Ülke siyaseti ve sokaklar her geçen gün daha da karışık bir hal alıyor. Böylesi günlerde ana akım medya toplumun sert tepkilerine maruz kalıyor. Bunun sebebi ise Antalya’da dahil olmak üzere birçok şehirde gerçekleştirilen İmamoğlu protestolarının görüntülerine ana akım medyada yer verilmemesi olarak gösteriliyor.
Yerel, ulusal veya yabancı kesimden gazetecilerin görev aldıkları bölgelerde yaptığı çekimlerin engellendiği bilgileri de sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Ülkenin mevcut durumunda halkın doğru bilgiye erişme isteği ve hakkı olduğunu unutmamak lazım. Bu yüzden bu tarz haberlerin ve görüntülerin ana akım medyada da yer bulması ve işini yapan insanlara mani olunmaması gerekiyor.
Bugün internet mecrasının hepimizin elinin altında olması ve teknolojinin kolay erişilebilirliği gönüllü ve yurttaş gazetecilik anlayışına uygun birçok paylaşıma yol açmakta. Tabi bununla beraber kötü niyetli kullanım oranı da artıyor. Teknoloji provokatörler ve doğru bilgiyi yanlış servis edenler hariç, toplumun bilgilenmesinde ciddi rol oynuyor.
Buradaki asıl sorunun yaşanan olaylarla birlikte tarafların birbirine kin kusması olduğuna inanıyorum. Özellikle sosyal medyadaki çatışmanın seviyesi sokaklara göre daha şiddetli. Fikir ayrılıklarıyla beraber birbirine kin kusan ve tehditler savuran insanlar görüyoruz. Birçok sosyal medya kullanıcısı eylemcilere karşı sokağa inmekten ve ciddi müdahalelerde bulunma isteklerinden bahsediyor. Tabi bu paylaşımlar yanıtsız kalmadığı için çatışma seviyesi giderek artıyor.
Siyasetle başlayan gerginliğin halkın kendi arasındaki tartışmalarıyla giderek ateşlenmesi kimsenin isteyeceği bir durum değildir. Bugün Türkiye’de yaşanan karışıklığı kullanarak yaptığı paylaşımlarla birlikte ortalığı karıştıran birçok kişi muhtemelen bu işi meslek haline getirmiş durumda.
Kullanıcıların çoğunun yaptığı bir diğer ortak hata olan durum, paylaşılan videoları çeşitli manipülasyonlar için kırparak yeniden servis etmesidir. Belli bir kesimi zor durumda bırakmak adına diğer kesimi ateşleyen ve hedef gösterilmesine sebep olan paylaşımlarında önüne geçilebilmiş değil. Çeşitli gazetecilerin hesapları kapatılırken yanlış bilginin önüne geçilmiyor olması da insanların kafasında soru işareti oluşturuyor.
Bu noktada benim şahsi beklentilerimden de bahsetmek istiyorum. Ana akım medya ve internet kullanımında halkın tamamen değiştirilmemiş, oynanmamış, doğru ve net bilgilerle bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bugün doğru bilgiye ulaşmak her kesimden insanın en doğal hakkıdır. Ülkede yaşanılanların internet ortamında hızla yayılabildiğini, hiçbir şey yokmuş gibi davranılsa bile insanların bu bilgilere ulaşabildiğini unutmamak gerekiyor. Bu yapılanların medyaya olan güveni sarsmaktan başka bir amaca hizmet etmediği apaçık ortadadır.
