Bugün sizlerle insanların güce olan zaafı hakkında konuşmak istiyorum. Tarihte güç, şöhret, unvan peşinde koşmuş insanlar yaşadı. Güç sahibi olmanın, liderlik yapmanın geçmişten, günümüzde insanların en çok arzuladığı duygulardan birisi olduğu ortadadır. Ama güç kavramının getirdiği özgüvenin ucu nereye gidecek bazen kestirmek çok zordur. Bazı insanlar paranın veya unvanın getirdiği gücü benimseyip çok başarılı olsa da, ciddi oranda başarısız olan ve elindeki gücü kontrol edemeyen insanlara da şahit oluyoruz.
Örneğin bir devleti, şirketi, bölgeyi ve topluluğu yönetmek gibi yetkilere sahip olmak tüm zamanlar için önemli bir olaydır. Bazı insanlar doğuştan özgüvenli ve lider ruhlu olur, ileri görüşlülüğü olan, toplum siyasetine, hakim başında bulunduğu toplumun nabzını tutabilen türde insanlardır. Fakat bunların aksine elindeki gücü kötü niyetli kullanan, hırsına, öfkesine, kibrine yenik güç sahibi insanlar da var. Yani “güç zehirlenmesi” diye bilinen o gerçeği yaşayanlar. Günümüzde dünyanın her yerinde ve her döneminde görebileceğimiz bariz örneklere araştırarak ulaşabiliriz. Biz bugün bu duyguyu yaşayanların kimler olduğundan ziyade neden ve nasıl bu duruma gelindiğini konuşacağız.
Elindeki gücü kötü niyetleriyle suistimal eden ve çevresine zarar veren insanların “duyarsızlaşma” durumu her şeyi açıklıyor aslında. Sahip olduğu yetki, mevki ve para nedeniyle bencilleşen bu insanlar, yönettiği toplumun fertlerinin durumunu gözetmeyen hatta onları basamak gibi gören kişilere dönüşüyor. Genel olarak kendini üstün görmek ve insanlara yukarıdan bakmak, kendi çıkarlarını düşünmek gibi özelliklere sahip olan bu insanların toplumda büyük sorunlara yol açması da kaçınılmaz oluyor. En yakın örneklerinden birisi de Suriye’de uzunca bir süredir hüküm sürüyordu. Ama kaçınılmaz olan gerçekle yüzleşti. Bu gücün kötüye kullanımı zamanla toplumu rahatsız ediyor ve farklı türde muhalefet görüşleri ortaya çıkarıyor.
Toplum ve topluluklarda yapılan en büyük hatalar paraya ve güce boyun eğmek ve de ipleri baştan teslim etmektir. Güçlü insanlar, zayıf iradeleri kolayca yönetebilir bunu yapması için fırsat verildikçe dozunu da giderek artırır. Dünyada hiçbir insan tek başına güçlü olamaz. Nüfuzu, parası, kişiliğine yönelik ona eşlik eden insanlar ve boyun eğenlerle gücüne güç katmaya devam ederler.
Verdiğim örneklere ek olarak, bir okulda müdür, bir şirkette patron veya aklınıza gelebilecek birçok yerde yetki sahibi olan insanlar da güç zehirlenmesi yaşayabilir. Çünkü insan karar merkezi olmayı, olan biteni yönetmeyi her zaman sevmiştir. Yetki ve paranın getireceği gücün zamanla zaafa dönüşebileceğini de unutmamak gerekiyor.
