İnsan dünyaya geldikten sonra en az 15-18 yılını ailesinin iradesi ve kontrolünde geçirir. Kendine kattıkları, katacakları, yaptıkları veya yapacakları konusunda kimi zaman doğrudan, kimi zamansa dolaylı yoldan yönlendirilir.
Bu yaşlardan sonra yapılan birçok şey bireyin özgür iradesine bağlı olarak gerçekleşir. Birey büyüdükçe kendi isteklerini ön plana çıkarmaya başlar ve bunları uygularken onay görmeyecek gelişmeleri artık ailesinden gizlemeye alışır. Çünkü birey olarak kendini kabul ettirmek zorunda hisseder. Kendi başına gerçekleştirdiği olguların tatminiyle çok başarılı da olabilir, hüsrana da uğrayabilir.
Bu noktada aile ile bağlar tamamen kopmasa bile artık yaş ilerledikçe ipler tamamen bireyin elinde olur. 20-30 yaşları arasında aldığı kararları gerçekleştirebilen veya başarısız olan birey giderek farklı duygularını açığa çıkarır. Eğer başarılı oldursa özgüven, statü, para ve mutluluk sahibi olur. Tam tersi başarısız olursa kaygı, stres, korku gibi rahatsızlık verici duyguları ortaya çıkar.
Bireyler başarılı veya başarısız olmasının bir önemi olmadan bu evreye geldiği zaman artık farkındalık dönemine geçer. Geçmişte yaşadığı anları veya gelecekte olabilecekleri düşünmeye ve sürekli planlı olmaya başlar. Bulunduğu anın tadını çıkarmayı unutur ve bu durum koca bir yaşamı sanki bir sistemde çalışan zorunlu bir parçaya dönüştürür. Bu da yaşam kalitesinde ciddi eksilere neden olur sonuçta kaygı ve aşırı düşünme durumları bireyin sağlığına da etki eder.
Bana göre yaşamın anlam kazanması için bulunduğunuz anı gerçekten yaşamayı öğrenmelisiniz. Daha fazla kazanmak için sürekli plan yapmak, planların gerçekleşip gerçekleşmeme ihtimallerini sürekli olarak düşünmek veya geçmişte yaşanan başarısızlıkları sürekli aklına getirerek kendini mutsuzluğa sürüklemek çok mantıklı bir davranış değildir.
Hayatta geçireceğiniz hiçbir anın garantisi olmamasına rağmen mutluluğu yakalamak bu bahsettiklerime nazaran bu yolda edinilen dostları ve ailenizi kaybetmemektir. Bu anlattıklarıma bakarak ne geçmişte, ne de gelecekte yaşamanın bir anlamı olmadığını düşünmenizi istiyorum. Bireyin kendini asıl gerçekleştirmesi demek bana göre hiçbir konuda aşırıya kaçmadan, ailesi ve sevdikleriyle anın tadını çıkarmasında gizlidir.
Tek şansımız olan ve ne zaman nerede son bulacağını bilmediğimiz bu fani dünyada, yolun sonuna gelmeden önce hayatın tadını çıkarmanız dileğiyle.
