Son günlerde sıkça adından söz ettiren, Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) olarak tanıtılan, rekabet eşitliği ve kayıt dışı ekonomiyi kontrol altına almayı hedefleyen bu proje hakkında konuşacağız.
UTTS olarak hayatımıza girecek olan ve şimdilik toplumun belli bir kısmını ilgilendiren bu uygulama, yakın gelecekte kuvvetle muhtemel tüm araç sahipleri için zorunlu hale gelecek. Bu uygulama ile beraber yakıt dolduran çalışanların elle plaka yazma durumu ortadan kalkacak. Bu da usulsüz gider olarak gösterilebilen yakıt ücretlerinin önüne geçecek. Buraya kadar hiçbir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Hatta bu durumu suistimal eden kesimin engellenmesi de kulağa hoş geliyor.
UTTS çalışma şekli araçlara ve yakıt pompalarına birbirini tanımlayacak iki küçük çipli cihazla birlikte işliyor. UTTS takılıyken benzin almaya gittiğinizde istasyon çalışanın plaka girmesi gerekmiyor. Pompa ve araçtaki çip sayesinde denetim kendi kendine işliyor. Yakıt ücretlerinin gider olarak gösterilmesi noktasında birçok illegal tekniğin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Başlangıç aşamasında tüm vatandaşları kapsamayan sadece şirket araçlarına, vergi mükellefi araç sahiplerine ve araç kiralama filolarına yönelik bir uygulama olsa da, bu ürünün maliyetinin neredeyse 500 kat üzerinde olması dikkatlerden kaçmıyor. Üstelik başlangıçta bahsettiğim kesime zorunlu kılınmasına rağmen henüz çoğu petrolde tanıma cihazından olduğuna da emin değilim.
Güncel olarak zorunlu kabul edilen kesim tarafından birçok şikayete neden olan ve sosyal mecralar aracılığıyla paylaşımlar yapanlardan gördüğüm kadarıyla, UTTS maliyeti 2 bin 700 TL. Fakat kesintiler, aktarma ücretleri vs. gibi çeşitli yollardan geçtiği için 2 bin 791,45 TL net bir ücreti var. Yukarıda da belirttiğim gibi bana göre uygulamada bir problem yok ve denetim açısından gayet geçerli sayılabilecek bir yöntem. Ama Teknoloji Şirketi CEO'su Ömer Ekinci’nin açıkladığı bilgiye göre 2 bin 700 TL faturası olan bu cihazın maliyetinin 5.5 TL olduğu iddia ediliyor. Üstelik aracı sattığınızda bu çipler çöpe gidecek ve alıcısı veya siz yeni araç aldığınızda yeniden taktıracaksınız.
İddia edilen maliyetler gerçekse, bu uygulamanın denetim ve mantıktan ziyade 500 kat kar oranı ile farklı amaçlar peşinde olduğu düşünülebilir. Yaklaşık olarak zorunlu kılınan araç sayısı 8 milyon TL ve tüm araçlar taktırdığında toplam gelir 22 Milyar 331 Milyon 600 bin TL, çiplerin 5.5 TL olduğunu göz önünde bulundurursak 44 Milyon TL gider var. Ayrıca yakıt alacak ağır iş makinalarının da istasyonlara gitmesi bekleniyor, bu nedenle çok sayıda insan bunun ağır mağduriyetler yaratacağını dile getiriyorlar.
Yapılan işin doğru olup olmadığını uygulama süreci tam anlamıyla başladığı zaman yorumlayabiliriz. Şimdilik çok büyük bir gelir kapısı yaratıldığıysa apaçık ortada. Bu denli büyük bir kazanca karşılık gider maliyeti de hesaplara göre doğruysa vay halimize. Yarın, “Artık tüm araç sahipleri için zorunlu” denilirse çokta şaşırılacak bir durum değil. Son olarak bulundurmama cezasının da 28 bin TL olduğundan söz ediliyor. Umarım alternatif yöntemler geliştirilerek vatandaşın cebini bu yangından kurtarırlar.
