Son günlerde sosyal medya platformlarında gündem olan ve sıkça paylaşılan bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Bazı kesimden kişilerce kafe, alışveriş merkezi, eğlence alanları gibi yerlerde çekilen videolarla birlikte, “Ekonomi hani kötüydü?” algısı yaratmaya çalışıyorlar. Benim bu algıyı yaratmaya çalışan kişilere birkaç lafım var.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bahsettiğim alanlara gitmek ‘lüks’ bir durum değildir. Her standarttan insanın kendine vakit ayırması için gitmesi gereken yerlerdir. Kahve içmek ve dışarıda yemek yemek lüks olamaz. Bu savunmayı yaptığımız zaman, “Ama burası hep tıklım tıklım” diyenler de var. Sürekli olarak dışarıda para harcayarak vakit geçiren bir kesim olsa da oraya giden insanların geneli hemen her gün farklı insanlardan oluşuyor. Bulunduğunuz şehrin nüfusunu göz önünde bulundurduğunuzda sosyalleşme alanlarının her gün dolması da garipsenecek bir durum değildir.
Kalabalığı görüntüleyerek bütün halkın parası olduğunu savunmak dünya üzerinde görülebilecek en saçma şeydir. Parası olan insanlar dışarıda vakit geçiriyor diye ekonominin içinde bulunduğu kötü durumun var olmadığını tüm topluma mal etmek, algı operasyonu yapmaktır. Her gün yapılan zamları, ev kiralarını, sıfır kilometre araç fiyatlarını insanların gözüne sokarcasına açıklamamıza gerek olduğunu düşünmüyorum. Vicdanı olan herkesin bunun muhasebesini zorlanmadan yapabileceğini biliyorum. Temel ihtiyaç alışverişlerinde bile uzun uzadıya düşünen kişilere dönüştüğümüzü görmek çokta zor değil.
Bu tarz videoları servis eden insanların durumdan adı gibi haberdar olduğu ama toplumu ayrıştırmak için para aldığı apaçık ortadadır. Az önce bahsettiğim nüfusun yüksek olduğu şehirlerde bu kalabalıklar gayet normaldir, nüfusun az olduğu bölgelerdeyse eğlence ve sosyalleşme alanları kısıtlı olduğu için durum yine aynı olacaktır. İnsanların oturup kahve içmesinin ve dışarıda yemek yemesinin bile rahatsızlık verdiği bu noktada söylenecek hiçbir şey kalmıyor. Bu tarz videolarla karşılaştığınız zaman zaten birçoğunuzun saçma bulduğunu biliyorum ama yine de toplumda fikir çatışması yarattığı gerçeği de değişmiyor. Parası olmayan, aldığı ücret yetmeyen ve zor durumda olan insanları o alanlarda görmeyi zaten beklemiyoruz. Yapılan algıyla mücadele etmek için bu paylaşımlara kulak asmamak, tabiri caizse yapanların ‘ekmeğine yağ sürmemek’ gerekiyor.
