İnsan yaşamı boyunca birçok konuda düşünür. Yaptıklarını, yapacaklarını, yapabileceklerini ve yapamayacaklarını. Bir okyanusta var olan damla sayısı kadar fazladır farklı olasılıkların oranı. Fakat insan aklının yetmeyeceğini bilse bile bu ihtimalleri düşünerek kendi hayatında farklı sorunlara yol açmayı sever. Yaşadığı hayat boyunca yaşamına etki eden kaygı, stres, geçmiş ve gelecek kavramlarının üstünde duran insanlar bu davranıştan uzak bireylere göre daha sağlıksız bir hayat sürüyor da diyebiliriz.
Stresin insan vücudundaki etkisinden bahsetmemize gerek olduğunu bile düşünmüyorum. İnsan gün içerisinde girdiği diyaloglarlardan tutun da hayatına etki edecek seçimlere kadar var olan değişkenleri kafasında tekrarlayıp duran bir zihin yapısına sahiptir. Önemli olansa bu durumu kontrol altında tutarak kendini yormamak ve hayatı daha zor hale getirmemektir.
Mesela bir ayakkabı alacağız diyelim. Beyaz mı? Siyah mı?
Komiktir ki bazen saatlerimizi veya günlerimizi harcadığımız bir seçimdir. Beyaz alırsak aşırı kirlenme ihtimalini kabul etmiş oluruz. Göz önünde bulundurduğumuz bu durum için de ekstra bir gayrette bulunarak ayakkabımızı daha özenli kullanır, kirlenmesin yıpranmasın diyerek sanki ayakkabı bizi giyiyormuş gibi davranırız. Ama sakındık göze çöp batar, bunun stresini veya ihtimalini düşünmeye çok gerek yok gibi.
Diyelim ki siyah olanı aldık. Bu sefer şunu sorarız. Beyaz olan daha mı iyiydi?
Bu bile bir stres kaynağı olabilir, bu ihtimali düşünmek bize iyi hissettirmez. Kişilerin durum ve olaylara verdiği tepkilerin farklı olması nedeniyle kime göre büyük, kime göre küçük bir olay olduğunu da kesin olarak bilemeyiz. En basitinden yola çıkarak verdiğimiz bu örnekte aslında farkında olmamız gereken tek şey, istediğimize odaklanmamız gerektiğidir. Kirlenmesi, yıpranması, hangisinin daha iyi olduğundan ziyade insan anlık isteklerini ihtimallerden uzak bir şekilde gerçekleştirmeli ve kendi tatmin duygusunu bastırmalıdır.
İnsanın travma yoluyla veya içten içe gelişen korkuları olduğu bir gerçektir. Kimse tam anlamıyla korkusuz değildir bana göre. Örneğin yüksekten korkan bir insanın da korkusu ihtimallere dayanır. Yüksek bir yere henüz çıkmadan, oradan düşerse olacakların ihtimalini düşünür ve bundan başlamadan vazgeçer. Ya da yeni ehliyet almış bir insan trafiğe çıkmaktan duyduğu endişeyi, kaza yapma veya panik olma ihtimaliyle çoktan kafasında yaşamış ve endişesini katlayarak artırmıştır.
Bu gibi sonsuz örnekleri olan ihtimallerin içinde boğulmak yerine ihtimalleri düşünmeden anı yaşamanız gerekmektedir. Korkuların, seçimlerin, yaptıklarınızın veya yapacaklarınızın elbette hep bir sonuçları vardır ama bu hayatımıza etki etsin istemeyiz. Planınız olmasın demiyorum fakat ihtimallerde boğulmayın. Stresten uzak, anı yaşadığınız bir hayat için.
Sağlıcakla kalın.
