-
Fetihnâme Kitâbeleri
Söz konusu Fetihnâme Kitabeleri ile alakalı, Süleyman Fikri Erten tarafından 1922 ve 1940 yıllarında ayrı ayrı iki defa ve Ahmed Tevhid tarafından 1925 yılında yapılan okuma çalışmaları, kitabeler konusunda kayda değer ilk kaynaklardır. Erten ile Tevhid’in okuma çalışmaları arasındaki fark ise Erten’in okunamayan kitabeleri de “okunamadı” açıklamasıyla kayıt altına almış olmasıdır. Günümüzde de sur ve burçlar üzerine in-situ hâlinde olan ve Fetihnâme Kitabeleri sıralamasında 30. ve 31. sırada bulunan kitabeleri her iki araştırmacı da bilemediğimiz bir sebepten tespit edememişlerdir. Yine Fetihnâme Kitabeleri’nden 12, 22 ve 23. sıra nolu kitabeler hakkında Erten’in çalışmasında kayıtlar bulunurken, aynı kitabelerle alâkalı Tevhid herhangi bir bilgi vermemektedir. Fetihnâme Kitabeleri üzerinde yaptığımız çalışmada, Erten ve Tevhid’in, ikinci sıraya koydukları peygambere şehâdet kitabesi, Allah’a şehadetten önce geldiği ve bu sıralama usûlen hatalı olduğu için, Erten ve Tevhid’in yaptığı sıralama tarafımızdan değiştirilmiş, 3. kitabe takdim edilip ikinci sıraya, 2. kitabe tehir edilip üçüncü sıraya alınmıştır.
Fetihnâme Kitabeleri konusunda diğer bir eser Redfort-Leiser’in ortak çalışmaları olan “Taşa Yazılan Zafer” adlı kitaptır. Eserlerinde 43 kitabeye yer veren Redfot-Leiser’in kayıp kitabeler hakkındaki kaynakları Erten ve Tevhid’in çalışmaları olduğundan sıralamada 2. kitabe Peygambere şehadet kitabesidir. Erten ve Tevhid çalışmalarında 7. kitabe olarak kaydedilen kitabeyi, Redford-Leiser ve Yılmaz-Tuzcu anlaşılmayan bir nedenle tehir ederek sekizinci kitabenin olduğu sıraya, sekizinci kitabeyi ise takdim ederek yedinci sıraya yerleştirmişlerdir.
Yılmaz-Tuzcu’nun; “İlk kez tarafımızdan okunmuştur” kaydını düştükleri 12. kitabe, Erten tarafından ilk defa 1922 yılı çalışmasında ve “Müzede ve bir üstüvâne üzerinde” notu ile 66. kitabe olarak, ikinci defa da 1940 yılındaki çalışmasında okunmuştur. Erten ve Tevhid’in, Fetihnâme Kitabeleri sıralamasında 13. kitabe olarak kaydettikleri kitabeyi, Redford-Leiser’in 14. sıraya alma sebepleri ve 14. kitabe ile 13. kitabede takdim ve tehir yapmaları anlaşılamamaktadır. 22. ve 23. sıradaki kitabeler hakkında Erten’de, “okunamadı” kaydı varken; Tevhid, kitabe hakkında herhangi bir bilgi vermemiştir. Erten ve Tevhid’in çalışmalarında 30. ve 31. kitabelerle ile ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Yılmaz-Tuzcu’nun, 2010 yılında neşredilen çalışmalarında; “Mevcudiyeti bilinmeyen kitabe, ilk kez tarafımızdan okunmaktadır” ifadelerine rağmen, Redford-Leiser tarafından söz konusu kitabe üzerine yapılan çalışma 2008 tarihlidir.
Erten ve Tevhid’in çalışmalarında 38. ve 39. kitabeler hakkında “okunamadı” kaydı bulunmaktadır. Yılmaz-Tuzcu ve Redford-Leiser okumalarında, cümlenin başında yer alan atıf vâvı (و) okunmamıştır. Yılmaz-Tuzcu’nun; “Görülmüş ancak okunamadığı belirtilmiş olan kitabe burada ilk kez tarafımızdan okunmaktadır” kaydını düştükleri kitabe, Redford-Leiser tarafından daha önce okunmuştur.
Fetihnâme Kitabeleri’nin sonuncusu ve İmza Kitabesi olan kitabe, konu hakkında çalışma yapan araştırmacılar tarafından Fetihnâme metninin içine, 35. sıraya yerleştirildiği görülmektedir. I. İzzeddin Keykavus hakkındaki övgüler ve ünvanların olduğu kitabe Fetihnâme kitabelerinin sonuncusu ve sultanın imzası hüviyetindedir.
Redford-Leiser’in zikrettikleri; “Fetihnâme ilk olarak Ahmed Tevhid tarafından yayınlanmıştır: Tevhid 1926, 165-76” şeklindeki tespitleri ise doğru değildir. Bu durum, Redford-Leiser’in, Erten’in 1922 yılında Osmanlıca yayınladığı “Antalya Livası Tarihi” adlı esere ulaşamadıklarını göstermektedir. Müelliflerin, Erten’in 1940 yılındaki yayınında büyük oranda Tevhid’e bağlı kaldığını iddia etmeleri de bu sebepten olsa gerektir. Zira Fetihnâme Kitabeleri, Erten tarafından 1922 yılında yayınlanmış olup, kitabeler üzerinde ilk çalışmayı Erten’in yaptığı belgelenmiştir.
Erten ve Tevhid’in on birinci kitabeden sonra yıkılmış surlarda kayıp kitabelerin olabileceğinin kaydını düşmeleri, Fetihnâme Kitabeleri’nin anlam bütünlüğü açısından da doğrudur. Nitekim Fetihnâme Kitabeleri sıralamasında en uygun yer olarak on ikinci sıraya yerleştirdiğimiz kitabe, konu bitmeden sultanın lakaplarıyla başlamaktadır. Sur ve burçlarda, Fetihnâme Kitabeleri aralıklarına göre yaptığımız ölçümlerde 4 veya 5 kitabenin daha eksik olduğu düşünülmektedir.
