I. İzzeddin Keykâvus Dönemi (1211-1220)
4. Burç Kitâbesi (Kayıp)
Dördüncü burç günümüze ulaşmamış olup kitâbesi hakkında da herhangi bir bilgi yoktur. Selçuklu surlarının her burcunda kitâbe olduğu için bu kitâbeninde kaybolduğu kanaatindeyiz.
5. Burç Kitâbesi (Kayıp)
Beşinci burç günümüze ulaşmamıştır, kitâbesi hakkında da herhangi bir bilgi yoktur. Selçuklu surlarının her burcunda kitâbe olduğu için bu kitâbenin de kaybolduğu kanaatindeyiz.
6. Burç Kitâbesi
Erten’in; “Sarraf Mehmed’in evine bitişik surda, buradan itibaren Anytalya isyanı ve tekrar zaptı hakkındaki kitâbeler başlar” ve Tevhid’in; “Bundan sonraki kitâbeler hep müdevverdir. Bu sırada Sarraf Arap Mehmed Efendi’nin hânesi zahrındaki burçtan itibâren Antalya isyanı hakkındaki kitâbeler başlar” ifadelerinden 6. burçta Fetihnâme’nin başladığı anlaşılmaktadır. İzzeddin Keykâvus surlarının 6, 7 ve 8. burçları ve aralarındaki surun beden duvarları Fetihnâme Kitâbeleri’nin olduğu yerlerdir.
Fetihnâme Kitâbeleri
I.İzzeddin Keykâvûs’un, 1216 yılı Ocak ayında Antalya’yı fethettiğinde, Rumlar tarafından Müslümanlara yapılan katliâmın tekrarını önlemek maksadıyla sekiz burçtan müteşekkil sur dizesi yaptırmış ve bu surların rumlara bakan doğu tarafına kitâbeler koydurmuştur. Kalekapısı’ndan (Uzun Çarşı Sokak) Kırkmerdiven’e kadar devam eden İzzeddin Keykâvus Surları’nın altıncı burcundan başlayıp sekizinci burç bedeninde sona eren Fetihnâme kitâbeleri, Erten ve Tevhid tarafından okundukları zaman in-situ hâlindedirler (12 nolu kitâbe hâriç). Söz konusu Fetihnâme Kitâbeleri’nin Erten 1922 ve 1940 yıllarında ayrı ayrı iki defa ve Tevhid 1925 yılında yapılan okuma çalışmaları, kitâbeler konusunda kayda değer ilk kaynaklardır. Erten ile Tevhid’in okuma çalışmaları arasındaki fark, Erten’in okunamayan kitâbeleri de kayda almasıdır. Günümüzde de in-situ hâlinde olan ve Fetihnâme Kitâbeleri sıralamasında 30 ve 31 sırada bulunan kitâbeleri her iki araştırmacıda bilemediğimiz bir sebepten tespit edememişlerdir. 12, 22 ve 23 sıra nolu kitâbeler hakkında Erten’in çalışmasında kayıt varken, aynı kitâbelerle alâkalı Tevhid herhangi bir bilgi vermemektedir. Çalışmamızda, Erten ve Tevhid’in okumaları esas alınmış, sözkonusu yayınlardaki eksikler tarafımızdan tamamlanmaya çalışılmıştır.
Fetihnâme kitâbelerinin bulunduğu surlar, Kalekapısı’ndan başlayıp, deniz kenarındaki Kırkmerdiven mevkiinde tamamlanmaktadır. Erten ve Tevhid kitâbeleri aynı yönden, yani Kalekapısı’ndan başlayarak deniz istikâmetine doğru okumuşlardır. Bu okuma kayıp kitâbelerinde bulunduğu Fetihnâme Kitâbeleri’nin doğru sıralanması için önem arzetmektedir. 1930’lu yıllarda sur yıkım! çalışmalarında Fetihnâme Kitâbeleri’nin baş kısmından 16 kitâbenin yedisi müzeye taşınmış, diğer 9 tanesi sebebini anlayamadığımız bir şekilde kaybolmuştur. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 8, 15, 16 sıra nolu kitâbeler ise Erten ve Tevhid’in yerinde in-sitü olarak tesbit ettikleri günden bu yana kayıp kitâbelerdir. Bu kayıp kitâbelerden 2 ve 3 nolu kitâbeler tarafımızdan bulunup ortaya çıkarılmış, yetkililere haber verilmiş ve yetkililer tarafından Etnoğrafya Müzesi’ne taşınıp kayıt altına alınmıştır. Kitâbeler üzerinde yaptığımız çalışmada, Erten ve Tevhid’in, ikinci sıraya koydukları peygambere şehâdet kitâbesi, Allah’a şehadetten önce geldiği ve usûlen hatalı olduğu için, Erten ve Tevhid’in sıralaması değiştirilmiş, tarafımızdan 3. kitâbe takdim edilip ikinci sıraya, 2. kitâbe tehir edilip üçüncü sıraya konulmuştur.
