Bugün sizlere anlatmak istediğim konu bana göre çok anormal bir durum. Dünyada refah seviyesi yüksek yerlerde bulunan düzen algısının bizim ülkemizde çok az örneği olması ve bunun alkışlanması gibi. Tam olarak bahsettiğim olay ise zaten olması gereken bir hizmet iş veya durumun yapılıyor diye övgü alıp bir de alkışlanması. Bu durum kurum, kuruluş, bireyler, topluluklar vb. birçok şekilde örneklendirilebilir. Mesela bir siyasetçinin halka karışması bizim ülkemizde şaşırılacak bir durumken farklı ülkelerde başbakanlar bile yanında kimse olmadan halkın arasına karışabiliyor. Biz ise halkla iç içe olan siyasetçiyi helal olsun diyerek övüyoruz. Bir diğer basit örnek insanlar trafikte yayaya yol veriyor, bizde herkes yapmaz helal olsun diyerek övüyoruz, yetmiyor sosyal medyada gündem haline getiriyoruz. Bu tarz ‘zaten böyle olmalı’ diyebileceğimiz şeylerin övgü almasını saçma buluyorum.
Toplumun düzenine ayak uydurmak, etik ve ahlak kurallarına saygı duymak her bireyin en asli görevidir. Görevi, sıfatı, ekonomik durumu, ünlü olup olmaması hiçbir şekilde bu kaideyi değiştirmez bana göre. Fakat özellikle bizim ülkemizde toplumda yükselmiş bireylerin gösterişsiz yaşaması bile alkışlanıyor ya da karşısındaki sıradan diyebileceğimiz insanlara iyi davranışları da bazen övgü alıyor. Türkiye’de bakanlıkların, savcıların, hakimlerin bile doğru karar vermesi ve adaleti sağlaması haftalarca gündemden düşmüyor. Bunun asıl sebeplerinden birisinin toplumun bozulan yapısı ve önceki yazılarımdan olan ‘Geç gelen adalet’ konusudur. Nasıl bizler elimizdeki çöpü yere değil çöp kutusuna atıyorsak, bunu en üst kademede olan bir bireyde yapmalıdır. Nasıl arkadaş ortamımızda bile adaletli davranıyorsak, bu herkes için böyle olmalıdır.
İnternet üzerinden paylaşımları ve daha çok halkın içinde hareket eden, halkın sesine kulak veren belediye başkanları görüyoruz. Benimde şahsen çok hoşuma giden davranışlara imza atan bir elin parmağını geçmeyecek hangi siyasi görüşe hizmet ettiği önemli olmayan insanlar var. Mevcut olduğu konumdaki esnafı, halkı hatta küçük çocukları bile dinleyen ve söylenilenlere gerçekten kulak veren. Biz bu tarz hareketleri göklere çıkartmak yerine normal olduğunu hissettirmeliyiz, bu şekilde hareket etmeyenlerinde böyle olması gerektiğini göstermek için uğraşmalıyız. Ünlü bir bireye duyulan hayranlık bir yana bir garsonluk yapan bir vatandaşa kibar davrandı diye övmemeliyiz mesela. İşin özü bireyler topluma göre yaşamalı, çevresine, kendisine, doğasına ve yaptığı işe saygılı olmalıdır.
