Türkiye İmamoğlu’nun içeri alınmasının ardından çok şiddetli geçecek bir hafta içerisine girdi. Ülkenin dört bir yanında vatandaş ve üniversite öğrencilerinin eylemleri kartopu etkisiyle giderek artıyor.
Bu olayların öncesinde tutuklanan Ümit Özdağ’ın yaklaşık iki aydır hapiste olmasının da ciddi oranda etkisi var. Vatandaş yaptıkları eylemlerle birlikte adalet ve hak arayışı içerisine girmişken ciddi müdahalelerle karşı karşıya kalıyor.
Siyasilerin çok ciddi açıklamalarda bulunduğu bu günlerde ülkemizde siyasi olarak köklü değişimler yaşanma ihtimali de var. Bana göre bu olaylar köklü değişiklikler yapılmasına ön ayak olacaktır.
İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya başta olmak üzere neredeyse tüm şehirlerde halk sokağa çıkmaya ve eylem yapmaya devam ediyor. Bazı şehirlerde polis olaylara hakim olsa bile çoğu şehirde halk polis bariyerlerini çoktan aştı.
Öte yandan yaşanan olaylar sosyal medya platformlarının ciddi oranda hazır kıta servis bilgilerle dolup taşmasına neden oldu. Amacı sadece tıklanmak olan birçok kullanıcının da gerçek dışı bilgiler yaydığına şahit oluyoruz. Taraflı paylaşımların sayısının giderek arttığı bu olaylı günlerde elde edilen bilgileri sıkı bir analizden geçirmek şart.
Bu tarz eylemlerde ülkemizin daha öncesinde de deneyimlediği gibi provokatörlere karşı dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum. Vatandaş anayasal hakkını kullanarak sokaklardayken, bunu fırsat bilen terör gruplarına dolaylı yoldan zemin hazırlaması büyük risk taşıyor.
Mevcut iktidarı ve müdahalelerini eleştiren çok sayıda siyasinin yine eylem yapan halkla bir araya geldiğini de görmekteyiz. Halkın son zamanlarda en büyük beklentisi siyasilerin halkla iç içe olmasıydı. Bu durumu sıkça gerçekleştiren Tanju Özcan’ın eylemcilerin arasına katılarak onlara destek verdiği videolar da övgü topladı.
Ardından uzun süredir siyaset arenasından elini çeken Muharrem İnce’nin İmamoğlu desteği de ciddi kamuoyu oluşturdu. Özellikle İstanbul’a yakın şehirlerden eyleme destek için gelen vatandaşlar da buna bir örnek niteliğindedir.
Bugün yaşanan bu olayların yakın gelecekte Türkiye siyasetinde ciddi değişikliklere sebep olacağı kesin ama nereye varacağı bilinmez. Muhalefete göre iktidar giderek sıkıştığı için böyle davranıyor, iktidar ise suçlu varsa suçludur diyerek karşı çıkıyor.
Yine İmamoğlu hakkında verilen bu karar ve soruşturmayla birlikte bazı vatandaşlar siyasi görüşünün muhalefetin lehine değiştiğini paylaşırken, İmamoğlu’nu destekleyen bazı insanlar da artık desteklemediğini söylüyor. Kısacası neresinden tutarsanız belirsiz olan bir durumun içerisine girdik.
Benim temennim ise bu hareketli ve çatışmayla geçen günlerin ardından hak, hukuk, adalet ve düzeni oturmuş bir siyasi iklim oluşmasıdır. Türkiye’nin kuruluşundan bu yana süregelen karışık iç siyaseti, inişli çıkışlı dönemleri artık herkesi yormuş durumda.
