Türkiye’de “Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meali” denildiğinde akla gelen ilk isim Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’dır. Türkçe Meal üzerine çalışma yapan araştırmacıların uzun yıllardır ilk başvuru kaynağı ise şüphesiz Elmalılı’nın mealidir. Elmalılı’nın Kur’an mealinin, Hak Dini Kur’ân Dili adlı tefsirinin içinde ilk yayınlandığı tarihten günümüze, yazılan mealler arası yapılan karşılaştırmalarda merkeze konulduğu ve değerlendirmelerin onun ekseninde yapıldığı ise herkesin malumudur.
Kur’an-ı Kerim’in Türkçe meal çalışmalarının resmiyet kazanması, 21 Şubat 1925 tarihinde TBMM’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesine, Kur’an-ı Kerim tercümesi ve tefsiri ile Sahîh-i Buhâri’nin tercüme ve şerhi için 20.000 liralık tahsisat konulmasıyla başladı.
Diyanet İşleri Başkanlığı, uzun görüşmeler sonunda 26 Ekim 1925 tarihinde, Kur’an-ı Kerim meali için Mehmet Akif, tefsiri için Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ile bir sözleşme imzaladı.
1926-1931 yılları arası “Türkçe Kur’an, Türkçe İbadet, Anadilde İbadet” projesinin uygulamaya başlanılması sebebi ile Mehmet Akif, 1931 yılı sonu meal sözleşmesini feshetti. Söz konusu fesih sonrası Elmalılı ile yapılan beş aylık görüşmeler neticesinde 23 Mayıs 1932 tarihinde yapılan bir sözleşme ile Kur’an-ı Kerim meal çalışması da Elmalılı’ya verildi. Hükümetin meal konusundaki baskıları artınca, Elmalılı ile yapılan meal sözleşmesinden birkaç ay sonra Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi sözleşme şartlarına uymayarak, Elmalılı’ya yazdığı mektuplarla Kur’an-ı Kerim mealini tefsirin içinde değil müstakil olarak basılmak üzere âcilen talep etti. Elmalılı bu talebe yazdığı mektupta, “Basılacaksa tefsir ile birlikte basılır, aksi halde sözleşme fesholunur” cevabını vererek net ve kesin bir karşılık verdi. Hükümetin talepleri doğrultusunda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın meal ile alakalı tazyik ve baskıları devam etti. Meal ve tefsir Elmalılı’nın rızası dışında (“Tefsir sûre-i Furkân’a geldikten sonra idi ki meâlin tahririni deruhte etmiştim. Arzu ederdim ki bitmeden taba verilmesin. Lakin hitama ermeden basılmasında isti’câl edildi (acele edildi)” Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili (Tıpkı Basım), DİB Yayınları, İstanbul, 2015, C. 1, s. 4.v) 1935 tarihinde tefsirle birlikte basılmaya başlandı ve Hak Dini Kur’ân Dili tefsirinin tamamının baskısı 1938 yılında tamamlandı.
Elmalılı, “Türkçe İbadet, Türkçe Kur’an, Müslümanlık; Türk’ün Millî Dîni” projelerinin yürürlükte olduğu bu dönemde, üzerindeki baskılardan ve duyduğu endişelerinden dolayı arzu ettiği gibi bir meal yazmadı/yazamadı. Nitekim Hasan Basri Çantay, kaleme aldığı muhtasar meâl-tefsirin benzerleri arasındaki yerini açıklarken Elmalılı tefsir ve meâline şu cümlelerle değinir: "Aziz ve dâhi üstad Elmalılı Mehmed Hamdi Efendi merhumun Diyanet işleri Başkanlığı adına yazdığı Hak Dini Kur'an Dili nâmındaki sekiz ciltlik değerli eseri cidden şâheserdir. Hepimiz onu zevk ve istifâde ile okuyoruz. Ancak itiraf etmek lâzım ki Hak Dini Kur'an Dili bu alanda yüksek bir erkân-ı harbiye haritası gibidir. Ondan -daha çok- dini ilimlerle ilgili olanlar istifâde edebilirler. Halk ve bugünün münevverleri arzu edilen tam istifâdeyi sağlayamazlar. Bununla beraber merhum üstadın bu âcize bizzat beyan buyurduğu gibi o eserin meâl kısmı tefsir cephesi kadar hem kuvvetli değil, hem de akıcı değildir. Daha doğrusu üstadımız meâllerin terceme şeklini alıvermesinden korkmuş, bu yola gitmeye bir türlü rızâ göstermemiştir"
Elmalılı, baskılardan uzak bir şekilde yazıp tamamladığı ikinci mealini de “Türkçe İbadet” endişesinden dolayı gizleyerek kimseye haber vermedi/veremedi. Elmalılı’nın söz konusu yeni meali, kendisi ve eserleri ile alakalı yaptığımız çalışmalar esnasında metrukâtı arasında tespit edilmişti. Söz konusu meal, 2019 yılında planlı bir şekilde başladığımız çalışmalar sonucu altı yıl sonra yani 2024 yılında tamamlandı. “Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır – Yeni Kur’ân Meâli” adını verdiğimiz eser yayına hazır hâle getirildi ve Ekim 2024’de okuyucu ile buluştu.
