Antalya, Bahr-i Sefîd’in (Akdeniz’in) mînâ-fâm (cam gibi) sularının daima okşadığı en güzel ve geniş bir körfez kenarında ve şimal (kuzey) tarafları latif vâdileri bitirdikten sonra sâhile kadar bir mil seri ile inen dağların eteğinde cenuba (güneye) müteveccih bir sath-i mâilde (eğimli yüzeyde), her türlü terakkiye (gelişmeye) müsait bir mevkide inşa olunmuş bir şehr-i dilârâ ki (gönül alan bir şehir ki) bânisinin hüsn-i isabet ve intihaba mâlik olduğu (güzel isabetle seçtiği) Antalya’yı tanıyanlarca malumdur.
M.Ö. 137’de yerine biraderzâdesi (kardeşinin oğlu) Attolos kuûd eyledi (tahta oturdu). Üçüncü Attolos gayet zalim idi. Akrabasını tesmim etmiş (zehirlemiş) ve evâhir-i eyyamda (son günlerde) yani M.Ö. 133 tarihinde yazdığı vasiyetnâme mucibince Bergama hükümetinin hâvi olduğu bilad (kapsadığı şehirler), Roma memalikine ilhak olunmuştur ki bittabi Pamfilya kıt’a-i latifesi dahi bu vasiyetnâmede dahil idi. Üçüncü Attolos’un vefatı M.Ö. 133’tür.
Bergama hükümetinin inkırazı (yıkılması) üzerine Antalya ve civarı bir müddet serbest ve hür yaşadıktan sonra Romalıların Lisa fütûhâtı (fetihleri) Antalya’nın dâire-i hududuna kadar imtidat eylemiş ve milattan altmış bir sene mukaddem (önce) bu havâley bilkülliye (hepsi) Romalıların hüküm ve nüfuzu altına girmiş olup ba’de’l-mîlâd (milattat sonra) 203 tarihinde Roma İmparatoru Caracalla zamanında Asya-yı Suğra’daki (Anadolu’daki) mamâlik ahalisi meyanında (arasında) bilhassa Antalya ahalisi Roma’ya olan fart-ı sadakatlerinden (aşırı sadakatlerinden) dolayı “Etoxen Roman” yani Roma ahalisinin haiz olduğu hak ve imtiyazâta nâil olmuştur. Hatta bunun hakkında Antalya Kalesi’nin şark tarafında tercümesi âtide (aşağıda) mezkur bir kitabe görülmüştür:
Aynen tercüme: M. Gavius Lebgalikus ömründe hürmetle muzafferiyet ilahın ruhbanı olup ahalinin gayretiyle beş senede bir defa icra olunan üç Agones’lerin yani her çeşit oyunların Ağotolmatis nazırı (bakanı) olup ve dahi Roma ahali-i beldesi tarafından hediye verilen at ile Şevastos yani o devâirin imparatoru tarafından itibarlandı ve seçilmiş hâkim olup Roma’da Dekoryos sınıfından ve her dâim memleketin gayretiyle terakkisinin mütefekkiri idi ve Pamfilya’da ve Likya’da bulunan şehirlerden ve muhacir kasabalardan ve serbest şehirler tarafından reis rütbesiyle ve birkaç yerde heykelini yaptırmakla kesb-i itibar etmektedir (itibar kazanmaktadır) ve çok defalar memleketi ve diğer şehirler için imparator ve beylerin ve rütbeli zâtların ve hüner sahiplerinin nâmına Ağonesler icra olunmasına sebep oldu.
Bu kitabeyi fâtih olan zatın beslemesi M. Gavius İrineus kendi veli nimeti nâmına yaptırdığı anlaşılıyor. Yakın bir zamanda Rum ustaları tarafından işbu kitabe parçalanarak nefs-i Antalya’da kâin (Antalya’nın içinde bulunan) “Şarampol” mevkiinde İzzet Bey’in kapısında kullanılmıştır.
Kitabelerin birçoğu Roma devrine ait olup Latince kitabeler azdır. Romalılar tarafından teşkil olunan koloniler şunlardır: Antochia-Yalvaç, Sağlasos-Ağlasun, Caramina-Girme, Tereyinna-Karcıbayrı Asarı, Olbasa-Belenli, bu şehirlere ait birer kolon bulunduğu kadim kitabe ve sikkelerden anlaşılıyor.
Roma İmparatoru Adrien, Caracalla Adrian sülalesine mensup idi. O bî-hudud memâlik-i vesî’asından (hudutsuz geniş topraklarından) Asya-yı Suğra (Anadolu) ahalisi – şükrân-ı nimet nişanesi olmak üzere – o şanlı imparatorun nâmını çocuklarına verirlerdi. Teke Sancağı’nda (Antalya, Finike, Elmalı, Kaş, Kalkan, Karahisâr-ı Teke ve Alanya) yetişen muharib (savaşçı), edib (edebiyatçı), riyâziyyûn (matematikçiler) vesaire nâmına yazılan kitabelerde Aurelius nâmını görüyoruz. O zamandan kalma birçok âsâr meyânında (eserler arasında) zikredilecek olan Adrien Kapısı “Porte d. Adrien” hâlâ mevcuttur.
Bizantiyyûn (Bizanslılar) devrinde Antalya şehri gerek askeri ve gerek din nokta-i nazarından bir ehemmiyet-i azimeye (büyük öneme), bir itibar-ı fevka’l-‘âdeye nâil olmuştu.
Roma İmparatoru Titus Filavius zamanında ba’de’l-mîlâd (m.s.) 45-41’de Havâriyyûn’dan Pavlos Asya-yı Suğrâ (Anadolu) seyahatinde ilk evvel Antalya’ya kadem-zen olup (ayak basıp) buralarda Hristiyanlık bunun taht-ı tesirinde (tesiri altında) neşredilmiştir (yayılmıştır). (Devamı Var)
Süleyman Fikri Erten, Antalya Livası Tarihi, Matbaa-i Âmire, İstanbul, 1338/1919, s. 27-40.
