Orhan Özçatalbaş

Orhan Özçatalbaş

Hobi Bahçeleri ve Tarım Kanunu – 11 

Tarım Kanunu; tarım sektörünün ve kırsal alanın, kalkınma plân ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için temel metin niteliğindedir ve gerekli politikaların tespit edilmesi ve düzenlemelerin yapılmasını amaçlamaktadır.  

Tarım politikalarının amaç, kapsam ve konularının belirlenmesi; tarımsal destekleme politikalarının amaç ve ilkeleriyle temel destekleme programlarının tanımlanması; bu programların yürütülmesine ilişkin piyasa düzenlemeleri, finansman ve idarî yapılanmanın tespit edilmesi; tarım sektöründe uygulanacak öncelikli araştırma ve geliştirme programlarıyla ilgili kanunî ve idarî düzenlemelerin yapılması ve tüm bunlarla ilgili uygulama usûl ve esaslarını kapsayan “Tarım Kanunu”nu 18 Nisan 2006 tarihinde çıkartılmış ve 25 Nisan 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 

Kanunun 4. Maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin tarım politikası genel olarak “tarım sektöründeki refah düzeyini yükseltmek” olarak belirtilmektedir ve aşağıda verildiği gibi sıralanan amaçlar oldukça kapsamlıdır:  

  • Tarımsal üretimin iç ve dış talebe uygun bir şekilde geliştirilmesi, doğal ve biyolojik kaynakların korunması ve geliştirilmesi, verimliliğin artırılması, gıda güvencesi ve güvenliğinin güçlendirilmesi,  

  • üretici örgütlerinin geliştirilmesi, tarımsal piyasaların güçlendirilmesi, kırsal kalkınmanın sağlanması. 

 

Tarım politikalarının ilkeleri ise kullanılacak politika araçlarının temel işlevlerini ve çerçevesini belirlemektedir. Söz konusu ilkeler ise şöyledir; 

a) Tarımsal üretim ve kalkınmada bütüncül yaklaşım 

b) Uluslararası taahhütlere uyum 

c) Piyasa mekanizmalarını bozmayacak destekleme araçlarının kullanımı 

ç) Örgütlülük ve kurumsallaşma 

d) Özel sektörün rolünün artırılması 

e) Sürdürülebilirlik, insan sağlığı ve çevreye duyarlılık 

f) Yerinden yönetim 

 g) Katılımcılık 

ğ) Şeffaflık ve bilgilendirmek. 

 

Yine son derece önemli olan tarım politikalarının öncelikleri ise yapısal sorunların çözümünden Avrupa Birliğine uyuma kadar pek çok ve çok önemli konulardan oluşmaktadır ve bunlar Madde 6’da yer almaktadır. Buna göre Türkiye’nin tarım politikalarının öncelikleri şunlardır:  

a) Tarımsal üretimde verimlilik, ürün çeşitliliği, kalite ve rekabet gücünün yükseltilmesi.  

b) Yeterli ve güvenilir gıda arzının sağlanması.  

c) Tarımsal işletmelerin altyapılarının geliştirilmesi.  

ç) Tarımsal faaliyetlerde bilgi ve uygun teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması.  

d) Tarımsal girdi ve ürün piyasalarının geliştirilmesi ve üretim-pazar entegrasyonunun sağlanması.  

e) Tarımsal üretimin tarım-sanayi entegrasyonunu sağlayacak şekilde yönlendirilmesi.  

f) Tarım sektörünün kredi ve finansman ihtiyacının karşılanmasına ilişkin düzenlemeler yapılması. 

g) Destekleme ve yönlendirme tedbirlerinin alınması.  

