Yeni okul döneminin başlamasıyla çok fazla gündeme gelen barınma sorunu sadece ekonomik değil toplumsal olarak da büyük sorunlara sahip olduğumuzu gösteriyor. Öncelikli olarak geçmişten günümüze şehir ekonomisini öğrenciler üzerinden kurmuş gelişmekte olan şehirlerde bu sorun daha da belirginleşiyor. Nasıl Antalya’da turizm sezonu ön plana çıkıyorsa bazı yeni gelişen ve gelişmekte olan şehirlerde ‘öğrenci sezonu’ için hazırlıklar yapılıyor. Bu durumun beni rahatsız ettiği nokta ise istisnalar dışında kimse tarafından öğrenci dostu olmaya çalışılmaması ve mecburiyette olan öğrencilere daha fahiş fiyatlar verilmesidir. Üniversitelerin açıldığı tarihe yakın artış gösteren apart, ev ve özel yurt fiyatları ekonomik gücü yeterli olmayan birçok aile için eziyete dönüşmüş durumda.
Ülkemizde en uygun ikamet edilecek öğrenci barınma yeri olan KYK’lar ne kadar uygun fiyatlı olursa olsun içerisinde şikayet edilen birçok problemi de mevcut. Tam olarak sorunların düzeltilememesi, hijyen, temizlik, özel alan eksikliği gibi problemleri ve ihmalleri peşinden getiriyor. Geçtiğimiz senelerde gerçekleşen asansör kazaları, sosyal medya üzerinden paylaşılan çeşitli yurtlarda yaşanan suistimal ve istismar gibi birçok durum gündem haline geldi. Böyle durumların gündem olması da öğrenci ve velileri apart veya bir ev kiralamaya mecbur hissettiriyor. Bu mecburiyeti fırsat bilen emlakçı ve ev sahipleri ise 5 bin olan evin fiyatlarını neredeyse 2 katına çıkararak üstüne depozito ve ‘1 kira bedeli’ komisyon istiyorlar. Üstelik sonradan apartlara dönüştürülmüş kullanışsız küçük evlerin bile fiyatları tavan yapmış durumda. Ekonomik gücü yeten aileler bunu öyle ya da böyle kabul etse de gücü olmayan ailelerin yapacak hiçbir şeyi kalmadığında çocuklarının okul dönemini erteledikleri bile oluyor.
Öncelikle toplumdaki ev sahiplerinin büyük bir kesimi artık kiracılar ile bizzat muhatap olmak istemedikleri için gayrimenkul danışmanlarıyla anlaşıyorlar. Bu olay da az önce bahsettiğim zaten fahiş durumda olan bir evin kirasını ikiye katlayarak ödedikten sonra oturmaya başlamanıza sebep oluyor. Bizzat kendi evini kendi kiralayan ev sahipleri de çeşitli katı kuralları zor durumda olan öğrencilere dayatıp bir de referans bekliyorlar. Öğrenci ve ailesine hayvan girip çıkması yasak, geç saatlerde giriş çıkış yasak, karşı cinsten birey gelmesi yasak gibi şartlar koşuyorlar. Hatta bazı apart sahiplerinin resmi kız yurdu olmadan sadece kız öğrencilere kiraya verme şartı olması ve giriş çıkışların kamera ile denetlenmesi, okuduğu bölüme göre öğrenci seçmesi, artık bu durumlara müdahale edilmeli dedirtiyor. Son olarak genele baktığımızda ciddi bir ikamet sorunu içerisinde olduğumuz apaçık ortada. Bu dönemde zorunda kalan ve suistimal edilen öğrenciler için yetkililerin tarafından ciddi ve hızlı adımlar atması gerekiyor.

Dört yıllık bir üniversite öğrencisi olarak yazınızdaki birçok sorunla yüzleştim tabi ki de bu durumu yaşayan sadece ben değilim. Sizin gibi insanların bu sorunlara değinmesi biz öğrencileri çok mutlu ediyor. Daha fazla bu tarz konularda yazılmalı ve yazınız birçok mecrada paylaşılmalı. Duyarlı olduğunuz için kendi adıma teşekkür ediyorum.