Günümüzde sosyal mecraların yaygınlaşması çeşitli meslekleri beraberinde getirdi. Sosyal mecralarda anılan şekilleriyle; Youtuber, Tiktoker, içerik üreticisi vb. Isimler alıyorlar. Bu konuya değinmemdeki en büyük etken, yabancıların bu sektörlerde kazandığı paralarla yaptığı işleri geliştirmesi ve topluluğuna seyir zevkini artıran içerikler sunmasıdır.
Son dönemlerde çeşitli mecralarda ‘Streamer’, yani yayıncı dediğimiz ve binlerce hatta bazı zamanlarda yüzbinlerce anlık izleyici kitlesi olan insanlar var. Yayıncılığı kendisine meslek edinmiş insanların sadece yayınlardaki gelirlerden değil, diğer ünlü mecralardan da para kazandığı biliniyor. Bunların yanında sponsorluklar, işbirlikleri, reklamlar gibi çeşitli yerlerden de yüksek miktarda kazanç elde ediyorlar.
Burada bahsetmek istediğim şey kimin ne kadar kazandığından ziyade, bu kadar kazancın üzerine izleyicileri için neler yaptıklarıyla alakalı. Yine aynı mesleği yapan yabancı yayıncıların kazandıkları parayla izleyicilerine daha iyi içerikler sunduğunu görmek ister istemez insanların canını sıkıyor. Türkiye’de sosyal mecralarda yayınlar açan kitlenin yüksek oranda; Sohbet, oyun, video izlemek gibi rutin ve sürekli aynı şeyleri yapması. Kitlesine yeni kategoriler sunmak yerine sürekli kendi içlerinde kaotik bir ortam yaratmaları gibi örneklerde insanları haklı çıkarıyor.
Yurt dışında bu işi yapan insanların bu sektörden daha fazla para kazandığını hemen herkes biliyor. Hatta birçok Türk yayıncı da bu durumu bahane ederek şikayetlerini dillendiriyorlar. Fakat yine de hatırı sayılır bir para kazanmalarına rağmen, hiçbir değişiklik ve gelişme göstermeden yerinde saymaları hem yaptıkları işe hem de onları izleyerek para kazandıran insanlara yapılan bir saygısızlıktır.
Başka bir örnek daha verecek olursak eğer, dünyadaki oyun sektöründe çıkmış ve güncel olarak çıkan oyunlarda Türkçe dil ve dublaj desteği bulunmuyor. Birçok vatandaş bu konudan rahatsız olduğunu çeşitli yerlerde dile getirse bile ciddiye alınmadığını düşünüyorlar. Tam bu noktada bunu yapacak kişilerin hayatını yayın ve oyunlarla geçindiren, hatırı sayılacak insanların bu topluluk için elini taşın altına koymasıdır.
Özetle bizzat kendim de bu sektörü takip eden birisi olarak, kazançlara ve insanların ilgisine baktığımızda herkesin kendisini düşündüğünü ifade edebilirim. Rezidanslarda oturanlar, son model araçlara binenler, sürekli çıkılan yurtdışı ve tatiller saymakla bitmez. Hatta zamanında bu sektörde kara para aklandığı nedeniyle birçok kişinin kanalı da kapatılmıştı. Sözüm yapanlara, izleyicisine bir şey katmayan, sürekli kavga ederek izlenme kovalayan, onca paraya rağmen kitlesine saygısızlık yapan ve hiçbir konuda elini taşın altına koymayan bu kesime tahammül edilmemelidir.
