Küreselleşme ve Kırsal Miras
Reklam
Orhan Özçatalbaş

Orhan Özçatalbaş

Küreselleşme ve Kırsal Miras

15 Mayıs 2019 - 13:35

Bugün 7,5 milyarı geçmiş bulunan dünya nüfusu artmaya devam ediyor. Bu durum küresel düzeyde büyük ölçüde gelişmiş ülkeler bakımından değilse de gelişmekte olan ve özellikle az gelişmiş ekonomiler bakımından sorunların artmasına ve daha karmaşık hale gelmesine yol açıyor. Öyle ki nüfus artışı ve diğer etkenler artık gıda güvenliği, gıda güvencesi, sağlık, çevre ve doğal kaynakların kullanımına yönelik olarak pek çok alanda önemli sorunların gerekçesini oluşturuyor.
Bu kapsamda günümüzde düşük gelişmişlik grubunda bulunan ülkeler için belirtilen sorunlar belirgin olarak hayatidir ve diğer konular uyanında gıda yetersizliği önemli bir gerçeklik ortaya çıkmaktadır. Bu yapı kuşkusuz yoksulluk ve yoksunluk kıskacında bulunan ülkelerdeki insan yaşamının sürdürülebilirliğine yönelik kaygıların artmasına yol açmaktadır.
Genel olarak nüfus artışı toplumlarda sosyo-ekonomik değişmelerle birlikte insan ihtiyaçlarının, alışkanlıklarının ve taleplerinin değişmesine etki yapmaktadır. Ancak esas olarak nüfus artışıyla şekillenen söz konusu küresel tüketim çağında, tüketim ne kadar artarsa artsın, küreselleşme olgusu toplumları ne kadar baskı altına alırsa alsın, geleneksel değerlerin ve yöresel ürünlerin önemi ve talebi günden güne artış göstermekte, değerini korumanın ötesinde değerini artırmaktadır.

Kırsal Miras ve Geleneksel Değerler
Kırsal alan; geçmişten gelen toplumsal kuralları, yaşam biçimlerini, geleneksel değerleri, maddi ve manevi kültür ögelerini muhafaza eden, yaşayan ve gelecek kuşaklara aktaran yerleşim alanlarıdır. Bu yönüyle toplumbilim bakımından son derece önemli olan kırsal alan doğal olarak iktisadi bakımdan da insan yaşamı için mutlak gerekli ihtiyaçları karşılayan bir üretim sektörü olması nedeniyle de çok önemlidir. Buna göre tarım iş ve aile yaşamının birlikte yürütüldüğü sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel yönleri güçlü olan bir yapıyı ifade etmektedir (Özçatalbaş, 2016) ve kırsal alan hemen bütün toplumlarda benzer özelliklere sahiptir.
Kırsal alanın muhafaza etmekte olduğu değerler geleneksellik kavramıyla açıklanabilir. Buna göre geleneksellik;  geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi olma durumunu ifade etmekte iken, modernleşme çağdaşlaşmayı ve çağın güncel değerlerini benimsemeyi, miras ise bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktıklarını ifade etmektedir(TDK, 2016). Buna göre  geleneksellik ile kırsal yaşam ve kırsal miras arasında yakın bir ilişki olduğu söylenebilir. Çünkü geleneksel değerler kırsal yaşamda hayatiyetini kentsel yaşama göre daha güçlü bir şekilde devam ettirmektedir. Bir önceki kuşaktan alınan değerler daha güçlü şekilde değer görmekte ve yaşatılmaya devam etmektedir. Kuşaklar öncesinden bugüne olgunlaşarak ulaşan değerler ise kırsal mirasın temelini oluşturmaktadır.  İktisadi bakımdan gelişmiş ülkelerde kırsal alanda yaşayan nüfusun %5’lerin altına düşmesi kırsal alanda yaşatılan yerel değerlerin çok daha önemli hale gelmesine yol açmış ve başta gelişmiş ülkelerde olmak üzere yerel değerler önemsenmeye başlamıştır. Öyle ki örneğin Avrupa Birliği ortak tarım politikasının temel alanlarından biri olarak “kırsal mirasın korunması” konusu öne çıkmıştır. Konu bu kadar önemli hale gelince yerel değerlerin korunmasına yönelik politikaların geliştirilmesi de kaçınılmaz olmuştur.
Türkiye’de ise son yıllarda mevzuat ve uygulamaya yönelik yapılan çalışmalarla yerel değerlerin korunmasına yönelik önemli gelişmeler söz konusudur. Türkiye geniş coğrafyası, farklılıklar içeren topoğrafyası,  farklı yükseltilerdeki tarım toprakları ve önemli sayıdaki mikro klima alanları ile biyolojik çeşitlilik ve tarımsal ürün çeşitliliği bakımından dünyanın en zengin yöresel değerlerine sahip bir ülke konumundadır. Ayrıca derin tarihi geçmişi ve birikimi ve zengin kültürünün de etkisiyle geleneksel el sanatları ve yöresel mutfak kültürü bakımından çok önemli zenginliklerin sahibidir.  
Geleneksellik ve  Yöresel Değerler
Geleneksellik; maddi ve manevi değerlerin yaşamı sarmalamasıyla oluşan, bir yaşam biçimini, birey-birey, birey-toplum ilişkilerini belirleyen ve üretim sistemini temsil eden bir değerler zinciri olduğuna göre; yöresel ürünler yöresel değerlerin bir maddi unsuru olarak önemli hale gelmektedir. Çünkü tarımsal üretim sistemi üretim yöresindeki beşeri faktörle etkileşim halinde üretim gelenekleri ve tekniklerini etkilemekte bunun sonucu olarak; farklı bölgelerde o bölgeye özel (örneğin Hereke, Isparta, Döşemealtı halısı gibi)  özgün el işi ürünler ve yöresel mutfak(gıda) ürünleri ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ögeler geçmişten bugüne ulaşan değerler olarak bir kültürel miras niteliğindedir ve bunların kırsal alanda olması durumu ise kırsal miras olarak ifade edilmektedir. Kırsal alandaki değerler; kırsal miras kapsamında soyut ve somut değerler olarak ikiye ayrılabilir.  Somut değerler kapsamında; geleneksel mimari, yollar, avlular, mutfak (yemek) kültürü, çocuk oyunları, cami, mescid, köy konağı, el sanatları, zenaatlar, değirmen, demirci, sosyal ve sanatsal yapılar ve yazılı kültür ögeleri sıralanabilir. Soyut değerler kapsamında ise; yaşam biçimi, sözlü kültür, bireyler arası ilişkiler, komşuluk hukuku, lezzetler, damak tadı, yaşam felsefesi, düşünce biçimi, hayatı algılama, insani değerlere benimseme ve yaklaşım, el becerisi ve sözlü kültür sıralanabilir.
Buna göre yöresel ürünlerin özgünlüğü, özel bir yerde, belli bir kültürde köklenmesiyle ilgilidir. Yöresel ürünlerin özgünlüğü genellikle, tarihsel derinlik, beceri, bilgi, yeme alışkanlığı ve diğer gelenekleri kapsar ki, bu özellikler yöresel ürünleri cazip kılan, onların satışlarını etkileyen unsurların başında gelir. Bu ürünler, gıdalardan el sanatlarına kadar geniş bir kitleyi cezbeden, çok yönlü kazançların odağında yer almaktadır (Berard ve Marchenay, 2008). Buna göre yöresel ürünleri diğer ürünlerden ayırt etmede doğal kaynaklar, beşeri özellikler ve tarihsel geçmiş ve birikim kullanılacak faktörler olarak sıralanabilir.
 