Redford-Leiser’in zikrettikleri; “Fetihnâme ilk olarak Ahmed Tevhid tarafından yayınlanmıştır: Tevhid 1926, 165-76” şeklindeki tespitleri doğru değildir. Bu durum, Redford-Leiser’in, Erten’in 1922 yılında Osmanlıca yayınladığı “Antalya Livası Tarihi” adlı esere ulaşamadıklarını göstermektedir. Müelliflerin, Erten’in 1940 yılındaki yayınında büyük oranda Tevhid’e bağlı kaldığını iddia etmeleri de bu sebepten olsa gerektir. Zirâ Fetihnâme Kitâbeleri, Erten tarafından 1922 yılında yayınlanmış olup, kitâbeler üzerinde ilk çalışmayı Erten’in yaptığı belgelenmiştir. Ayrıca 1212 yılında çoluk-çocuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek demeden bir katliam ve soykırım gerçekleştiren câniler için, Redford-Leiser’in kaleme aldıkları çalışmada yer verdikleri ve katliamı başarılı bir isyan olarak gösteren;”….özellikle de Anadolu’da Selçuklu yönetimine karşı bilinen tek kent ayaklanmasını, 1212 yılında gerçekleşen ve kentin 1216 yılına kadar bağımsız kalmasını sağlayan başarılı Antalya isyanını…” ve; “Ortaçağ Anadolusu’nda Selçuklular’a karşı başarıyla başkaldırdığı tek şehir Antalya idi. Hem başkaldırdılar, hem de 1212’den 1216 yılı başına kadar gibi önemli bir süre Selçuklu egemenliğine girmediler” şeklindeki cümlelerinin talihsiz bir açıklama olduğunu belirtmek isteriz.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin en uzun ve ihtişamlı fetihnâme kitâbeleri vasfını taşıyan Antalya Kaleiçi İzzeddin Keykâvus surlarındaki kitâbelerin tesbit edilenleri itibariyle, 9 tanesi Antalya Müzesi’nde, imza kitâbesi ile birlikte 27 tanesi in-sitü konumunda ve 7 tanesi de kayıp olmak üzere toplam kitâbe sayısı 43 adettir. Erten’in 1922 ve Tevhid’in 1924 yılında yaptıkları okuma çalışmalarında belittikleri yıkılmış yerlerdeki tesbit edilememiş kayıp kitâbelerle birlikte (tahminen 4 veya 5 adet), Selçuklu Fetihnâmesi’nin yaklaşık 47-48 kitâbeden oluştuğu düşünülmektedir.Fetihnâme kitâbelerinin, ketebe kayıtları olmadığı için kim tarafından yazıldıklarının tespiti mümkün olamamaktadır. Yalnız, Hüsâmeddin Subaşı Yusuf Burcu kitâbesinin yazı karakterleri ile aynı özellikleri taşımasından, Fetihnâme kitabelerinin de hattatı aynı şahıs olmalıdır kanaatindeyiz.
--------------------------------------
1 Erten, Antalya Vilâyeti, s. 49.
2Tevhid, s. 166.
3 Erten, Antalya Vilâyeti, s. 49-55; Tevhîd, s. 166-171.
4 12 nolu kitâbe Müze Envanter Defteri’ne 3 Nisan 1917 tarihinde 29 nolu envanter olarak kaydedilmiştir.
5Envanter defterinde Fetihnâme kitâbelerinin Antalya Müzesi’ne geliş yılları olarak 1935-36 kayıtlıdır.
6 Redford-Leiser, s.18.
7Redford-Leiser, Önsöz.
8 Erten, Antalya Livası, s. 54-59.
9 Redford-Leiser, Önsöz;
10 Redford-Leiser, s. 12.