Türkiye’de gündemi takip etmek ve güncel kamaya çalışmak biraz yorucu olabilir. Sürekli farklı konularda fikir ayrılıkları, kavgalar, tehditler, çeteleşmeler vb. sayısız gündemle hayatımıza devam ediyoruz. Bugün ele alacağımız konuysa taksicilerin “Martı” ile hızlıca büyüyen kavgaları olacak.
Son dönemlerde gerek dışarıda gerek sosyal mecralarda taksiciler hakkında olumlu yorum duymak çok zorlaştı. Toplumda da görüldüğü kadarıyla taksilere duyulan bir öfke var. Bunun nedeni olarak genellikle taksicilerin müşteri seçmesi, mesafe beğenmemesi, çoğunluk olarak agresif olmaları gösteriliyor. Trafiğin ve trafikteki gerginliğin arttığı bu dönemlerde bu gayet normal gözükse de, çok sık şikayet alıyor olması taksiciler adına müşteri kaybına neden oluyor. Geçtiğimiz hafta içindeyse taksicilere karşı var olan öfke giderek arttı.
Neden diyorsanız anlatayım.
Dünyanın neredeyse her yerinde kullanılan ve ulaşımı kolaylaştırmayı hedefleyen uygulamalar aracılığıyla insanların ulaşım sorununa çözüm üretiliyor. Türkiye’de meşhur olan Uber ve Martı TAG ise buna en büyük örneklerden. Uber resmi olarak kullanımı olmasa da TAG aracılığıyla paylaşımlı taşımacılık icra ediliyor. Durum böyle olunca taksiciler ve şoför odaları bir araya gelerek kendi haklarının yendiğinden ve bu gibi durumlara müsaade etmek istemediklerinden sık sık bahsediyorlar. Uzun zamandır devam eden bu tartışmaların boyutuysa her geçen gün giderek artıyor. Geçtiğimiz hafta içinde Ankara’da bulunan taksicilerin TAG sürücülerini uygulamadan çağırarak tehdit etmeleri ve yapmaya devam ederlerse daha farklı yollara başvuracaklarını dile getirmesi durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Farklı şehirlerde farklı duruşmalar görülmesi ve birçoğunu Martı TAG’ın kazanmış olması taksicileri daha çok tahrik ediyor. Bu noktada birçok hukuki yönteme başvurulmasına rağmen hala kesinlik kazanmış bir karar olmaması da fitili ateşliyor. Ankara’da yaşanan olaya dönecek olursak, taksicilerin iki vatandaşı alıkoyduğu ve tehdit ettiği videolar üzerine çok sayıda taksici gözaltına alındı. Bunun üzerine TAG’ın sahibi olarak bilinen Oğuz Alper Öktem sosyal medya üzerinden videolar paylaşarak, Ankara’da kendisinin de TAG yapacağını ve aynı davranışların kendisi içinde gerçekleştirilmesini istediğini dile getirdi.
Ortamın iyice kızıştığı bu günlerde her iki tarafın haklarını koruyacak bir yasanın çıkartılması ve insanların kendi kafasına göre bu tarz eylemlerde bulunmaması gerektiği hatırlatılmalıdır. Birçok insanın sözlü veya yazılı olarak dile getirdiği taksi şikayetleri üzerine kullanıcı sayısını giderek artıran bu tür uygulamalar için yasal bir zemin hazırlamak çatışmaların önüne geçecektir. Benim düşünceme göre günün sonunda herkes emek verdiği zaman parasını kazanacaktır. Yasalar ve kanunları ciddiye almadan hayatını devam ettiren, insanları öldürmek, darp etmek, psikolojik şiddetle engellemek isteyen şahıslara da ciddi yaptırımlar getirilmelidir.