Eğitim ve öğretim olmazsa olmaz!
Geleneklerin sürdürülebilirliğinin sağlanması yönünde yapılacak işlemler arasında doğru eğitim ve yayım politikalarının geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik konular öne çıkmaktadır. Bilindiği gibi kırsal alanda eğitim hizmetlerini ifade eden yayım, kırsal alandaki yerel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından  önemli bir çalışma alanıdır. Hatta son yıllarda yerel değerlerin kırsal kalkınma kapsamında ele alınarak, kırsal alanlarda yaşayanlara yönelik olarak söz konusu yöresel değerlerin alternatif geçim kaynakları olma potansiyelinden yararlanılmak üzere önemli çalışmalar bulunmaktadır. Görüldüğü gibi, toplumun onlarca, yüzlerce yıldan beri ortaya koyduğu değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması; esasen toplumu toplum yapan değerlerin korunması bakımından milli(ulusal) bir konudur (Özçatalbaş, 2014).
Sonuç itibariyle küreselleşme her alanı sarmakta olsa da kırsal alan hala geleneksel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından  önemli bir kaynaktır. Toplumların yüzlerce yıldan beri yaşantılarıyla ortaya çıkardığı değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması konusu dünden daha fazla bugünün, bugünden daha fazla geleceğin konusudur. Bu bakımdan geleneksellik ile modernleşmenin uyum içinde birlikte ele alınması konusu bugün son derece önemlidir. Her iki sosyolojik olgunun birlikte ele alınarak toplumu değerli kılan ve toplumsal yaşama değer katan geleneksel değerlerin korunması üzerinde önemle durmak gerekmektedir. Bu nedenle geleneksel değerlerin özgünlüğünün korunmasında önemli bir işlevi olan kırsal alanların; üretime, ekonomiye,  çevre korumaya, bio-çeşitliliğe ve özgün kültürün yaşatılmasına olan katkısı mutlaka dikkate alınmalıdır. Sürecin beklentileri karşılayacak sonuçları ortaya çıkarması için; konu uygun politikalarla ve bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalı, konuyla ilgili paydaşların eşgüdüm içinde çalışması gereklidir.

Kaynaklar
Bérard L. ve Marchenay P.,2008. From Localized Products to Geographical Indications: Awareness and Action, Ressources des terroirs – Cultures, usages, sociétés UMR Eco-Anthropologie et Ethnobiologie Centre national de la recherche scientifique Alimentec - 01000 Bourg-en-Bresse (Aktaran: Demirer, H.R. 2010. “Yöresel Ürün ve Coğrafi İşaretler; Fransa ve Türkiye Üzerine Bir İnceleme”. Akd. Üniv. SBF Enstitiüsü İktisat Anabilim Dalı, Doktora Tezi, 325s, Antalya.) .
Özçatalbaş,O., 2014. Yerel Değerler ve Kalkınma İlişkisi, 3. Yöresel Ürünler Sempozyumu Bildiri Kitabı, Akdeniz Üniversitesi GSF, Antalya.
Özçatalbaş, O., 2016. Geleneksellik, Modernleşme ve Kırsal Miras, 4. Yöresel Ürünler Sempozyumu ve Uluslararası Kültür Sanat Etkinlikleri Bildiri Kitabı, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Editör: M.A. Eroğlu, 3-5 Kasım 2016Antalya, s.58-59. ISBN: 978-605-66000-0-5.
TDK, 2016. Türk Dil Kurumu, http://www.tdk.gov.tr/index.php, Ankara.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar