Antalya’da araç sahibi olmak istiyorsanız mutlaka bu yazıya bir göz atın derim.
Tabi bu konu öyle marka, model, kalite, konfor gibi unsurlar içermiyor. Asıl konumuz alt takımlar ve yaşadığı çile.
Antalya’da araçlar için bitmek bilmeyen bir sağlamlık testi uygulaması var. Gelişmiş semtlerde nadiren rastlasak bile çoğunluk olarak yollarda bir off-road pisti havası mevcut. Kazılar, çöküntüler, çukurlar veya bozuk yolla ilgili aklınıza ne gelirse.
Son zamanlarda beni en çok düşündüren konular arasında yer alan bu durumla ilgili yazmanın vakti geldi diye düşündüm ve ilk örnekleri de kendi semtimden vermekle başlayayım.
Erenköy Mahallesi’nde yaşayanların muhtemelen bildiği ve mustarip olduğu konudur. Ara yollarından ana yollarına kadar eğimli veya çukurlu birçok sorunlu yola sahiptir Erenköy. Özellikle Antalya Şehir Hastanesi’ne bağlanan yolları görmek bile istemezsiniz. Aniden karşınıza çıkan çukurlar, yeni asfalt dökülmüş olmasına rağmen göze gelmeyen ve kot farklarıyla beraber yoğurt yeseniz midenizde ayran yapabileceğiniz yolları vardır. Allah yolunu göstermesin ama eğer sizde bir gün şehir hastanesinin yolunu kullanacak olursanız ve sarsıntıyı iyi engelleyen bir aracınız yoksa hastanızın arka koltukta olup olmadığını arada bir kontrol edin derim.
Şimdi buradaki meseleyi ele alırken sorunun sadece benim yaşadığım semtle ilgili olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat asla bundan ibaret değil. Gün içerisinde arabayla şehir içinde çok fazla seyahat edenleriniz zaten demek istediklerimi onaylayacaktır. Şehrin içerisinde bulunan anayollarda bile aşırı konforsuz bir sürüş deneyimi yaşanıyor. Bozulan yollar tamir edilirken üstünkörü dolguyla geçiştiriliyor ve zamanla yine deforme oluyor. Bunun yanı sıra yapılan çalışmalara yeterli önlemler alındığına da şahsen çok denk gelmedim.
Antalya gibi bir şehrin yollarında bu tarz sorunların oluşmasını normal buluyorum. Nüfus kalabalığı ve turizmin merkezi olması nedeniyle binlerce araç gün içerisinde bu yolları aktif olarak kullanıyor. Buradaki sorun yolların bozulmasından ziyade, hızlıca müdahale edilmiyor olmasıdır. Büyük şehre büyük hizmet gerek sonuçta.
Anlayacağınız kalabalık ve turizmde lider konumda olan Antalya’da bu tarz basit meselelerin çoktan aşılmış olması gerekirdi. Doğduğum günden bu yana yaşadığım ve yaşamaktan çok keyif aldığım bu memlekette konforlu seyahat etmek isterim. Seyahatlerin yanı sıra hasarlı yollarda araç kullanan birçok vatandaşın cebinin de zarar gördüğünü es geçmek olmaz. Sürekli bozuk yollarda kullanılan araçların parçaları zamanla insanları yolda bırakıyor veya can güvenliğini tehlikeye atıyor.
Şehrin en uğrak yerlerinden en tenha köşelerine kadar tüm yetkililerin kendisine ait bölgelerde bu tarz küçük ama etkili sorunları hızlıca gidermesi bana göre şarttır. Vatandaşa hizmet etmeyi benimseyen herkes bu çağrıya kulak vermeli ve müdahale etmelidir.
Tabi tek sorun bu değil. Park ve trafik sorunları da aldı başını gidiyor. Onlara eski yazılarımda zaman zaman değinsem de kapsamlı bir yazı daha şart gibi duruyor.
Kısacası bu güzel şehre yaraşır bir hizmetin kimden geldiği hiç önemli değil. Yeter ki hizmet olsun.
