Yanıklık Mahallesi’nin garp (batı) cihetindeki kaleye merbut (bitişmiş) bir beyaz mermer üzerinde eski Terova Muharebe-i meşhurasının bir vakasını nâtık (anlatan) kabartma bir tasvir (resim) mevcuttur. Şöyle ki, Yunanlıların Terova’ya giden en meşhur kahraman ve ser-askeri (komutanı) Achille bir sandalyede oturmuş ve dizlerinin önünde Terova Hükümdarı Priam diz çökerek telef olan evladı Hektor’un cesedinin iadesini istirham ediyor. (Rivayete nazaran Priam’ın elli oğlu var idi. İçlerinden en cesuru bu Hektor idi. En güzeli Yaris idi. Hektor, Yunan kumandanlarından Aşil-Achillos tarafından katledilmiştir. Achillos’un araba ile Hektor’un cesedini sürüdüğü Lisa şehirlerinden madut olan (sayılan) Terisa-Gölbaşı’nda taşlar üzerinde musavvir (resmedilmiş) iken tahminen yirmi sekiz sene mukaddem (önce) Avusturyalılar tarafından bu harabe de bulunan kıymetdâr âsâr (eserler) aşırılırken bu tasvirlerde unutulmamış sabit kayalardan bıçkı ile kesilerek Viyana’ya götürülmüştür. O tarihten itibaren Terisa harabesinin hiçbir kıymeti kalmadığını iki sene mukaddem (önce) vuku bulan seyahatimde re’ye’l-ayn (gözlerimle görerek) müşahede ettim).
Kâmûs-i A’lâm’a göre Priam M.Ö. 1311 senesinde tahta cülus etmiştir. Mehmed Tevfik Bey tarihinde M.Ö. 1820’de olduğunu beyan ediyor.
Yine bu taşın ittisalinde (bitişiğinde) ayrıca iki taş vardır ki birisinin üstünde, elinde yay ve ok mevcut olan eski Yunan kıyafetinde bir asker ve üst tarafındaki ikinci taşta da ay şeklinde kabartma bir insan kafası görülüyor ki bu iki taşın burada hiçbir münasebeti olmadığından, başka bir taraftan getirilerek buraya konulduğu tahmin edilir.
Mezkur (söz konusu) taşın sağ tarafında ve tahminen iki yüz metre bu’dunda (uzaklığında) bulunan bir Rum hanesinde yine kaleye merbut (bitişmiş) yekpâre mermer üzerinde diğer bir hurafe tasvir edildiğini görüyoruz. Şöyle ki: Belus’un oğlu Mısır hükümdarı Danaos’un kerimeleri (kızları) kabartma olarak gösterilmiş ve bunlardan bazısının omuz ve ellerinde birer desti ve aralarında bir küp şekli görülüyor.
İşbu hurafeyi tarihler şu yolda tasvir ediyorlar: Mısr-ı kadim (eski Mısır) hükümdarlarından Belus’un oğlu Danaos ibtida (başlangıçta) biraderleriyle beraber hüküm sürmüş ise de aralarında zuhur eden münazaa (tartışma) üzerine Mısır’ı terkle Yunanistan’a geçerek Aragos hükümdarı Halanor tarafından hüsn-i kabul olunmuş, esâtir-i Yunaniye’ye (Yunan masallarına) göre Danaos’un Danaîn ismiyle şöhret bulan elli kızı olup vefatında damadı Linikyos halef olmuştur. Gûya bu kızları Mısır hükümdarı bulunan amucaları Oçiptiyos elli oğluna istediği halde kendileri amucaları oğullarına varmayı haram addederek imtina etmişlerdir. Bunun üzerine Mısır hükümdarı elli oğlunu kuvvetli bir askerle gönderip kızları cebren aldırmış ise de babaları kendilerine zifaf gecesi kocalarını itlaf etmeyi (öldürmeyi) tenbih etmekle Danaitler bu tenbihi icra etmişlerdir. Yalnız Heper Müştere kocası olan Linikyus’u katletmemiştir. Bunun üzerine gûya Ebu’l-ilaha Müşteri Danaitler’in bu cinayetlerine ceza olmak üzere kendilerini cehenneme atmış ve orada dipsiz bir fıçı doldurmakla mükellef etmiştir. Taşta bu hurafe tasvir edilmiştir.
Yeni Kapı’da bulunan bir meyhane arkasındaki yüksek kaleye merbut (bitişik) eski Yunanlıların meşhur akıl ilahı ve Atina şehrinin hâmiyesi (koruyucusu) itikat olunan (inanılan) “Atina” Latincesi “Minevra”nın büstü ve daha doğrusu kafası görülüyorsa da murûr-i zamanla (zaman geçtikçe) cephesi zedelenmiştir.
Antalya İngiliz konsolosu Güstav’ın sayfiyesinde “Manya Mator” isminde bir heykel ve bir munakkaş (nakışlı) küçük lahid bulunmuş ve İtalya Konsolatasu’na nakledilmiştir. Lahit mermerden mamul değilse de heykel mermerdendir. Heykel iki arslan arasında oturtturulmuş olduğu görülüyor. Heykelin irtifâı (yüksekliği) 30 santimdir.
Karadenizli Mina’nın evinin kapısının üzerinde mermer bir kabartma mezar parçası vardır. Mezarın iki tarafı yükseltilmiş bir yatak ve çuha ile mesturdur (örtülmüştür). İki ayağı müzeyyen (süslemeli) ve gayet ince yontulmuş olup yatak üzerinde iki çehre (yüz) vardır. Önünde bulunan kabartma resimde başsız ve onun üstünde yarım heykel görülüyor. Bunun üzerine uzun bir gömlek giydirilmiş sol koluna kafasını dayamış. Vücudunun diğer aksamı uzun bir şiton ile örtülmüş. Bu şiton göğsünün altına kadar resmi kapatmıştır. Kolları ona doğru uzanmış. Sol eli yatağın kenarına dayanmış. Sağ elinde de bir haç mevcuttur. Yatağın önünde uzun ve alçak bir iskemle (sandalye) vardır. Kabartmanın altında, mukaddema (önceden) Mösyö Patridis tarafında neşredilmiş bir kitabe mevcuttur.
Lede’t-tahkîk (bizim araştırmamıza göre) bu taş Murtuna harabesinden gelmiştir. Kitabesinde müteveffanın sülalesi muharrerdir (yazılıdır). (Devamı var)
