Genel olarak dünya üzerinde birçok doğal afet yaşanıyor. Deprem, hortum, tsunami, ve büyük yangınlar. Bu afetlerin yaşanması bilimsel temelli yollarla açıklanabilir, öngörülebilir ve önlem alınabilir. Fakat bahsedeceğimiz konu bu felaketlerin yaşanması değil, yaşanırken insanlara karşı ilahi bir ders olduğunu düşünenler. Çok değil bundan beş yıl önce 2020’de yaşanan ‘İzmir Depremi’ için birçok vatandaş dini bir yaklaşımla, orada yaşayanların cezalandırıldığını ve reva olduğunu söyledi. Ülkede taraf yaratmak isteyen kişilerce yapılan bu yorumlar, depremin o bölgede yaşayan insanlardan kaynaklı bir ceza olduğunu düşünüp paylaşımlar yaptılar evet. Kendi fikirlerine göre yaşamayan insanların ölümüne sevinen bu kesim, şimdilerde de insan olmanın değerini unutup bu tarz yaklaşımlara devam ediyorlar.
Bu yaklaşıma sahip insanların genelinde gördüğüm ortak bir davranış var. Onlar gibi düşünmüyorsanız, aynı şeylere inanmıyorsanız hiçbir değeriniz yok. Başınıza gelecek her olay sizin için bir ders, hak ettiğiniz bir cezadır. Şimdilerde Amerika’da yaşanan ve hala süren yangınları da dünya üzerindeki süregelen zulüm ve savaşa bağlamış durumdalar. Sosyal medya platformları üzerinden adeta zafer kazanmışçasına paylaşımlarda bulunuyorlar. Unutmayalım ki doğal afetler her şekilde her yerde yaşanabilir. Önlemler alınmazsa da sonuçları ağır olur bunu hepimiz tecrübe ettik. Kim olursa olsun, neye inanıyorsa inansın orada da masum insanlar var ve bu şahıslar bu paylaşımları yaparken bunları es geçiyorlar.
Sonuç olarak anlatmak istediğim yaşanacak bir şeyin önüne tedbirle geçilebilir, tedbir yoksa sonuç kötüdür. İnsanların fikirleri, yaptıkları veya kişiliklerinin doğal afetler üzerinde etkisi olduğunu asla düşünmüyorum. Öyle olsa bile buna sevinecek aklı hiçbir zaman haklı görmeyeceğim. Çünkü yaşanılan afetler çoğu insanın sevdiklerini kaybetmesine yol açıyor. Kendi başınıza gelmeden acısını hesap edemeyeceğiniz durumları, savaşa girip zafer kazanmış edasıyla sevinmek yanlıştır. Amerikan hükümetini sevmediğiniz için veya İzmir’de yaşayan vatandaşların yaşam biçimi size uygun değil diye kötü bir durumu kimseye reva göremezsiniz. Eğer böyle düşünüyorsanız vicdanınızdan şüphe duymalısınız. Ne olursa olsun, insan olduğunuzu unutmayın.
