20. yüzyılın başlarına kadar varlıklarını ve hizmetlerini sürdüren Antalya’daki vakıflardan bir kısmının yer aldığı muhasebe raporlarını dikkatlerinize arz ediyorum. Günümüzde neredeyse tamamı şahsi tapular haline getirilmiş vakfa ait mülklerinin ve gelirlerinin olduğu Devlet Başkanlığı Arşivleri Osmanlı Arşivi’nde 26.12.1258/30.01.1843 tarihli ve 11952 nolu belgede söz konusu vakıflarla alakalı şu muhasebe kayıtları yer almaktadır:
Sultan Korkut Camii Vakfı:
Medine-i Antalya’da dahil surunda Sultan Korkud’un Cami-‘i Şerifi’nin mütevellesi Hacı Hafız marifetiyle rü’yet-i inhan muhasebesinin iki yüz elli sekiz senesinde îrâdına beyan:
Bahçeler arasında Mirhan Arab’ın sakin olduğu bahçeden îcârı: 110
Sûk-i Sultânî’de Börekçi Dükkanı kurbünde Duhancı Derviş Ağa sakin-i dükkan îcârı: 60
Bekir Paşa Hanı kurbünde Semerci Renha dükkanı: 60
Yukarı Pazar’da .. sakin-i dükkan îcârı: 30
İttisalinde dükkan-ı arsa îcârı: 25
Tahta Pazarı’nda kahveden hisse îcârı: 40
Derûn-i kalede Yokuşbaşı Kahve’den hisse: 25
Sûk-i Sultânî’de yüncü karşısında Sofiler Mahallesi .. merbut dükkandan îcârı: 22
Cami-‘i Şerif’in kurbünde …. Dükkanı: 50
İskele’de Debbağhane’den arsa îcârı: 7
Sûk-i Sultânî’de Dellal Ahmed dükkanından: 8
Kalekapısı kurbünde yonca karşısında Ekmekçi … dükkandan: 6
İstanos’ta Evkaf Nezareti’nin … eylediği bahçeden îcâr-ı seneviye: 5
Nukûd-i mevkufe rubhundan: 36
Cami-‘i şerif imam ve hatibin sâkin-i hâne bilâ îcâr
Müezzin efendinin sâkin olduğu hâne bilâ îcâr
Mütevelliye meşrutahâne bilâ îcâr
Kayyûma meşruta dükkan: 15
Kayyuma meşruta ehl-i hayrın vaz’ eylediği nukud rubhundan: 6
… meşruta ehl- ihayrın vaz’ eylediği nukûd rubhundan: 7
Toplam:559
Süleyman Şah tarafından 1085 yılındaki fethinden sonra 1103 yılına kadar 18 yıl Selçukluların elinde kalan Antalya Bizanslıların eline geçti ve 5 Mart 1207 tarihinde Selçuklu Sultanı I. Gıyâseddin Keyhusrev tarafından ikinci defa fethedildi. 1207 yılındaki fethinde, Antalya’daki Panhagia/Panaya Kilisesi camiye dönüştürüldü. Panaya Kilisesi’nin camiye dönüştürüldüğünü İbni Bîbî’nin (ö. 1285) kaleme aldığı ve Selçuklu tarihini anlattığı ‘Selçuknâme’ adlı eserinden öğrenmekteyiz. Farsça telif edilen söz konusu eserin Yazıcızâde Alî tarafından Türkçe’ye tercümesinde Panaya Kilisesi ile alakalı şu satırlar yer almaktadır: “Ve kilisâyı mescid idub kâdî ve hatîb ve imam ve müezzin koyup minber ve mihrab etdiler.” Caminin ismi de Cumanın Camii/Cami-‘i Kebir/Ulu Cami kondu ve camiye vakfiyeler bağlandı.
Şehzade Korkut, 1502-1511 yılları arası Antalya valiliği döneminde Cami-i Kebîr’i geniş çaplı tamirden geçirerek “Şehzade Korkut Camii” adı ile ibadete açtı ve camiye yeni vakfiyeler tahsis etti. Şehzade Korkut Camii Vakfı’nın yukarıdaki muhasebesinde görüleceği üzere vakfiyeleri arasında gelir getiren dükkanlar, arsalar, evler, hisseli yerler ve kasasında nakit paralar bulunmaktaydı. Ayrıca meşrutasında vakıf mütevellisi/idarecisi, imam-hatip ve müezzin için lojmanlar yer almaktaydı. Günümüzde, Şehzade Korkut Camii Evkafı’nın vakfiye senedinin, mülklerinin ve paralarının ne olduğu konusu ise çözüm bekleyen sorulardan birisidir.