ğ) Doğal afetler ve hayvan hastalıklarına karşı risk yönetimi mekanizmalarının geliştirilmesi.  

h) Kırsal hayatın sosyo-ekonomik açıdan geliştirilmesi. ı) Üretici örgütlenmesinin geliştirilmesi.  

i) Tarım bilgi sistemlerinin kurulması ve kullanılması.  

j) Toplulaştırma, arazi kullanım plânının yapılması ve ekonomik büyüklükteki tarım işletmelerinin oluşturulması.  

k) Toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesi ve rasyonel kullanımı.  

l) Avrupa Birliğine uyum sürecindeki gelişmelerden doğacak ihtiyaçları karşılayabilecek şekilde ortak piyasa düzenlerinin öngördüğü, idarî ve hukukî düzenlemelerin yapılması.  

 

Hobi Bahçeleri ve Tarım Kanunu’nda Değişiklikler 

4 Kasım 2020 tarihinde yürürlüğe giren “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun”  2006 yılında çıkarılan “Tarım Kanunu”nda büyük değişikliklere yol açmamıştır. Temel değişiklikler ise şöyledir: 

 4 Kasım 2020 tarihinde yürürlüğe giren “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun”un 27.maddesi, 18 Nisan 2006 tarihinde çıkarılan 5488 sayılı “Tarım Kanunu”nun 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan (e) bendinin ilk cümlesine “güçlendirilmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere, “modern sulama sistemlerinin geliştirilmesi” ibaresi eklenmiş ve (ğ) bendi ise yürürlükten kaldırılmıştır. 

Pekala “Tarım Kanunu”nun 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan (e) bendi değişiklik sonrası aşağıda verildiği gibidir: 

  • e) Kırsal kalkınma destekleri: Kırsal gelirlerin artırılması ve çeşitlendirilmesi, kırsal altyapı ve sosyal yapının güçlendirilmesi, modern sulama sistemlerinin geliştirilmesi ile doğal kaynakların korunması ve geliştirilmesi amacıyla, kırsal toplum kesimlerinin birlikte veya ferdî olarak yürütecekleri yatırım projelerinin maliyetinin bir kısmı, masraf paylaşma esasına göre, Devlet tarafından karşılanır. Kırsal kalkınma destekleri uygulaması Bakanlık tarafından yapılır. Kırsal yatırımların desteklenmesinde, köy ve diğer kırsal alanda yaşayan topluma istihdam sağlayıcı tarımsal ve tarım dışı ekonomik yatırımlara öncelik tanınır. Kırsal kalkınma destekleri çerçevesinde desteklenecek projeli yatırımlarda; hedef kitle ve yerel paydaşların katılımı, tabandan yukarı yaklaşım, sürdürülebilirlik, uygun teknolojilerin kullanılması ve modern işletmecilik sistemlerinin yaygınlaştırılması ilkelerine uyulması esastır. Desteklenecek yatırım projelerinin konuları, desteklemelerin proje türleri bazında hangi oranlarda yapılacağı ve uygulamaya dönük diğer hususlar, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.  

  • Ayrıca (ğ) bendinin yürürlükten kaldırılmasıyla; 19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “, toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri” ibaresi madde metninden çıkarılarak ilgi madde 28 Ekim 2020 tarihinde (7255/27 md.) mülga olmuştur. 

 

Sonuç itibariyle bugün olduğu kadar gelecekte de hobi bahçeleri konusunda kamu faydasını esas alan mevzuatla birlikte, insan ve toplum sağlığına yönelik etkileri de gözeten “dengeli ve kalıcı sürdürülebilir çözümler” üreten stratejiler son derece önemli hale gelmiş bulunuyor.  

Bu çerçevede kanun yapıcı anayasal bir kurum olan TBMM hobi bahçeleri konusuna mevzuat açısından günümüz ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yaklaşmış ve mevcut mevzuat içerisinde yaptığı ve yukarıda belirtilen değişikliklerle yeni bir düzenleme getirmiştir. 

Esasen her ne düzenleme yapılırsa yapılsın konu sadece bugünün değil, her dönemin en önemli konusu olarak gündemde yer alacaktır. Buna göre tarım arazilerinin ve tarım topraklarının kamu yararını gözeterek sürdürülebilir kullanımını sağlamak temel önceliktir ve bu önceliği ortadan kaldıracak bir anlayış ve uygulamanın kabul edilmesi söz konusu değildir. 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar