ders veremez. Bireysel ve toplumsal olarak herkesin aklını başına alması gerekir.
Akif’in o müthiş Türk tanımıyla yazımızı bitirelim.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Allah’a Emanet olunuz.
