Bu konu biraz ucu açık ve bilimselliğe dayanan bir konu olsa bile benim istediğim sağlığın psikolojik yönünden bahsetmek. Tabi bunun yanında fizyolojik yönlerine de değineceğim.
Öncelikle günlük yaşamamızın temel taşlarından biri olan teknolojiyi hayatımızın her yerinde kullanıyoruz. Bunların başında telefon, bilgisayar, televizyon bulunuyor.
İlk olarak bu üç aracın ortak noktası bir ekrana uzunca bakmaktır. Kimileri eğlenmek için kullansa da çoğunlukla haber almak, paylaşımda bulunmak, iletişime geçmek ve iş için kullanıyor. Bu kullanım sürecindeki uzunlukta bilinen en etkili tehlikesi olan göz sağlığı problemlerine yol açıyor.
Fakat sosyal mecraların içeriği ülke gündemi, başkalarının hayatları veya düşünce yapısına zarar veren birçok içerikle dolu. İnsanlar genel olarak bu mecraları kullandığı için birçok farklı konuda istem dışı olarak psikolojisine zarar veriyor. Gündemden yola çıkarsak birçok cinayet, kaza veya akla gelebilecek sayısız olumsuz haberle karşılaşıyorlar. Bu da bahsettiğim gibi kişinin psikolojisine işleyen ve kaygı oranını yükselten bir durum.
Bir başka örnek ise kişinin başka insanların hayatına bakarak kendisiyle kıyasladığında içine düştüğü depresyon durumudur. İçten içe kendinde görmek istediği şeyleri hayal etmeye ve sahip olamadığı için mutsuz olmaya başlar. Yani bilimsellikten çok kendinizde bile bu durumu sorgularsanız hak vereceğinize inanıyorum. Bu konularla ilgili birçok araştırmaya tek tıkla ulaşmakta mümkün.
Bu anlattığım psikolojik yönlerin günlük kullanım süresinin uzunluğuna göre değişkenlik göstereceğini düşünmüyorum. Kısa süreli de olsa maruz kalabileceğiniz birçok olumsuz etken internet ortamında bulunuyor. Buradaki asıl risk artık herkesin her türlü bilgiye çok rahat erişebilmesidir. Bunun yanında çoğu bireyin iradesinin de zayıf olduğunu söylemek yanlış olmaz. En basitinden bu iradesiz davranışa da örnek verecek olursak eğer, insanların hastalandığında internetten araştırıp “pireyi deve yapmak” deyimine uygun davranışlar sergilemesidir.
Psikolojik yönlerinin birçok çeşidi olsa da en belirgin ve aklıma gelen örnekleri bu şekilde. Fizyolojik yönünden bakacak olursak bilgisayar başından çalışan bir insanın duruş bozukluğu yaşamasına sebep olur.
Sadece çalışanların mı? Derseniz tabi ki hayır.
Günlük yaşamımızda buna ben de dahil teknolojiyi kullanırken duruşumuza ve pozisyonumuza çok nadir dikkat ediyoruz. Oyun oynarken, dizi izlerken, öylesine internette dolaşırken bulunduğumuz durumlar vücudumuzun şekillenmesine neden oluyor. Örneğin; Kambur olmak, boyun tutulması, serçe parmağında çukur oluşması gibi belirgin sonuçlar doğuruyor. Bu da kişinin fizyolojik anlamda zarar gördüğünü açıkça gösteriyor.
Sonuç olarak bu durumlardan mustarip olmamak için teknoloji kullanımında daha bilinçli davranmak gerekiyor. Kendinizi uyaracak metotlar geliştirerek sınırlayabilirseniz faydası olabilir ya da olumsuz içeriklerden oluşan psikolojik sorunlara karşı teknolojinin sizin için içerik seçmesine müsaade etmekten uzak durun. Bilinçli teknoloji kullanımı sağlığınıza ve düzenli yaşamınıza destek olacaktır.
Teknoloji sağlığınıza düşman olabilir. Ama buna karşı çıkmak sizin ellerinizde.

Gayet başarılı bir yazı
Tebriklerrr