Geçmişten günümüze Türkiye’de sportif faaliyetlerde ciddi gelişmelere imza atıldı. Özellikle farklı spor alanlarında da gelişim gösteren Türkiye birçok farklı dalda sporcular yetiştiriyor ve ödüller kazanıyor. Fakat ülkenin sürekli gündemi olan futbolda durumlar biraz karışık.
Günümüzde dünya klasına uygun “elit” olarak tabir edilen Türk futbolcular dünyanın farklı liglerinde yer alıyor ve ülkemizi temsil ediyorlar. Fakat bu futbolcuların birçoğu yurtdışında doğup büyüyen ve bulundukları ülkelerin altyapılarıyla gelişen futbolcular. Duruma bu yönüyle baktığımızda ister istemez ülkemizin altyapıda yeterlilik durumunu sorguluyoruz.
Yakın tarihlerde aklıma gelen ve Türkiye altyapısıyla yetişmiş başarılı futbolcuları sayacak olursam, Nihat Kahveci, Burak Yılmaz, Arda Turan, Emre Belözoğlu ve son olarak Arda Güler aklıma geliyor. Tabi bu isimleri ayrıca gittikleri yerde popüler ve ekstra başarı gösterdiği için ön planda tuttum. Aksi takdirde Cengiz Ünder, Cenk Tosun, Merih Demiral gibi daha sayılabilecek birçok futbolcumuz da var.
Buradaki asıl sorun dünya klasında ses getiren Türk futbolcular diyerek liste yapsak, bu liste çok kabarık olmaz. Bunun nedenlerinden birisi de bana göre altyapı gelişimine ve genç futbolculara çok değer vermeyişimizden kaynaklanıyor. Genç yaşta A takımlara çıkarılan futbolculara aşırı az güvenilmesi, çok fazla süre almamaları, amatörden profesyonele “papaz futbolcu” kavramıyla yaşı geçmiş futbolcuların gençlerin yerine oynaması da duruma ciddi bir örnektir.
Dünya futbolundaki oyun anlayışının değişmesiyle beraber birçok ünlü teknik direktörün altyapılardan çıkararak dünya vitrinine sunduğu yetenekleri oynattığını görüyoruz. Özellikle Barcelona tarafından uzun yıllardır inşa edilen altyapının geçmişte Messi, Xavi, İniesta gibi oyuncuları yetiştirerek sahaya çıkarması, günümüzde de en bariz örnek olan Lamine Yamal’ı takımın vazgeçilmezi haline getirmesi çok büyük bir altyapı kalite örneğidir.
Türkiye’de birçok genç yetenek gösterilse de bunların zamanla söndüğünü veya Avrupa’da oynamaya başladığında oraya ayak uyduramadığını ve genelde sakatlandığını görüyoruz. Bunun temel sebeplerinden birinin altyapıdan A takıma kadar uzanan senaryoda yaşanan antrenman kalite farkı olduğuna inanıyorum.
En yakın zamanda altyapıdan çıkarılarak öne sürülen ve A takımda güvenilen çok az futbolcumuz var. Fenerbahçe’de şans bulan ve girdiği maçlarda ciddi oyun katkısı sunan Yusuf Akçiçek gibi genç oyuncuların yolunun açılması gerekiyor. Belki Mourinho’nun attığı bu adım güzel bir örnek ve teşvik olur.
Benim görüşüme göre amatör liglerden profesyonel liglere kadar çok bariz altyapı değişikliğine gidilmesi gerektiğini ve bu değişiklikler yapılırken az önce bahsettiğim “papaz futbolcu” kavramının takımlardan silinmesi şarttır. Genç yeteneklerin daha kaliteli antrenmanlar görerek ve güven aşılanarak sahaya sürülmesinin de en büyük destekçisiyim. Eğer elit seviyede futbolcu üretmek ve dünya vitrinine sunmak istiyorsak bu çocukların yolu destek ve istekle açık olmalıdır.
